ALİ TARAN’A HAKKIMI HELAL ETMEM!
Yalan yazıyorlar! Samimi değiller bu yazarlar!
Ali Taran-Ayşe Özyılmazel evliliği konusunda, “sadece iki yetişkin insana saygı duymak lazım”, “sorgulamak bize düşmez” diyen köşe yazarları yalan yazıyor, kandırıyor.
Kesinlikle kendi duyguları değil, “çıkar” duyguları bunlar!
Sen normal vatandaş değilsin ki böyle düşünesin.. Senin normal vatandaştan çok daha bilgi birikimin var, tarafları çok iyi tanıyorsun, kanserli eşi var, sende inanılmaz detaylar var..
Ali Taran, boşandığı eşi Selma Taran’la 2010 yılında verdiği röportajda bakın ne demiş;
Ali Taran: Onkoloğumuz Selma'ya, 'Siz en güzel iki hastamdan birisiniz, ama öbür güzel olan hastamı kocası, kanser oldu diye terk etti,' dedi.
Selma Taran: Böyle şeyler çok yaşanıyormuş. İlk gördüğümde Ali'ye çok âşıktım. Şimdi daha çok âşığım. Benimle kanserin her aşamasını yaşadı. Hastanede, karşımdaki yatakta uyudu, dikişlerime kendi elleriyle pansuman yaptı. Birlikte kuşları besledik pencereden...
* * *
Bunları görmezden mi geleceksiniz ya da araştırmadığınız için atlayacak mısınız?
“İki yetişkin insan, saygı duymak lazım” derseniz yalan söylersiniz. Samimi olamazsınız, okuyucunuzu kandırırsınız.
Ya da Ayşe’nin çok yakın arkadaşı olmak doğruları, vicdanınızı yazmaktan sizi alıkoymamalı!
Nikaha giden XXXL bayan yazar şimdi Ayşe için bu benim yazdıklarımı yazabilir mi? Yazamaz?
Tam tersine savunur gibi görünür, Türkbükü’ndeki evde oturup blush içerlerken de “nasıl yazdım ama, nasıl savundum seni ama” diye kahkaha atarlar!
Ayşe Özyılmazel benim kızım gibidir, çok severim.
Kendisine de söyledim, yazıyorum da zaten.
“Bekleyemez miydiniz, kaçıyor muydu Ali?” dedim..
Ya da git yurtdışında evleniver.. Böyle davul-zurnayla, milletin gözüne soka soka evlenmenin ne manası var?
Kaldı ki bir tarafta daha kanser tedavisi gören yeni boşanılmış bir eş var..
Tamam anladık aşk bu, durdurulamaz. Evlenin ama gösterişe gerek var mı?
Bence hiç yok!
O kanserli eşin duygularını bu yazarlar niye düşünmezler acaba?
Onkoloğun Selma Taran’a, 'Siz en güzel iki hastamdan birisiniz, ama öbür güzel olan hastamı kocası, kanser oldu diye terk etti,' demesini niye görmezden gelirler acaba?
Hani o samimi olmayan, “çıkar yazarları” işte bunları hep atlarlar.
Daha düne kadar magazinin “m”sini bilmeyen bu arkadaşlar, köşe yazarı olunca bir anda entel-dantel oluverdiler!
Aynı gazeteden Survivor’a davet edilen bayan yazarla, davet edilmeyen bayan yazarın yazdıklarına bakarsanız ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız!
* * *
Aslında, Ali Taran ile Ayşe Özyılmazel henüz evlenmedikleri için bu kanser konusuna girmeyecektim ama madem sordunuz söyleyeyim.. Tabii onların en mutlu günleri bunlar. Bu tatsız konuyla mutluluklarına gölge düşürmek iyi bir şey değil ama bazı gerçekler de var.
Ali taran-Ayşe Özyılmazel evliliğini Salı akşamı duyunca ilk düşündüğüm konu buydu; “Ali Taran’ın ayrıldığı kanserli eşi”
Çok üzücü bir durum. Kendimi düşündüm, asla ama asla yapmayacağım bir şey dedim. Tabii ki ömür boyu evlenilmeyecek diye bir şey yok ama daha yeni boşanmış Ali Taran’ın, eşinin henüz kanser tedavisi devam ederken aniden ve neyi yakalayacaksa artık, apar topar evlenmesini, ayrıca sansasyon yaratacak biriyle evlenmesini, hele hele çok genç biriyle evlenmesini doğru bulmuyorum.
Bekleyebilirlerdi. Kaçmıyor ya Ayşe.. Ya da Ali..
Sanıyorum ki bu konuyu derin bir adam olan felsefik Ali Taran da düşünmüştür.
Eğer boşandığı kanserli eşiyle konuşup bu evlilik kararını aldıysa mutluluklar dilerim. Ama hiç konuşmadan boşanmanın ardından, yıllardır birlikte yaşadığı ve kanser olduğu zaman ayrıldığı eski eşine bu darbeyi vurduysa da hakkımı helal etmem..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.