BOĞAZ’IN YENİ İNCİSİ; CHILAI

BOĞAZ’IN YENİ İNCİSİ; CHILAI

Kenan Erçetingöz

Sürekli, “İstanbul'da son zamanlarda beni heyecanlandıran restoran yok” der dururdum..

Ama Chiali'yi görünce fikrimi değiştirdim.

Tek kelime söyleyeceğim; Heyecanlandım.. Hem de çok heyecanlandım.

İstanbul'da bu kadar güzel bir restoran olduğu için gerçekten heyecanlandım.

Aslında restoran demek yanlış.. 4 katlı.. İçinde sanat galerisi de var, pastane de var, yemek de var, eğlence de var.. Sushi de var, rakı da var.. (rakı yok diyenler yanılmış)..

Hennessy Paradis ve Hennessy Richard da var, 15 bin liralık Petrus da var..

Küçük Bebek'te, deniz kıyısında Chilai..

Hristiyanlık döneminden önce bilinmeyen tarihte Bebek semtinin eski adıymış ve yan yana dizili iskeleler demekmiş.

Meşhur Tevfik Ercan Yalısı, şimdi Chilai oldu.

Tekstilci ve aynı zamanda Angel Grup'un Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ör, 17.5 milyon dolara satın aldığı binanın içini komple yıktırdı.

İnşaat sürerken “4 katlı balıkçı mı olur?” diyenler ise ortaya çıkan restoran karşısında çok şaşırdı!
Şaşmamak elde değil ki;

Bistro, bar, lounge, özel tasarım takı koleksiyonu, sanat galerisi, sushi bar ve fine dining'den oluşan bir kompleks.

Bebek gibi bir semtte, arabayla yanaşmak için giriş rahat düşünülmüş.. Vale çocuklar çok iyi..

5 basamak çıkıp, döner camdan içeri girince karşılayan kızlar harika.. Pırıl pırıl, genç ve modern kızlar..
Daha girişte, “biz nereye geldik yahu” oluyorsunuz..

Sağda Godiva çikolatalarının satıldığı bir alan var.. İçeri giriyorsunuz, benim yine “İstanbul'da artık gidilecek bar kalmadı” sözümü yutturan boydan boya uzanmış, mükemmel bir bar duruyor, cezbediyor..
Girişteki bistro bölümü ahşap masalardan oluşuyor, çok şık..

Terasa doğru ilerliyorsunuz, kocaman bir teras ve tüm boğaz ayaklarınızın altında.. Hele terasta bir yüksek yer var ki, sanırım çok özel bir masa olacak ya da yaz gecceleri için Dj kabini olarak düşünülmüş de olabilir.

Asansörle çıkarken, camlı duvarlardan suların aktığını görüyorsunuz. Her detay düşünülmüş. Birinci katta iniyorsunuz, mükemmel bir sanat galerisi içinden geçip sushi restoran-bar'a geliyorsunuz. Yine boğaz ayaklarınızın altında serilmiş duruyor.

Bir kat daha çıkıyorsunuz, bu kez karşınıza pırıl pırıl beyaz masa örtüleriyle çok şık döşenmiş bir fine dining restoran çıkıyor.. Vaovvv oluyorsunuz. Harbiden vaooov..

Çok şık, çok klas, çok kaliteli.. Süper, işte budur. Yemekten once durup seyretmek lazım, güzelliği ve kaliteyi içimize çekmek lazım.

Salon şefi Lütfü Ayan masamıza eşlik ediyor, Executive Şef Hazer Amani “bana bırakır mısınız bu ilk günü Kenan bey” diyor..

İran asıllı Şef Hazer, Beckham'ların eski aşçısıymış.. Nicholas Cage ve Kate Moss'a özel hizmet vermiş.

Cordon Bleu'da okumuş ve birincilikle bitirmiş. Sonra Güney Afrika'da çeşitli yerlerde çalışırken Cape Wine Academy'de şarap diploması almış. Ellerman House'ta şef olmuş, sonra Molorie Restort, 7,5 yıl sonra da Chilai Restaurant için Türkiye'ye dönmüş..

Şef Hazer'in kalkan tandır'ına bayıldım. 320 gramlık bir kalkan parçası düşünün, mükemmel bir işlemden ve soslar, sebze karışımlarından sonra tandır şeklinde geldi masaya. Parmaklarımı da yedim tabii ki.. Soğan ve pırasa ikilisi harika bir tat oluşturmuştu kalkan tandır'da..

İstanbul'da hiçbir restoranda, (Papermoon dahil) 320 gram kalkan parçası gelmez. En fazla 150 gram falan bir parça gelir bu tip fine dining restoranlarda ama Chilai'deki gerçekten kalkan gibi kalkandı, fiyatı ise 124 liraydı..
Chilai'de 800 gramlık ıstakoz 154 lira. En ucuz yemek ise 21 lira ile hamburger.

Şef Hazer Amani'yi sevdim.. Bence İstanbul harika bir mekan ve harika bir mutfak şefi kazandı.
Yemeklerden sonra kahve ile birlikte, Hennessy Paradis ve Hennessy Richard denedik.

Parlak ve bakırımsı altın rengiyle Hannessy Paradis'de, baharatsı ve kristalize meyve fragransları insanın damağını ustaca ele geçiriyor. Ardından bu yoğunluk bir aroma demeti bırakıyor. Duyular için tam bir havai fişek gösterisi..

Hakiki ve sıcak altın renkli Hennessy Richard ise ağızda uzun süre kalırken, lezzetinin özünü güldeki ısrarlı kristalize meyve esintileriyle önceden hakim olan tatların bozamayacağı bir uyumla tane tane salıveriyor.

Yanımda boğaz, masamda süper lezzetler, elimde Hennessy konyak. Mükemmel bir denge.. Tebrikler Chilai.. Tebrikler.

Böyle bir yatırım yapan Angel Grup'un Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ör'e tebrikler..

Mükemmel bir mimari yapan Mahmut Anlar'a tebrikler..

Özellikle de her işin başında olan, herşeyle titiz şekilde ilgilenen, İstanbul'un ihtiyacını, eksiklerini görebilmek için diğer tüm mekanları gezip yepyeni bir konsept yaratan Genel Koordinatör Shiva Aslani'ye tebrikler..

Chilai'ye teşekkürler..
Foto galeri için tıklayınız..
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: