Aşk-ı Memnu'nun yıldızları Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat son günlerde reklam filmleriyle ekranda arz-ı endam ediyorlar.. Beren, cips reklamında Kıvanç da THY reklamlarında boy gösteriyor.. Fakat ikilinin reklamları arasında enteresan farklar var.. Önce Beren'in reklamından başlayalım..

Komik bir reklam filmi denebilir bu reklam için.. Plajdaki çapkın delikanlının ta uzaktan görüp hüüüüüp diye cipsinin içine çekmeye çalıştığı güzel rolünde izlediğimiz Beren Saat'in yani nam-ı diğer Bihter'in boarda çarptığı sahne beni benden aldı diyebilirim.. Her izlediğimde gülmekten gözümden yaşlar geliyor.. Hayır, sürekli aklımızda Bihter halleri olduğu için o sahne çok tuhafıma gidiyor nedense.. Belki de bugüne kadar onu öylesine komik bir halde görmediğimiz için enteresan geliyor bana bu iş..
Ayrıca o uçma sahnelerinde dublör kullanmaması da takdire şayan bir hareket olmuş.. Süper ve korkusuz kahraman edasıyla rol almış kısacası.. Fakat yine de bu reklamda eksik olan bir şeyler var.. Tamam eğleniyorum reklamda, gülüyorum ama yine de reklamı sadece Beren Saat kurtarıyor diye düşünüyorum.. Yani cümleden özneyi attığımızda nasıl ki o cümle çöp oluyorsa, bu reklamdan da Beren'i çıkartırsak, reklamın dikkat çekiciliği sıfır oluyor.. Yani Beren'e güvenilerek çekilen bir iş bu, reklamın gücüne, markanın etkisine değil.. Tabii ki bir de Tarkan faktörü var.. Şarkıyla da vuruyor reklam.. Hepsi bu, gerisi boş yani..
Öyle bir reklam filmi olmalıydı ki bu iş, işin içinde Beren olmasa bile o reklam hafızalara kazınmalıydı.. Evet herkes bu reklamı konuşuyor falan filan ama 'Beren Saat'in oynadığı son cips reklamı var ya' diyor herkes.. Markanın ismi geçmiyor kurulan cümlelerde..Yani Beren'in ünü, markayı gölgede bırakıyor.. Daha güçlü bir senaryo olsaydı durum daha farklı olabilirdi.. Biraz işin kolayına kaçılmış sanki.. Tamam çok emek verilmiş, 250 kişi iki gün gecce gündüz çalışarak çekmişler, emeklerine sağlık herkesin.. Ama dediğim şey başka.. Alalım koyalım bir starı reklama, reklam senaryosu güçlü olmasa da olur mantığı bana yanlış geliyor.. Son zamanlarda da hep bu tarz ünlülerin yer aldığı reklamlara kayılıyor..

Ama tabii işin tersini yapanlar da var.. Mesela bakınız Kıvanç Tatlıtuğ reklamı.. Gayet net, elit bir senaryo.. Hiçbir şekilde Kıvanç Tatlıtuğ'a güvenilmemiş.. Yani nasıl olsa Kıvanç var, kurtarır bizi denmemiş.. Gayet markaya uygun, şık bir reklam filmi çekilmiş.. Tamam biraz klasik bir reklam ve hep aynı tarz ama marka da akılda kalıyor, oynayan kişi de.. Yani THY markasını Kıvanç'la pekiştirmiş..Ama diğerinde tamamen Beren Saat'in oyunculuğu üzerine gidilmiş, o var nasıl olsa gerisi hikaye denmiş ve markanın pekiştirilmesi yoluna gidilmemiş.. Marka daha silik; Beren ve Tarkan daha parlak kalmış..
İşte bu sebeple Kıvanç'ın reklamını Beren'in reklamına göre daha başarılı buldum.. Aman kimse yanlış anlamasın, tekrar ediyorum; Beren'in oyunculuğuna asla söz yok, ne de olsa koskoca reklamı kurtarmış ve çok da sempatik, şeker oynamış.. Sözüm reklam senaryolarına benim.. Beren'e sığınıp kolaya kaçanlara..
Uğur Dündar'ın çalan telefonu.. 
Hala gördüklerime inanamıyorum.. Uğur Dündar'ın canlı yayında çalan telefona neden cevap verdiğini de (hem de iki kez) anlayamıyorum..
Üstelik böyle bir şey daha önce de yaşanmıştı.. Şimdi herkes aynı soruyu soruyor, 'o telefonun orada ne işi var..' Evet aynı soruyu ben de soruyorum; o telefonun orada ne işi var? Stüdyo şefi, yönetmen denen bir şey var.. Ne olursa olsun anında spikerlere her şeyin söylenebildiği bir teknolojimiz var.. Hadi bunu da geçtik ve o masada bir telefon olduğunu kabul ettik.. Hatta çalmasını da içimize sindirdik.. Hadi ben iyi bir insanım.. Bir defa çalmasını da kabul ediyorum.. Olur böyle şeyler diyorum.. Uğur Dündar'ın birinci de açmasına da okey veriyorum.. Ama benim de bir sabrım var arkadaşlar.. O telefon ikinci kez nasıl çalar yahu? Kimse o telefonun sesini kısmayı akıl edemiyor mu? 'Nolmaz, nolur bir daha çalar malar, rezil olmayalım' diyebilecek kimse yok mu oralarda? Pes ki ne pes!!
Bu işe reklam diyenler var.. Ben de diyorum ki ne alaka? Koskoca Uğur Dündar'ın böyle basit telefon oyunlarına ihtiyacı yok.. Yaşananlar büyük hata! Ama bu işte Uğur Dündar'ın değil ekibin hatası çok büyük..
Canlı yayın masasında telefona rejinin müdahale edememesi de garip geldi bana.. Neyse iş tam bir muamma, olan oldu, umarım artık telefonları çalmaz da Uğur Bey'in rahat rahat haberlerini sunar..