CİPRİANİ'NİN HAVASI SÖNDÜ!
"Cipriani yeni kimliği ile kışa hazırmış, bu sene tavan yapacakmış!"
Bunları bizim Tayfun Topal yazmış, "Cipriani küllerinden yeniden doğacakmış"...
Ah be Tayfun!
Cipriani gibi dünyaca ünlü, en bilinir bir markanın "küllerinden yeniden doğacak" diye tabir edilmesi ne acı değil mi?
İstanbul gibi bir yerde iş yapamadı dünyaca ünlü restoran! Ne üzücü değil mi?
Bunun, "Patron Mubariz'in parayla ilgisi yok, çok duygusal davranıyor" açıklamasıyla ne ilgisi var?
Bazı dünyaca ünlü markalar burunlarından kıl aldırmıyor ve bu hataya düşüyorlar. Daha önce ki Hakkasan gibi mesela.. Koca Hakkasan kapandı gitti!
"Biz büyük markayız, İstanbul bize uyacak" diyarlar!
Nah sana uyar İstanbul! Sen İstanbul'a uyacaksın, İstanbullu'nun raconunu bileceksin..
Gerçi Papermoon'un başarılı müdürü Erol Usta geçmişti Cipriani'ye ama o da biraz ezik kaldı geçen sene...
İngilizce mönüler, karışık servisler, üç bacaklı alçak masalar, sigara içme sorunu, kopukluk, şımarıklık, hava derken Cipriani iş yapamadı.
Evet inşallah bu sene yapar.. Yapması lazım.. İstanbul'da böyle markaların olması önemli.
Ben 3 kez gittim ama hiç keyif almadım. Papermoon müdavimleri de gidip geri döndüler..
O sebeple diyeceğim o ki, Cipriani burnundan kıl aldırmayı bırakıp, İstanbul'a ayak uydursun o zaman iş yapar..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!