Bence Altın Kelebek Ödül Töreni'nin en esprili anı Acun Ilıcalı'nın 'en iyi yarışma programı' ödülünü almaya sahneye çıktığı an yaşandı.. Acun sahneye çıktı, ödülünü aldı ve tüm ekibine teşekkür etti.. En son teşekkürü de Tanem Sirvar'a sakladı.. 'Tanem Sirvar'a teşekkür ediyorum ve bu ödülü aynı zamanda son olarak ailemize katılan Beyazıt Öztürk adına alıyorum' dedi; salon alkış kıyamet ve kahkaha eşliğinde inledi..
Çok büyük bir tesadüfle Acun'un arkasından 'En iyi show programı' ödülünü almak için sahneye Beyazıt Öztürk çıktı.. herkes Acun'un biraz önce yaptığı espriyle ilgili Beyaz'dan bir cevap beklentisine girdi.. Ama Beyaz, ekibine teşekkür etti, ödülünü aldı ve sahneden indi..
Bu işin bir de öncesi var biliyorsunuz.. Geçtiğimiz Cuma geccesi Acun canlı yayında telefonla Tanem'i arayarak Beyaz'a bir sürpriz yaptı.. Beyaz da oldukça utandı ve zor anlar yaşadı.. Üstüne bir de böyle imalı konuşma gelince artık Beyaz'ın da bir şeyler yapması farz oldu.. Zaten aralarında bu tatlı intikam yarışı her zaman olduğu için Beyaz'dan kısa sürede muzip bir intikam oyunu gelir.. Şu an Beyaz beklemede, anı kolluyor ve intikam soğuk yenen bir yemektir felsefesinin en komik yanını keşfetmeye çalışıyor.. Merakla bekliyoruz, bakalım Beyaz Acun'dan intikamını nasıl alacak :)
Geccenin diğer detaylarına gelirsek..
Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen törene resmen yıldız yağdı diyebiliriz.. Kimi ararsanız oradaydı.. Kimler geldi diye merak ediyorsanız buyurun size kare kare ödül anları..


Altın Kelebek Ödül Töreni, İsrail temalı olarak gelişti.. Sahneye her çıkan önce bu konuyla değindi, sonra teşekkür konuşmasını yaptı.. O yüzden tören her zamanki şaşaasından biraz uzak, biraz buruk geçti.. Ama Cem Davran gibi biri olunca sahnede gülümseten anlar da olmadı değil tabii ki.. Sunumu gerçekten çok başarılıydı.. Reklam arasında yaptığı esprilerle, herkesi kırdı geçirdi.. Burcu Esmersoy biraz daha tutuk sahnede.. Ekrandaki gibi değil, o yüzden biraz daha süre vermek lazım ona, henüz erken yani onu eleştirmek için..
Ödüller verilirken adayları görememek biraz sıkıntılı oldu bana göre.. Sahnenin iki yanına konan büyük ledler sadece vtr'ler için kullanıldı ki son derece yanlıştı.. Tamam biz sahnenin önündeydik ve görebiliyorduk ama arkalarda oturanlar için o ledler kullanılabilirdi.. Ya da en azından adayları gösterebilirlerdi oradan.. Adayların gösterilmesi konusundan ısrar ediyorum çünkü, sunumlar pek hızlı gelişti, heyecan olmadı.. Atıyorum en iyi kadın şarkıcı ödülü açıklanıyor diyelim, ödülü vermek için sahneye çıkan kişi anında Ebru Gündeş diyor.. Bu da en azından ben de bir heyecan oluşturmuyor.. Aaa Ebru Gündeş'miş diyorum, geçiyorum.. Diğer türlü daha güzel olabilirdi diye düşünüyorum..
Bir de sahneden bir Diva geçti ki, sizlere anlatamam.. Başında kocaman siyah şapkası, her zamanki gibi fena ağır makyajıyla çıktı sahneye.. Türk Sanat Müziği Ödel ödülü bu yıl Fasl-ı Şahane ekibine verildi.. Bu ekip de Bülent Ersoy da var.. Tüm çıkanlar konuşmasını bitirdikten sonra o konuştu.. Ama ne konuşmak.. Bitmedi, bitemedi, bitirilemedi yani.. Salon alkış kıyamet koptu, belki konuşmasını bitirir de iner diye.. Fakat ne mümkün.. Israrla uzattı.. O yüzden biraz sıkıcı geçti o bölüm..
Ama geccenin en duygulu anı, kaybettiğimiz kelebekler anısına hazırlanan VTR'ydi.. Boğazım düğümlendi izlerken, bu vtr'nin üzerine Canan Anderson da muhteşem bir keman solo yaptı; ağlamamak için zor tuttum kendimi.. Görüntülerde sıra Türkan Saylan'a gelince salon alkıştan resmen yıkıldı diyebilirim.. Bu fikri kim düşündeyse yüreğine sağlık, gerçekten inanılmaz olmuş..
Evet geccenin en ilginç detayları bunlardı; biraz da dedikodu yapalım hadi..
Her ödül törenine soyunarak gelen Ece Gürsel'i önce arkadan gördüm.. 'Aaa' dedim 'hayret Ece giyinmiş' ama tam o sırada Ece bana doğru döndü ve ne kadar yanıldığımı anladım.. Çünkü elbisenin ön alt tarafı yoktu yine.. Klasik Ece açılımı işte..
Murat Dalkılıç, sevgili Pelin Sönmez'le el ele göz gözeydi gecce boyu.. Samimiyetlerinden bana bile fenalık geldi.. Aşkım, canım, cicim, ne oluyor yahu; bir ağır olun, nerede olduğunuza bir bakın.. Ama yok, gençlik işte.. Öğrenirler nasıl olsa ilerde.. Yani inşallah..
Beren Saat, gecceye dizideki ablası Peyker'le yani Nur Aysan'la geldi.. İkisi de çok şık, asil ve cidden çok sevimliydiler.. Gülücükler eksik olmadı yüzlerinden.. Fakat Beren Saat'in Bihter şıklığında olmaması dikkatimi çekti.. Daha iddiasız bir kıyafetle katıldı, tamam şıktı ama Bihter şıklığından eser yoktu.. Sanırım 'Ben Beren'im, bu benim orijinal halim' ispatıydı bu..
Ezel tam kadro oradaydı.. Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz (ya da bizim öyle sandığımız) Kerpeten Ali yani Barış Falay'a gecce boyunca 'abi, gerçekten mi öldün' sorusu soruldu.. O da ser verdi, sır vermedi yani.. Pazartesi'yi iple çekiyoruz doğrusu..
Geccenin en şık birinci ismi bana göre Zeynep Beşerler'di.. Siyah tuvaletiyle göz kamaştırdı ve tek başına arz-ı endam ödül töreninde.. Diğer isim de Ezel'in Şebnem'i Bade İşcil'di.. Muhteşemdi, harikaydı..
Kenan İmirzalıoğlu da gecceydi tabii ki.. Zeynip Beşerler'le karşılaşmamak için resmen köşe kapmaca oynadılar.. Amaç basına birlikte görünmeme çabasıydı, ne yalam söyleyeyim başardılar da! Biri bir köşede, diğeri salonun diğer tarafında takıldı durdu bütün gecce…
Saba Tümer, geçen yıla inat yine bol göğüs dekolteli bir kıyafetle katıldı gecceye.. Hatta ödül almaya sahneye çıkarken Cem Davran'ın 'Aman Saba dikkat et, geçen seneki gibi olmasın' uyarısını da aldı.. Ama Allah'ımıza bin şükür ki, bir kaza olmadı..
Mehmet Ali Birand'ın ödül alışı sırasında sahneye ekibini çağırması ve bugüne kadar 32.Gün'e katkısı olan bütün gazetecilerin ve emekçilerin adını sayması çok şık bir hareketti; taktir ettim..