YAZARLAR

MAGAZİN - DEDİKODU
DİLARA PEKEL
dilara@gecce.com
twitter.com/dilarapekel
Son Güncelleme: 22 Şubat 2008 12:39
'DELİ', 240 BİN DOLAR EDER Mİ?
Kimsenin moralini bozmak, enerjisini almak istemem ama gerçekler bence feci acıdır.. Evet bu ara gerçeklerin acılığına fena takıldım ama napalım 'gerçek' bu..

Eurovision konusunda ne düşündüğümü, kimin gitmesini istediğimi bilmeyen kalmadı sanırım.. Bilmeyenler için söylemem gerekirse tekrar, benim favorim Hadise'den yana her zaman.. Dünyayı ayağa kaldıracağımızı kaç bin kere söylediğimi ben bile hatırlamıyorum artık.. Ama inatla elit havamızdan bir türlü vazgeçemiyoruz..

Bu sene malumunuz Eurovision'da Mor ve Ötesi gidiyor.. Şarkı da geçtiğimiz gün açıklandı.. Deli'yle gidiyoruz bu seneki yarışmaya.. Şarkıyı dinledim, hem de defalarca.. Kafamdaki tüm soru işaretlerini geride bırakarak, son derece objektif olmaya da özen gösterdim fakat olmuyor arkadaşlar.. Ben bir türlü sevemedim bu şarkıyı.. Ki Mor ve Ötesi'ni çok beğenenler arasında ilk sıralarda yer alırım.. Şarkılarının tümünü ezbere bilen, konserlerine giden biri olarak bu 'Deli' şarkısı beni resmen delirtti diyebilirim..

Bu ülkede şu boşu boşuna kuru gürültü yapan, olmamış bir şeye sırf insanlar üzülmesin, incinmesin diye 'süpersin, harikasın, tamamdır bu iş' diyenlerden olmadım hiçbir zaman.. Olamayacağım sanırım da.. Genlerime dobralık tozundan fazlaca serpilmiş benim; elimde değil, başka türlü davranamıyorum..

O yüzden açık ve seçik söylüyorum: 'Deli'yle dereceye girmemiz imkansız.. Türkiye'yi yansıtan, bizi anlatan, kendi ezgimizi hatırlatan tınılar yok bu parçada.. Dünya müziği daha çok hakim 'Deli'ye..

Elbette ki dünya trendlerine ayak uydurmamız, onlarla aynı kulvarda yarışacak hale gelmemiz çok önemli ama bunun yeri Eurovision olmamalı.. Eurovision başka bir şey, o yüzden elit havadan vazgeçmek, özümüzü hatırlamak gerekiyor.. Kendi müziğimize, ezgimize, bizi biz yapan özelliklerimize sahip çıkarak ama dünyadan da kopmadan bunu gerçekleştirebileceğimiz bir atmosfer yaratmak lazım.. Ama dikkatinizi çekerim Türkçe söylemekten bahsetmiyorum.. Sadece müzik anlamındaki 'biz'den ve evrensellikten bahsediyorum..

Sertap Erener, hem dünya çapında bir iş yaparak hem de kendi özümüzden uzaklaşmadan bu işin nasıl yapılacağını dünya aleme gösterdi.. Demek ki yapılabiliyormuş demiştik o zaman hepimiz; hatırlarsanız..

Benim içimde şöyle bir düşünce belirmişti; 'hah demiştim TRT, nihayet doğru buldu, bundan sonra sırtımız yere gelmez' Ama feci halde yanılmışım.. TRT'ninki sadece Sertab şansıydı, yoksa bir akıllanma filan olmamıştı, ben kendimi kandırmıştım..

Her şeyden önce acayip bir tutarsızlık sergiliyoruz, tavrımızı bir türlü koyamadık.. Sertab İngilizce söyledi birinci olduk, ardından Atena gitti, İngilizce söyledi dördüncü olduk; ardından Gülseren gitti, 'rimi rimi ley' diye garip bir şarkıyı Türkçe okudu, elendik; sonra Sibel Tüzün gitti, Türkçe söyledi 11. olduk ve son olarak Kenan Doğulu gitti, İngilizce söyledi, 5. olduk..

Şimdi bu tabloya genel olarak baktığımızda ne görüyoruz, İngilizce söylenen şarkıların derecesi hep daha iyi olmuş ve dikkatinizi çekerim bu şarkıların hepsine hem dünya soundu hem de Türk ezgileri hakimdi..

O yüzden önce şu dil konusunu netleştirmek lazım diye düşünüyorum.. Biz daha hangi dili kullanacağımızı bilemedik ki bir türlü.. Her sene başka bir şeye karar veriyoruz, yanar döner gibi olduk.. Şimdi yine bir Türkçe şarkıyla şansımızı deneyeceğiz.. Olmayan bir şanstan ne kadar faydalanabileceğiz acaba?

Geçtiğimiz hafta gecce.com, Mor ve Ötesi'nin TRT'den ne kadar aldığını tüm Türkiye'ye ilk kez duyurdu.. Grup, TRT'den bu şarkı için 240 bin dolar gibi astronomik bir ücret almış.. Peki bu şarkı, bu kadar eder mi? 24 Mayıs geccesi hep birlikte göreceğiz..

YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.