YAZARLAR

MAGAZİN - DEDİKODU
DİLARA PEKEL
dilara@gecce.com
twitter.com/dilarapekel
Son Güncelleme: 04 Şubat 2011 11:40
ALLAH DEFNE'NİN GÜNAHLARINI AFFETSİN!
“Tanrı bizi bir heykel gibi çekiç darbeleriyle biçimlendiriyor.

Bazen heykeli yaparken taşı kırıyor tanrı.

Heykel onun, taş onun ama her kırılan heykelde canı yanıyor insanın.” demiş dünkü yazısında Ahmet Altan..

Evet bu aralar canım çok yanıyor.. Çünkü ölümün soğuk nefesi sürekli enseme üflüyor.. Önce canımın yarısı annemi kaybettim.. Ani bir şekilde.. Uykusunda kalp krizi geçirerek beni terk etti; sonsuz bir yalnızlık içinde bıraktı.. Şimdi gittiği yerde umarım çok mutludur, acıları dinmiştir ve uzun süredir hastalıklar sebebiyle gülmeyen yüzü gülüyordur artık..

Annemin acısıyla yüreğim kavrulurken Defne'nin de ölüm haberi geldi.. İki gündür herkes bir şeyler yazıyor onunla ilgili; tanıyan tanımayan kim varsa kaleme kağıda sarılıyor.. Yazıyorlar da yazıyorlar..

Kimi taçsız bir prenses ilan etti onu, kimi de sır ölümüyle ilgili perdeyi kaldırmak için uğraşıyor.. Uğraşanları ayıplayanlar da var..

Peki ben ne düşünüyorum?

Ölümü çok yakın zamanda acı bir şekilde tadan biri olarak her şeyden önce bu kayba alışmanın, kabullenmenin çok zor olduğunu biliyorum.. Eminim yakınları inanmak istemiyor şu anda.. Hala odanın birinden çıkıverecek, içerden seslenecek gibi geliyor.. Eşyalarına dokunmaya bile kıyamıyorsunuz.. Her çekmeceden ansızın fırlayan bir şey acıyı kalbe zımbalıyor.. Uzun sürede böyle olacak bu..

Ben annemin öldüğüne inanmak için her şeyi yaptım.. Morga ellerimle yerleştirdim.. Cenazesini ellerimle yıkadım, öpüp kokladım onu, soğuk bedenine değdi elim, ıslak saçlarına dokundum.. ve bembeyaz kefenine kendim sardım, tabuta yerleştirilmesine yardım ettim.. Kalbim kavruldu bunları yaparken ama yapmasaydım kabullenmem imkansız olacaktı.. Peki kabullendim mi? Tabii ki hayır! Hala elim telefona gidiyor, babamla konuşurken gündüzleri arada boş bulunup annem nerede diye soruyorum, sonra hatırlıyorum, ağlamaya başlıyoruz babamla.. Çok zor; anlatılması, tarif edilmesi imkansız bir acı.. Yaşamadan anlaşılmayacak en zor gerçek..

O yüzden her şeyden önce Defne'nin yakınlarına sonsuz sabır diliyorum.. Eşine, annesine ve daha hiçbir şeyden haberi olmayan üç yaşındaki o dünya tatlısı ufaklığa..

Ölenin arkasından kötü konuşulmaz filan belki ama Defne'nin sır ölümünü de merak etmiyor değilim doğrusu.. Hıncal Uluç da yazmış bugün.. Eminim eleştiri bombardımanına tutacaklar yazısından ötürü ama sonuna kadar katılıyorum ona..

“Bizim zamanımızda Aşka düşülürdü.. Falling in love..
Daha tanıştığın gece, eve, yatağa koşmanın adı da love.. Ama onun fiili başka.. Aşk Yapmak.. Making love.. Benim aşka düşmeye saygım var.. Ama aşk yapmaya yok..
İnsan evliyken de âşık olabilir. Evli birine de âşık olabilir.. Gönül ferman dinlemez, demiş eskiler.. Durup dururken dememişler.. Yüzlerce yıllık deneyim..
Gönül ferman dinlemez tamam ama, 18 aylık bebeği olan evli genç kadın da, daha o gece tanıştığı erkeğin evine koşmaz..

Bunu bana kimse kabul ettiremez. Ben mahalle baskısından da korkmam. Kafamı kesseler düşündüğümü söylerim..

Defne boşanma kararı almış mı?. Mahkemeye baş vurmuş mu?. Evini ayırmış mı?. Ayrı mı yaşıyor eşinden, bebeğinden..

Bilmiyorum.. O konuda satır okumadım, ne öncesinde magazin sayfalarında. Ne de ölümü sonrası haberlerde ve yorumlarda..

Yani..

Ortada çok açık, çok seçik bir "İhanet" var.. Hem de aşk aldatması bile değil. Bir gecelik macera/ One night stand için, aldatılan bir koca ve unutulan bir bebek..

Ölmüş.. Allah rahmet eylesin..

Ama böyle bir insana, öldü diye saygı duymamı kimse benden beklemesin..

Kimse de, onu Azize ilan ederek, gençliğin önüne "Rol model" diye koymaya kalkmasın..”

Defne'yi sever miydim, evet severdim.. Oturup kahve sohbeti yapmışlığımız bile var.. Ama bu son hatasını şu anda yüreği yanan bir evlat olarak kabul edemiyorum.. Çünkü o ufaklığın bir gün büyüyüp de neler hissedebileceğini az çok tahmin ediyorum..

Eşinin yüreği cayır cayır yanarken, beyninde dolaşan soru trafiğini de tahmin edebiliyorum.. Acıya mı yanacaksın, yoksa 'neden o adamın evindeydin, neler yaşadın orada, neler yaptın' sorusuyla kafayı mı yiyeceksin?

İlker Yasin henüz sessizliğini koruyor.. Onların evinin içinde neler yaşandığını da bilmiyoruz.. Belki araları kötüydü, belki ayrılık arifesindelerdi.. Belki de her şey güllük gülistanlıktı.. Bizim yaramaz kızın yaramazlık yapacağı tutmuştu.. Bilmiyoruz.. Her şey İlker Bey konuşunca ortaya çıkacak..

Kerem Altan yaşananların ne kadarını söylüyor, ne kadarını gizliyor onu da bilmiyoruz.. Tek taraftan dinliyoruz her şeyi.. Teyit edilebilecek, iç rahatlatacak hiçbir şey yok ortada.. Garip, sırlarla dolu bir ölüm işte..

Keşke bu şekilde olmasaydı.. Keşke içimiz rahat rahat ede ede sadece 'Allah rahmet eylesin' diyebilseydik.. Ama diyemiyoruz.. Diyebileceğimiz tek şey var bu olayda..

Allah Defne'nin günahlarını affetsin!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Toplam 18 yorum bulunmaktadır...
  • neden hiç kimse defnenin hastaneye yetiştirebilecğinden her ne yaşarsa yaşasın bunu ihmal ettiğinden bahsetmiyor. ve eminimki eşi asla asla Defneyi harcamayacak. Ölünün arkasından konuşmayacak. İlerde oğulları annesini iyi tanıyacak. Bizim ne hissettiğimiz önemli değil arkda anne , eş ve çocuk bıraktı.
    Misafir(banu damlı) - 07.02.2011 11:04:15
  • yazınızı okuyunca çok hayret ettim hem tek taraflı biliyoruz olayı diyorsunuzki tamamen katılıyorum.hemde defnenin oraya gitmesini kınıyorsunuz .iyide oraya hangi şartlarda ve ne amaçla gittiğini nereden biliyorsunuz .ÇOK çelişiyorsunuz bu durumda kendinizle. Bir kadın olarak çok daha farklı ve adil bir yazı yazmanızı dilerdim.Umarım bir gün sizde yanlış anlaşılabileceğiniz bir olay yaşamazsınız ya da sağken yaşayıp hakkınızı sonuna kadar savunabilirsiniz .Ve unutmayın ki HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR...
    Misafir(superisi) - 07.02.2011 00:32:34
  • ölünün arkasından konuşmak çok ayıp.....aile arasında.başkasını ilgilendirmez
    Misafir(NESRİN) - 06.02.2011 21:55:13
  • Hulya sen bu yazilari nasil okuyosun ben anlamadim ??? Kadin gece barda tanistigi bi erkegin evine gidiyor, arkadasi deyil, ilk defa o aksam tanistigi biri !!! sende anlama yok herhalde, dizilere gelince køtu ørnek diye kaldirilsin diyolar, bøyle cirkin gercek bir olay cikinca millet bi savunmaya geciyor anlamadim !! Hincal uluc'a ve Dilara hanima AYNEN kaatiliyorum. cok dogru søzler.. asagidaki bi arkadas yazmis savunmaya gecenlerden biride Pinar Altug Atacan diye oda aldatmisti.. benim aklimdan gecenleri yazmissin. Tebrik ediyorum bu yazi icin sizi dilara hanim :)
    Misafir(Damla) - 06.02.2011 20:18:23
  • ölüm genç yada yaşlı kimseye yakışmaz,zordur alışmaya çalışmak..defne'yi evet bende cok severdım,enerjısı yuksek samımı bırıydı en azından ekrandan gözüken buydu,,mutlu ve kendıyle dalga gecebılecek kadar kendıyle barısık bırıydı.... ama; keske o gece evınde öldüğü insan 3-4 yıllık arkadsı olsaydı, eskı bır vj arkdsı,dans yarısmasından bır arkdsı vs olsaydıda,ogece tanıstıgı bırı olmasaydı...kendı için degıl belkı oglu ve eşi için böyle olsaydı..... eşi kabullenemese bile yasadıkca ıcını kavuracak sorular,,oglu buyuyecek ve ıntrnet cagındayız herseyı okuyacak....bnce tek ahlaksız olan o gece tanısmıs olması ve kerem altanın yapmıs oldugu acıklma,,keske yapmasaydı... otopside duygusal yakınlaşma cıkmazdı,söledıgı gıbıyse eger... haklı yada haksız ahlaklı yada ahlaksız neolursa olsun hıcbıseye cevap veremıyecek artık defne... keske deseydı,,bası döndü bnım odama dınlenmeye gectı,, bence kerem altanda geceyı kurtarıyım melez bı hatunla sabahlayım dusunceysle baktı olaya,,geceyıde kurtaramadı bundan sonra kendını vıcdanında kurtaracakmı bılınmez? 112 armayı dusunemeyeck kadar tuhaf bı adam ama önemlı bı yazarın oglu.... özetle,,kimseye birsey olmadı...ömür boyu evlat acısı yasayacak bir anne,kırgın bir eş ve en önemlisi ömür boyu ANNE diyemeyecek bir çocuk:(:((:(:
    Misafir(ecemsu) - 06.02.2011 15:31:38
  • ben kesinlikle hıncala ve size katılmıyorum.. neden aklınıza hemen ihanet geliyorki.. kişi karşısındakinide kendi gibi bilirmiş.. yani içiniz fesatsa defne ne yapsın.. erkek arkadaşının evine gitmiş olması seks içinmi gitti anlamına geliyor..ayıp ayıp.. kendinize gelin biraz.. rahmetli olmuş allaha hesabını vermiş biri için daha fazla konuşmayın lütfen ..ayıp size..
    Misafir(hülya) - 06.02.2011 13:39:18
  • ellerinize saglik cok guzel yazmissiniz unluler buradan ders cikaracaklarina kendi hayatlarina benzedigi icin yazilanlar onlara ters geliyor. neyse anlayana sivrisinek anlamak istemeyenlere ......
    Misafir(asabi) - 05.02.2011 13:56:53
  • ben de sonuna kadar katiliyorum.
    Misafir(yagmur) - 04.02.2011 17:23:22
  • sonuna kadar size katiliyorum.unluleri bu kadar kizmalarini sebebi onlarda ayni seyleri yaptiklari icin onlar normal geliyor .
    Misafir(gul) - 04.02.2011 16:46:50
  • kesinlikle katılıyorum hıncal beye
    Misafir(ayşe) - 04.02.2011 16:18:33
  • Allah olumun de hayirlisini nasip etsin.
    Misafir(Misafir) - 04.02.2011 16:07:59
  • yazıyı okurken o kadar duygulandım ki... değil duygularımı tarif etmek apartmanda bir merdiven yukarı adım atacak cesareti bulamıyorum kendimde ... ağzına yüreğine sağlık ...
    Misafir(ece) - 04.02.2011 15:43:50
  • yazdiklariniza katilmiyorum kimse kimsenin icini bilemez
    Misafir(eda) - 04.02.2011 15:36:21
  • ne olur konuşmayın..defne , kırık bir hayatın kimbilir ne kırıklıklar yaşamış kızıydı...eşi de bravo demek lazım, adam gibi adamış,ağzını açmadı.sadece üzüldü..o anda aşk meşk ,karı koca, su testisi falan değil,insandı,olmayan babasıydı belki..belki onu en iyi tanıyan olarak,bunları ahlak zafiyetinden yapmıyor olduğunu biliyordur belki...ne olur ilk taşı günahsız olan atsın..
    Misafir(cici ) - 04.02.2011 15:35:51
  • sonuna kadar katılıorum...
    minatu - 04.02.2011 15:24:54
  • cok guzel bır yazı her kelımesıne tek tek katılıyorum agzına saglık
    Misafir(emine ) - 04.02.2011 15:09:22
  • Dilara Peker'in yazısınada Hıncal Uluç'un yazısınada sonuna kadar katılıyorum..olayda hiç bir şey yokmuş gibi davranan ünlülere zaten anlam vermek imkansız.. kimlerin olaya masumane yaklaştığına şöyle bir bakarsak mesela pınar atacan hani şu zamanında eşi askerdeyken eşini aldatan kadın kendiside bu yollardan geçtiği için defne'yi paklamak ona düşüyor galiba..herkesin içindeki soruları hem Dilara Peker hemde Hıncal Uluç yüksek sesle söylüyor tebrik ediyorum..
    Misafir(MİSAFİR) - 04.02.2011 14:59:47
  • güzel bir yazıydı dilara hanım. evet rabbim hepimizin günahlarını affetsin buna hepimiz muhtacız. ve inşallah kerem altan doğruları söylemiyordur....
    Misafir(MUKAN) - 04.02.2011 14:10:43
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.