AYŞE’YE TAVSİYELER..
Biliyorum, insan kendisiyle ilgili yapılan her yoruma, söylenen her şeye cevap vermek ister.. Durdurulamaz bir istektir bu.. Söyleyeyim de içimi kemirmesin o cümle topluluğu, benden çıksın, karşı tarafa saplansın deriz.. Ama bazen gerçekten susmak gerekir..
Hani derler ya ‘söylenen her söze cevabım var ama önce lafa bakarım, laf mı diye, sonra söyleyene bakarım adam mı diye!’
Eğer lafı ve sana söz söyleyen kişiyi kaile alıp adam yerine koymuyorsan, susarsın.. Bunu ben çoğu zaman yaparım.. Arada çıkıyor öyle ağabeydik gubidik söz söyleyenler; söyleyene bakıyorum, söylediğine bakıp ‘fesupanallah’ çekip işime devam ediyorum.. Ya da değer verdiğim birinden önemli bir tavsiye geliyorsa önce düşünüyorum, sonra konuşuyorum..
Şimdi Ayşe beni hangi kefeye koyar bilmiyorum ama gerçekten artık susması gerektiğini düşünüyorum..
Peki neden böyle düşünüyorum.. Açıklayayım..
Aniden evlendi.. Şoke etti.. Sarstı falan filan..
Ali Taran’ın geçmişinde bıraktığı kanserli bir eş olmasa bu evlilik olayı bu kadar büyümeyecekti ya da şöyle diyeyim bu kadar çok konuşulmayacaktı..
Ama oldu, bitti..
Dünyanın lafı edildi, yorumu yapıldı.. Ayşe de cevap verdi bunlara.. Kimseyi takmıyorum, hayat benim, ben mutluluğu seçtim tarzı cümleleriyle..
Evet buraya kadar her şey normal.. Bir şekilde konuşmak ve kendini savunmak istedi ve yaptı bunu..
Ancak kendini savunmak adına evliliğiyle ilgili yazı yazmayı iş edinmeye başladı kendine.. İşte bu çok kortucu..
Kenan Erçetingöz yazmıştı; Bodrum’da Ali Taran’la karşılaşmalarını.. O yazıda benim dikkatimi çeken tek bir cümle vardı.. Ali Taran demişti ki, ‘yazılanları ben takmıyorum, Ayşe çok hırs yapıyor’
İşte bahsetmeye çalıştığım şey bu.. Ayşe bu işi hırsa dönüştürdü..
Eğer insanların seni rahat bırakmalarını istiyorsan, evliliğinle ilgili yerli yersiz yorum yapmasını kesmesini istiyorsan yani kısa artık ‘sizi’ konuşmalarını istemiyorsan zırt pırt evliliğini köşene taşıma..
Bu şekilde hiçbir zaman insanları susturamazsın..
Geçenlerde yazmışsın yine..
‘"Sen de zırt pırt evliliğini konu etme be. Reklam manyağııı mısın nesin!" çekenlerin, çekemeyenlerin, çekeceklerin kulağını bi çekeyim (bkz:sinir çekimleri). Diyerek, hadi be tripleri atarak..
Gereksizdi, hem de fazlasıyla.. Sen madem aşkı seçtin.. Çok seviyorum dedin, geride ne kaldı, ne bitti takmadın; e gerisini de takma be Ayşecim.. Sevmişsen, ölüyorsan aşkından, ben mutluyum diyorsan artık hırsa kapılma.. Evliliğine konsantre ol.. Cevap vereceğim diye kendini tüketme..
Zaten takmıyorum havasında yazıyorsun yazıları ama taktığın, kendini yediğin o kadar belli ki.. Yapma artık.. Bırak insanlar konuşsun, sen cevap verdiğin için bu iş bu kadar uzuyor..
Sen yazı yazacaksın, insanlar cevap verecek, yorum yapacak; yazacaksın yorum gelecek..
Bu böyle uzayıp gidecek..
Ama sen konuşmazsan, kulağını tıkarsan, evliliğini köşe malzemesi yapmazsan insanlar da bir süre sonra sıkılar ve vazgeçerler..
Sen malzeme verdikçe, kimse susmayacak Ayşe..
Sen evliliğini köşene taşıdıkça, yorumların ardı arkası kesilmeyecek Ayşe..
Böyle yazmaya devam edersen ‘reklam yapıyor’ suçlamaları da asla bitmeyecek Ayşe..
O nedenle Ayşe, bence artık sus ve sadece aşkını yaşa..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.