İstanbul'da denenmesine rağmen bir türlü tutmayan lezzet, “lobster” (ıstakoz) nedense..
Kimler geldi, kimler geçti, hangi mekan açtıysa bir türlü iş yapamadı.
Ya çok pahalı bulundu ya da zaman içinde aynı kaliteyi tutturamadı.
Ya da lobster sevenle sevmeyen aynı mekana gidince, başka seçenek olmadığından tercih edilmedi.
Ama şimdi tüm bunları değiştirecek bir restoran açıldı; Frederic's..
Evet.. Hatırlayanlar olabilir. Bir zamanlar Frederic's vardı. Sevgili Tolga Atalay açmıştı. O da aynı dertlerden muzdarip olunca kapatmak zorunda kaldı.
Ve şimdi efsane geri döndü.. Hem de yeniliklerle döndü.. Steak&Lobster restoranı oldu Frederic's..
W Otel'in yeme-içme işlerini Emre Ergani aldı.. Yaratıcı, işini seven, riski seven ve başarılı olan Emre Ergani de, W Otel'in ana restoranını Frederic's yaptı, Tolga Atalay'la anlaştı.
Özel tadım yemeğine gittik, denedik..
Önce; Armanyak ve kremalı ıstakoz çektirmesi (10 numara)..
Sonra; Siyah trüf mantarlı risotto.. (7 numara) Çünkü Risotto 5 saniye beklemez. Bekledi mi lapa olur. Grup yemeği olunca ve hepsini aynı anda çıkartmaya çalışınca puanı düştü risotto'nun.. Ama Tolga Atalay'ın risottosu'nu çok iyi bilirim, nefistir..
Ana yemek; Istakozlu fettucini; “Fred'in en sevdiği” diye geçiyor mönüde.. Süperdi, görüntüsü bile yeterdi..
İşte burada ıstakoz sevmeyen veya “uğraşamam şimdi” diyenler için alternatif seçenek olarak ızgara dana bonfile vardı.. Mükemmel pişmişti.
Tadım yemeği tatlılarında ise cheesecake crème brülee ve ev yapımı kurabiye ve kremalı dondurma vardı. Gerçekten muhteşem bir final oldu.
Bu tadım yemeği mönüsü ama siz gidince elinize öyle bir mönü verecekler ki, kitap gibi.. Çevir çevir bitmiyor, odun fırınından pizza dahil her şey var..
Tolga Atalay sanatını öyle bir konuşturmuş ki, alkışlamak lazım.. Ama başka bir akşam mutlaka özel olarak Frederic's'e gidip kitap gibi mönüden seçeneklere dalmak lazım..
Mönüdeki steak tartar'ı Emre Ergani kendi yapıyormuş mesela.. Hayatta yaptığı ilk ve tek yemek steak tartar'mış Emre'nin.. Bunu da denemek istiyorum..
Frederic's'in ortağı ve Executive Chef'i Tolga Atalay öncülüğünde hazırlanan mönü, enfes tatları ve lüks alternatifleri ustaca bir ahenkle bir arada sunarak ilginç, bir o kadarda cezp edici zevkleri içinde barındırıyor.
Ünlü şef Tolga Atalay'ın ince ustalığını yansıtan ve sadece Frederic's'in mönüsünde bulunan lüks havyarlar, farklı sos seçenekleriyle kişiye özel hazırlanan en iyi kaliteli etler ve birbirinden lezzetli deniz mahsullü makarna ve pizza çeşitleri damaklarda unutulmayacak tatlar bırakırken, aynı zamanda restaurantın girişinde bulunan 2 metrelik dev akvaryumdan seçeceğiniz özel Boston Maine ıstakozlarının da tadına varabileceksiniz.
MODERN DEKORASYON
Ünlü mimar Mustafa Toner imzalı rahat ve şık dekorasyonu, farklı tarzı, sıcak ambiyansı ve her zevke hitap eden lezzetleri ile şehre yepyeni bir soluk getiren Frederic's restoranı seveceksiniz.
İstanbul'un tüm renklerini, enerjisini, keyfini içinde barındıran W Fenomeni'nin Avrupa başkenti W İstanbul'a yepyeni bir soluk getiren Frederic's, bordo ve toprak tonlarının ağırlıkta olduğu modern dekorasyonu, sıcak ve samimi ortamı, her damak tadına hitap eden birbirinden lezzetli, hiçbir yerde bulamayacağınız yemekleri ve geniş şarap kavıyla öğle ve akşam yemeklerinin en keyifli adresi olacak gibi..
Size bir tiyo; Şarap kavı bölümünde sigara içebiliyorsunuz. Süper bir uygulama yapmışlar, nasıl izin almışalrsa. Sigara konusunda demek istediğim işte buydu. Özel bölümlerde sigara içilebilmeli..
* * *
Emre Ergani'nin W Otel'de yaptıkları tabii ki sadece Frederic's'le bitmiyor. Daha bir çok yenilik var. Yavaş yavaş, hepsini devreye sokacak Emre..
Bu arada aklıma takılan bir şey var. Akaretler yokuşu mükemmel bir mimariye sahip ama kesinlikle kıymeti bilinmiyor o güzelim yokuşun..
Oysa cıvıl cıvıl olmalı..
Ama sağlı-sollu araba parkları yok mu? Güzelim yokuş araba mezarlığı gibi olmuş..