YAZARLAR

DİZİ MUTFAĞI
VOLKAN YAZICI
volkan@gecce.com
https://twitter.com/volkannyazici
Son Güncelleme: 22 Ocak 2012 14:00
“AL YAZMALIM” NEDEN TUTMADI?
Al Yazmalım, Cengiz Aytmatov’un “Kırmızı Eşrap” adlı eserinin dizi uyarlaması olarak Pazar gecceleri Atv’den evlerimize konuk oluyor. Hikâyenin bizler için özel bir yeri var şüphesiz. Kadir İnanır’ın “İlyas”, Türkan Şoray’ın da “Asya” rolünü canlandırdığı “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmi bu hikâyenin bir başka uyarlamasıydı çünkü! Bizler için bir efsaneydi bu film, bir başyapıttı ve hatta dokunulmazlardandı! Al Yazmalım dizisinin başarılı sayılabilmesi için böylesi bir başyapıtın üstüne çıkması gerekiyordu. Ancak sonuç hiç de böyle olmadı!
Sinemada efsane olmuş bir hikâye, neden dizi olarak beklenileni verememişti? Bunun sebepleri nelerdi?

Dizide beklenen en büyük beklenti tutkulu ve büyük bir aşktı. Zira film versiyonu bunu çok iyi başarmıştı! Dizide de böyle olacak beklentisi hâkimdi; ama biz dizi versiyonundaki “Al Yazmalım” da tutkulu bir aşk göremedik! Dizideki Asiye ve İlyas’ın ilişkisi lise gençlerinin ilişki düzeyinde ilerliyordu! Çocuksuydu! Oysa beklenti tutkulu ve efsane bir aşktı! İlk etapta dizi, izleyici gözünde bu açıdan kaybetti. Çünkü izleyicinin beklentisini bu açıdan karşılayamadı!

Bir başka durum ise İlyas karakterinin izleyici ile özdeşlemesi sağlanamadı! Filmde İlyas bir kamyon şoförüydü. Çapkındı. Uzun yollara seferlere çıkıyordu kimi zaman. En nihayetinde ekmek parası derdinde bir adamdı. Ama dizi versiyonundaki İlyas motor tutkunu, babasının izni olmadığı için yarışlara gizli gizli hazırlanan bir delikanlıydı, başında anne ve babası vardı. İlyas’ın filmdeki karakterinden uzaklaştıran ve karakterini tamamen değiştiren bir durumdu bunlar. Neticede İlyas kendi kararlarını veremeyen ergenliğini daha tamamlayamamış bir çocuk gibi duruyordu! Üstelik onun motor sevdası bizim onunla özdeşleşmemizi zorlaştırıyordu. Neticede izleyici açısından motor yarışlarına katılmak ve bu yarışların hayatın merkezinde olması pek içselleştirilebilecek bir durum değildi! Zaten izleyici motor yarışları konusunda İlyas’ın anne ve babasının vereceği tepkileri verirdi kendi çocuklarına! Dolayısıyla izleyici İlyas’ın yerine onun anne ve babasıyla özdeşleşti! Gerçi onların hikâyesini de ne kadar sevdik orası da muamma! Zirâ bir süre sonra Orhan Alkaya diziden ayrıldı!

Asiye’ye bakacak olursak film versiyonuna göre onun da karakterinde bir sürü değişimler olmuştu. Asiye ile de özdeşleşme konusunda sorunlar yaşıyorduk! Çünkü Asiye sürekli evden kaçıp eve dönen bir kız modelindeydi! Her bölüm muhakkak bir şeylere kızıyor, bir yerlerden kaçıyordu! Hatta bir bölümünde birkaç yerden kaçtı Asiye! Kafasına uymadığı anda neden niçin sorgulamadan kaçıyordu! Asiye’nin dik başlı, boyun eğmez bir kız olduğuna inansak bu kaçışlara da inanacaktık oysa! İzlerken ona da inanmamıştık! Üstelik bu kaçmalar bir sonuç da vermiyordu. Dönüp dolaşıp kaçtığı yere geri dönüyordu! Asiye karakteri iyice gözden düşüyordu böylece! Kısacası Asiye de İlyas gibi sıkıntılı bir karakterdi! Verdiği kararlar izleyiciyi kendisine çekmiyordu!

Dizinin handikaplarından olan bir diğer unsur da dizinin ilk sekiz bölüm içinde bir türlü ana hikâye olarak başlayamamış olmasıydı! Cemşit hikâyeye giremediği için ana eksende konu akmıyor ve yan karakterler ana karakterlerden rol çalıyordu! Dolayısıyla ilk sekiz bölüm içinde biz dizideki ailelerin hikâyelerini izledik! Bu da izleyici kaybına sebep oldu! Gelen izleyiciyi kaçırdı bir nevi bu durum! Çünkü biz izleyici olarak yan karakterlerin hikâyesiyle ilgilenmiyorduk! İlyas-Asya-Cemşit hikâyesini izlemek istiyorduk! Cemşit’in hikâyeye girişini neden bu kadar bekledik anlamış değilim!

Dizinin kadrosunun kalabalık oluşu da hikâyenin darmadağın olmasına neden olmuştu! Dizinin senaristi Mahinur Ergun aynı matematiği bundan birkaç yıl önce “Kış Masalı” adlı dizisinde de kullanmıştı. Orada da ana karakterlerin hikâyesine odaklanmak yerine yan hikâyelere odaklanmıştı. Nitekim dizinin ekran ömrü sekiz bölüm sürmüştü.

Türk izleyicisinin kalbine taht kurmuş en iyi filmlerden biri olan bir projeyi diziye uyarlamak riskli ve zor bir işti. Bu riski almak da önemliydi. Sürekli mukayese edileceğiniz bir başyapıt vardı karşınızda! Ay Yapım bu açıdan cesur bir karar vermişti.

Dizi en son Pazar akşamına alındı. En son gelen SBT sonuçlarına göre totalde 34. ab grubunda ise 60. oldu. Dizinin bittiği yönünde çıkan haberler ardına Atv’den “devam ediyoruz” şeklinde bir açıklama geldi; ancak sonuçlar böyle geldiği sürece dizi ne kadar devam edebilir bilinmez! Yolları açık olsun!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Toplam 2 yorum bulunmaktadır...
  • al yazmalim cok seviyorum super bir dizi BITMESIN
    Misafir(MERVE) - 05.02.2012 19:09:16
  • ben bu diziyi baris falaydan dolayi izlemeye basladim hala da izliyorsam baris falayin oyunculugundan mahrum kalmamak icin izliyorum baska bir sebebi olamaz.
    Misafir(cvp) - 02.02.2012 20:59:29
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.