'Eşlerine ihanet edenleri mağdur olarak görmeyiz' dedi Başbakan Erdoğan..
Benim “kaset skandalı” patladığından beri de söylediğim ve yazdığım bu zaten!
Deniz Baykal ve Nesrin Baytok “mağdur” değildir, olamazlar. Acınacak, ağlanacak durum yok ortada. Ayrıca kadınların kaderi de bu değildir! Tam tersine, bu tip kadınlar kaderlerini yanlış yola kendileri sokarlar!
Yunanistan'a gitmeden önce havalimanında bir basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, konuyla ilgili şunları söyledi:
'Eşlerine ihanet edenler mağdur olamaz'Ana muhalefetin içinde ne olur ne olmaz o bizi ilgilendirmiyor.
Herhalde MİT'i ana muhalefet lideri yönetiyor. Madem biliyor, belgelerim var diyordu bunları niçin yargıya taşımadı? Sayın Hikmet Sami Türk'ün güzel bir sözü var.
Baştan beri komplo komplo dedi, komplo dediyse bu gizli buluşma iddia ediliyorsa, gerçekten gerçekleştiyse ki, ana muhalefet lideri böyle bir şey yapmadığını söylemiyor, kaldı ki biz bu işin içinde olmayacağımı söyledik. Ama zorla bizi de sokma gayretine girdiler. Bizi de bu pisliğe bulaştırıyorlar.
Benim en çok üzüldüğüm konu şudur. Türkiye'nin toplumsal ahlak değerleri açısından bir erozyona uğratılma gayreti var. En tehlikeli olan yanı bu. En önemli güç toplumsal ahlakımızdır. Bunun üzerinde spekülasyona girenler var, mağdurlara oynayanlar var. Kusura bakmasınlar bunu kabul etmemiz mümkün değildir.
Eşlerine ihanet edenler, bu toplumda biz mağdur olarak göremeyiz. Hangi tarafta, hangi düşüncede olursa olsun, kim bunu yapıyorsa, bunu nasıl olurda mağduriyet olarak gösterebiliriz?
* * *
10 Mayıs tarihli yazımda, ben neler demişim;
Tabii ki iğrenç bir komplo vs. odur-budur-şudur ama benim anlayamadığım şu; ortada çok güçlü siyasi bir liderin yaptığı kaçamak varken “mağdur”u oynamak nedir?
Milletvekili yaptığı evli asistanıyla iddialara göre birlikte olan evli bir siyasi lider var!
Tüm bunlar yokmuş gibi sürekli “mağdurum”u oynamak da neyin nesidir!
Hele hele CHP milletvekili ve olayın kahramanı olan Nesrin Baytok'un “ailemle birlikte bu sürecin üstesinden geleceğiz” açıklaması nedir?
Hangi aile?
İddialar yalanlanmadığına göre eşini, seni milletvekili yapan liderle aldatan ve aileni rezil eden sen değil misin?
Bu ne mağduriyettir, bu ne acındırma durumlarıdır böyle?
Gizli kamera vs. görüntülerin yayınlanması iğrenç! Anladık ama peki ya gerçekleşen olayın ahlaki değerlerini kim, nasıl sorgulayacak?
Olayın kahramanları sıradan vatandaş değil ki boşverelim, “bana ne ya?” diyelim!
Şimdi lider olarak çıkıp konuştuğunda, toplumları etkilemeye çalıştığında, demokrasiyi, cumhuriyeti, anayasayı savunduğunda insanların aklına bu olay gelmeyecek mi? “Hadi len sende” denmeyecek mi?
Hani, eskiden sanatçı olmak yönetmenin yatak odasından geçerdi!
Milletvekili olmak nereden geçiyormuş acaba?
Liderlik onur gerektirir, onur da istifa…
* * *
Deniz Baykal istifa etti etmesine ama sanki hala, olayı yaşayan, evli olmasına rağmen, evli asistanıyla yaşayan o değilmiş gibi davranıyor! Davranmaya çalışıyor!
Hala Deniz Baykal için “geri dön” çağrıları yapılıyor, imza toplanıyor!
CHP'ye oy veren çok yakın bir işadamı dostum aynen şöyle dedi;
“Eğer Deniz Baykal geri dönsün, tekrar CHP'nin başına geçsin, ne ben oy veririm, ne de ben ölene kadar çocuklarıma oy verdiririm”
Al benden de işte o kadar!
BAYKAL SKANDALININ PERDE ARKASI