YAZARLAR

KENAN ERÇETİNGÖZ
kenanercetingoz@gecce.com
Son Güncelleme: 20 Kasım 2005 22:50
ARTİST SİNAN ÇETİN!
Sinan Çetin.. Yönetmenken artist olan, kendini zorla artist yapan bir yönetmen.. Daha önce bir çok reklamda gördüğümüz Sinan Çetin, en son Digitürk reklamında da karşımıza çıkıyor.. Gülben Ergen, Mehmet Ali Erbil ve Sinan Çetin.. Helal olsun vallahi, zarla-zorla kendini meşhur etti adam..

Çay reklamı çekiyor, kendi oynuyor.. Digitürk reklamı çekiyor, kendi oynuyor..

Reklam filmleri astronomik ücretlere çekiliyor, oyunculara da ayrıca ciddi paralar veriliyor. Merak ettiğim şey, Sinan Çetin oyunculuktan da ayrıca ücret alıyor mu, yoksa reklam filminin bütçesini ucuza çıkarmak için bedava mı oynuyor?

* * *

Sinan Çetin'den anında cevap geldi, aynen yayınlıyorum; 14.57..

Sayin Ercetingoz,

Web sayfanizdaki benimle ilgili yazidan asistanim vasitasiyla haberdar oldum. Oncelikle yonettigim reklam filmlerinin ucuz olmadigi hakkindaki yorumunuza katildigimi soylemeliyim. Gercekten de oyuncularimiz ciddi
paralar kazaniyor. Bu oyunculara ben de dahilim. Cektigim reklamlari ucuza getirmek gibi bir endisem hic olmadi. Gulben yada Mehmet Ali kadar unlu olmasam da benim de hatri sayilir bir hayran kitlem var. Ayrica reklamlarda kullandigimiz her sanatcinin farkli bir hayran kitlesi var. Dolayisiyla ayni reklami Gulbenle, Mehmet Ali ve benimle cekerek cok farkli insanlara ulasmis oluyoruz.

Sorunuza cevap verdim sanirim, reklamlarda tabiki bedava oynamiyorum. "Kendini zorla artist yapan yonetmen" tanimlamaniza katilmiyorum. Reklamlarda oynamakla artist olunmaz, herkes reklamlarda oynabilir. Onemli olan o kisinin belli bir hayran kitlesi olmasidir. Kim bilir belki bir gun sizinle de bir reklam filmi cekeriz.

Iyi calismalar dilerim.

Sinan Cetin

(Acil cevap için çok teşekkürler Sinan Bey.. Hayran kitlenizin olmasına çok sevindim.. Benim sizin kadar hayran kitlem olmadığı için sanırım reklam filminde oynama şansım yok! İşin şakası bir yana, gerçekten cevap faslında gösterdiğiniz özene teşekkür ediyorum. Ayrıca sizinle ilgili olmasa da, aşağıdaki eleştirilerle ilgili düşünceleriniz de var mı acaba?)

* * *

Konu reklamlardan açılmışken, Vestel'in "takside sinema keyfi" reklamını sevmedim. Çok ucuz bir reklam.. Markayı ucuzlatıyor! Reklam filmlerinin başından beri oynayan Ata Demirer, boynuna astığı tezgahtaki dvd'lerle taksisine müşteri arıyor! Şimdi bu reklamı çeken arkadaşa sormak lazım.. İstanbul'da hangi taksi bağırarak müşteri arıyor ki? Taksilere bağırarak müşteri aranmıyorsa, üstüne bir de "takside sinema kayfi" diye bağırmak ve müşteri bulamamak markayı yükseltir mi? Tam tersine küçültür.. Zaten boş olmayan taksilerde, üstüne bir de dvd oynatıcı var ama yine de bağırarak müşteri aranıyor ama yine de bulunamıyor! Ne reklam ama!

Oysa mini dvd oynatıcı gerçekten güzel bir alet ve uzun yolculuklarda severek kullandığımız bir alet.. Ama reklamda hakkı verilmemiş..

* * *

Alsana saçma bir reklam daha; Eti Wanted.. İki tane salak tip, "wanted avcıları" diye çikolata yiyenlerin peşine düşüyor ve buldukları çocukların ceplerinden çikolataları alıyorlar, kaçanları sıkıştırıp suçlu muamelesi yapıyorlar!

Şimdi bu reklamın mesajı ne? Ya da bu reklamı izleyen çocuklar "ay beni de yakalasınlar" deyip Wanted mı alıyor? Hiç sanmam..

Neden böyle saçma-sapan reklam çekerler, neden kimse bir şey demez anlamıyorum.. Başka bir örnek de Fanta bambuçya reklamı! Ben hayatımda bu kadar salak bir reklam görmedim.. Ali Atıf Bir de eleştirdi ama ajans reklamı hala yayınlıyor.. Ne çekimler, ne cast? Yıkılıyor reklam, yerlerde tabii.. İç bi fanta kal bambuçya! Ne demekse??

* * *

Kalkan mevsimi başladı.. Bizde zaten sevdiğimiz Del Mare'den çıkmaz olduk.. Cumartesi akşamı, saat 18.00'de kendimi biranda Del Mare balıkçısında buldum.. Şef garson Abidin, "Kenan Bey, çok iyi kalkan geldi" dedi, ben de koşarak değil, uçarak gittim.. Çoban salata ve kalkan tava.. Tabii ki rakı.. Ve inanılmaz bir boğaz manzarası eşliğinde müthiş keyifli bir gecce yaşadım..

Del Mare balıkçsını Can Tanrıyar ve Mustafa Çağlar'dan, bir İzmirli olarak bilmediğimiz kalkan'ı elle yemeyi de Ajda Pekkan'dan öğrenmiştik..

Bence Anadolu yakasının en profesyonel balık mekanı Del Mare'de, kalkan'ın ve rakının hakkını verdiğimi düşünüyorum. Del Mare de gerçekten balığın hakkını veren bir mekan.. Dünya efendisi olan İşletme Müdürü Timur Aksüt'ün titizliği tüm mekana yayılmış.. Woks'tan tanıdığımız Cemal Delen de mekanda Bu da çok iyi.. Şef Nevzat Temel'i ise Ticaret Odası'nın mekanından tanıyoruz. Bir balıkçıda daha fazla ne olabilir ki? Del Mare'de şimdi sushi de başlıyor.. Sushimare.. Eee, artık bir Del Mare'ye gidersiniz ve ne demek istediğimi yerinde test edersiniz.. Lütfen bu mevsim kalkan'ı kaçırmayın.. Tel; 0216- 422 57 62

* * *

Farkındaysanız bugün, Tarkan'ın yatak sırlarına, Deniz Akkaya'nın dayağına, Hülya-Gülben savaşına, Gamze Özçelik pornosuna hiç değinmedim.. Merak etmeyin değişen hiçbir şey yok.. Magazin dünyasında aynı tas, aynı hamam devam ediyor..





YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.