Ben anlayamıyorum.. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin seçim mitinglerinde meydanlar ağzına kadar doluydu.. Görkemli bir kalabalık vardı. Sanki başa baş gidecekmiş gibi hava oluşmuştu. Ama boşmuş, kalabalıklar palavraymış!
Bir de beni Trabzon şaşırttı. Türkiye’nin en fanatik taraftarına sahip olan Trabzon, şampiyonluğu averajla Fenerbahçe’ye kaptırınca Başbakan Erdoğan’a çok büyük bir tepki göstermişti.
Ama ne oldu, fanatik Trabzon bile AK Parti’ye oy verdi!
Sonuçta sistemli, düzenli ve istikrarlı AK Parti, Başbakan Tayip Erdoğan’ın liderliğinde 3. kez, hem de oylarını arttırarak kazandı. Ülkemiz için hayırlı ve uğurlusu olsun bazılarına ders olsun. Uçkurlarına ve vizyonlarına sahip çıksınlar.. Artık!
Pazar sabahı Kıbrıs’tan dönmem işe yaramamış ama bir oy bir oydur diye kalktık geldik tabi ki..
Kıbrıs’ta ne vardı?
Ajda Pekkan vardı.. Bonus konserlerinin bir ayağı da Kıbrıs Cratos Otel’de yapıldı.
Cratos Otel'in konser alanı olan “Port Cratos” gerçekten bir Açıkhava tiyatrosu, Arena kadar görkemli.. Hatta onlardan çok daha görkemli.. MFÖ konser verirken, “dalgaların vurduğu bir sahnede konser veriyoruz, bu kadar güzel bir şey olabilir mi?” demişti.
Her çıkan sanatçı, ses ve ışık sistemine bayılıyor, kulaklarına inanamıyor..
Neden? Çünkü Cratos’un sahibi Murat Bozoğlu, Kıbrıs’ın sadece bir kumar adası olmadığını aynı zamanda “eğlence, yeme-içme-gurme adası” da olduğunu tüm dünyaya göstermek istiyor.
Bu sebeple Port Cratos’ta, BKM’nin, Açıkhava’nın, diğer şirketlerin geçkleştiremediği büyüklükte yıl boyunca haftada iki konser organize ediyor.
Kumarla ilgisinin olmadığını göstermek için de Rock yıldızlarına da imkan veriyor, sahneye çıkartıyor. Manga, Yüksek Sadakat, Duman, Mor ve Ötesi, Teoman gibi isimleri de Cratos’ta ağırlıyor, müşterilerine bol seçenek sunuyor.
Seçimden bir gecce önce, yani Cumartesi geccesi Ajda Pekkan vardı dev Cratos sahnesinde..
Bir gün önce Ajda Pekkan’ın riske girdiğini, seçim nedeniyle fazla kalabalık olmayacağını ileri sürmüştüm ama yanılmışım. Tam 2 bin kişi vardı, tıklım tıklımdı..
Ajda Pekkan’ı yıllardır tanırım ve sahnede seyrederim ama inanın bana o gecceki Ajda Pekkan’ı görmeniz lazımdı. Kendini aştı, coştukça coştu, muhteşem bir konser verdi.
Kendi tasarımı beyaz kıyafetiyle, dansçılarıyla ve sahne performansıyla gerçekten muhteşemdi.
Benim en dikkatimi çeken konu ise, genç popçuların bile sahnede nefes nefese kalmasına karşılık, Ajda Pekkan’da “tık” yoktu. Hiç yorulmadı, hiç tıkanmadı, hiç sesi dağılmadı.
Bonus’la birlikte coştu, seyirciyle kendinden geçti..
Konser sonrası odasına çıktığımda durumu anladım. Cratos’taki odasına koşu bantı konmuştu.
“Sahnede nasıl öyle performanslısın?” dediğimde ise işin sırrını anlattı;
“Kenancım, kimse bilmez ama ben her konserden önce saat 17.00 sıralarında tıpkı sahnedeki gibi koşu bandına çıkar ve sahne saatim kadar değişik programlarda inişli çıkışlı koşarım. Kulaklığımdan da müziği dinler söylerim.. Kendimi sahnede hissederim.”
Böyle bir disiplin var mı? Tıpkı bir sporcu gibi antremanlı olarak sahneye çıkıyor ve coşuyor.
Demek ki Ajda Pekkan kolay olunmuyor.. Genç popçu arkadaşlar biraz ders alsın bence..
“Sahnede muhteşemdin, seni hiç böyle görmemiştim” deyince de Ajda,”evet, ne oldu anlamadım. Başka bir aleme daldım. Harika bir ortam vardı, yerimde duramadım, söyledikçe söyledim” dedi ve sonra da ekledi;
“Hiçbiriniz farkında değilsiniz, konserden sonra arabaya bindim ve şoföre ıssız bir yere çek dedim. Pet şişeye şarap koydurmuştum. Hem ağladım, hem içtim. Entresan bir gecceydi benim için ama çok mutluydum, harikaydı”
- Neden ağladın?
“Bilmem. Sahnede çok mutlu oldum, gerçekten başka boyuta girdim. Sonrasında yalnız kalmak istedim, hüzünlendim ve ağladım işte”
Sezen Aksu dahil herkesin idolü ve rol modeli olan Ajda Pekkan, yıllardır dimdik ayakta.. Yıllardır çok daha olgun, çok daha profesyonel, çok daha başarılı bir şekilde konser vermeye devam ediyor.
Kim ne derse desin bu camiada Ajda Pekkan’ın yeri bambaşka. Bunu herkes bilmeli ve kabul etmeli..