Nefesler tutuldu; geri sayım başladı.. Heyecan dorukta.. Her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz 'Mekan Oscarları' geccesinin 9.'uncusunu çok büyük sürprizlerle bu ay sonunda gerçekleştireceğiz.. Size ancak şu kadarını söyleyebilirim ki şoke olacaksınız, beyniniz duracak ve dudaklarınızdan sadece 'vay bee' sözcükleri dökülecek..

O kadar iddialıyız yani.. Peki neden bu kadar iddialıyız biliyor musunuz? Biz her yıl çok zor olan bir işi başarıyoruz.. 'Gecce' olarak her yıl biraz daha çıta atlayıp kendimizi aşıyoruz.. Biz kendi çapımızda çok büyük ama dünya ortalamasına vurduğunuz zaman küçük bir yayın grubuyuz.. Arkamızda dev holdingler, bizi destekleyen güçlü gazeteler, televizyonlar yok.. Biz 'tek'iz.. Ve 'Çok' olmalarıyla övünen nice yayın grubuna her yıl fark atıp dünyadaki Oscar törenlerini bile gölgede bırakan, muazzam ödül törenleri düzenliyoruz.. Bu ülkenin mekanlarına yapmadığını biz yapıyoruz; onlara destek çıkıyoruz, sahipleniyoruz, emeklerinin karşılığı olmasa da onları motive edecek, başarılarını tasdik edecek ödüller veriyoruz..

Sevgili patronum Kenan Erçetingöz, Türkiye'nin en seçkin isimlerinden oluşan Gecce Gurme Kurulu ve muhteşem ekibimiz her yıl bir yıl önceki töreni nasıl geçeriz diye bir araya geliyor; fikirler paylaşılıyor, karşıt düşünceler geliştiriliyor, öneriler yapılıyor, mekanlar öneriliyor vs.. Yani uzun girişin kısası etrafımızdaki 'ağustos böcekleri'ne inat küçük ama becerikli karıncalar olarak hız kesmeden çalışıyoruz..
Önümüzde gerçekleştirilecek şaşaalı bir organizasyon var.. Biz aylar öncesinden çalışmalara başladık.. Oscar anketleri düzenledik.. Gecce.com okuyucuları favori mekanlarını seçti.. Bizler metrelerce uzunlukta dev listeler hazırladık.. Malum İstanbul mekanlarıyla dünyaya kafa tutan bir şehir.. Okuyucularımızın adaylarından hazırlanan liste Gecce Gurme Kurulu'na sunuldu; tartışıldı ve '2009-2010 Gecce Mekan Oscarları Adayları' dosyası oluşturuldu..
Seçilen adaylar için gecce'de dev bir anket düzenlendi.. Ve bu anket yayınlandığı andan itibaren rekor bir katılıma ulaştı.. 30 bin kişi bu ankete katıldı ve kendince 'oscar'larını verdi..
İşte bu 30 bin kişinin katılarak oluşturduğu dev gecce anketinden çıkan sonuçlar değerlendirmeye alındı.. Herkesin fikri yazıldı, çizildi.. Ve kesinleşen liste 1 Temmuz Perşembe akşamı artık son kararların verilmesi için Gecce Gurme Kurulu'na sunuldu..
Gurme kurul toplantımız benim Cihangir'in sürprizi olarak addettiğim Mimolett'te gerçekleştirildi.. Ve Gurme Kurulu Başkanı Kenan Erçetingöz, Sabah Gazetesi yazarı gurmeler gurmesi Ahmet Örs, TUROB Başkan Yardımcısı ve gurme Vedat Başaran, Cumhuriyet Gazetesi yazarı gurme Ali Sirmen, The North Shield Pub'ların ve La Brise'nin sahibi Vatan Gazetesi yazarı gurme Teoman Hünal, Hilton Oteli Operasyon Müdürü gurme Hasan Sabuncu, ünlü gurme, besteci ve yorumcu Olcayto Ahmet Tuğsuz, 360 İstanbul'un sahibi ünlü şef Mike Norman ve Asmalımescit'teki Şimdi Cafe'nin sahibi ünlü gurme Gülsüm Sami Mimolett'te bir araya geldi..
Toplantının detaylarına geçmeden önce biraz Mimolett'ten ve onun sahibi-şefi Murat Bozok'tan bahsetmek şart..
Aşçı olmak için her şeyi elinin tersiyle bir kenara itip, yurtdışına giden, Michelin yıldızlı şeflerle çalışmak için onlara sürekli mektuplar yollayan, asla pes etmeyen bu işi işin gurularından öğrenen ve hayalindeki mekanı Cihangir'de Mimolett ismiyle açan Murat Bozok tam bir idealist..
Mekanı da kendisi gibi nev-i şahsına münhasır bir yer kesinlikle.. Her şeyden önce kesinlikle çok şık bir mekan.. Terası çok sürprizli bir manzaraya açılıyor ve insana pozitif enerji yayıyor.. Sonuç itibariyle lezzetleriyle, dekorasyonuyla ve Murat Bozok farkıyla Mimolett'i çoktan kalbimizde Michelin yıldızıyla taçlandırdık biz..
Lezzetleri ve mekanı bu kadar övünce haklı olarak dün gecceki mönüyü merak ettiğinizi düşünüyorum.. İşte dün gecce lezzetleriyle başlarımızı döndüren Mimolett mönüsü..
Zevkle yedik, şimdi de büyük bir keyifle yazıyorum..
Bezelye Çorbası, Trüflü (Şarap: Leona Bubble)
Kuşkonmaz Salatası, Bıldırcın Yumurtası ve Parmesan ile (Şarap : Terra Sultaniye & Sauvignon Blanc 2008)
Foie Gras Sote, Ayva Reçeli ve Brioche ile (Şarap: Kayra Tılsım Pink )
Risotto, Deniz Mahsüllü, Trüf ve Yıllandırılmış Balsamik Sos ile (Şarap: Vintage Merlot 2008)
Dülger Balığı, Sote, El Yapımı Spagetti ve Mevsim Sebzeleri ile (Şarap: Vintage Shiraz with a touch of Petit Verdot 2008)
Krem Brule, Yasemin Çayı ve Fesleğen ile (Şarap: Kayra Madeira Şarköy, Öküzgözü & Boğazkere 2005)
Damağımda hala hoş bir tat bırakan yemeklerden tekrar işe dönmek gerekirse..Evet dün gecce Mimolett'te sağlam bir beyin fırtınası yaşandı.. Binlerce aday arasından ödül alacak mekanlar seçildi.. Ama ne seçme..
İstanbul'un en iyi mekanı hangisi olacak? En iyi yatırımcı kim? Peki ya en iyi işletmeci?
En yaratıcı mutfak şefi kim olacak? En iyi dekorasyon ödülü hangi mekana gidecek? En iyi çıkış yapan mekan hangisi? En iyi otel restoranı neresi? Peki ya en iyi maitre d'hotel kim?
En iyi jazz'ı nerede dinleyeceksiniz? En iyi hangi mekan eğlendiriyor? En iyi kulüp hangisi?
En iyi DJ kim olacak? En iyi cafe neresi? En popüler mekan bu sene kim olacak? Peki ya en iyi klasik mekan? En iyi kebapçı, balıkçı, meyhane, konser alanı, etçi, bar ödülü kime gidecek? En iyi şarap mönüsü kimde? En iyi Türk, Dünya, İtalyan, Fransız, Uzakdoğu, Akdeniz Mutfağı ödüllerini kimler alacak? En iyi zincir mekan ödülü peki?
Beyoğlu'nun, Nişantaşı'nın, Yeşilköy-Florya'nın, Bağdat Caddesi'nin, Boğaz Avrupa'nın, Boğaz Anadolu'nun, Tarihi Yarımada'nın en iyi mekanı neresi olacak? En iyi catering ödülünü bu yıl kim alacak? İstanbul'un, Ankara'nın, Bodrum'un, Çeşme'nin, Antalya'nın ve İzmir'in en iyi otelleri hangisi olacak?
İşte tüm gecce bu sorular havada uçuştu.. Tüm beyinler sesli düşündü ve herkes birbirinin fikrini aldı.. Ama sanmayın ki bu işe çok kolay karar verildi.. Saat 19.30'da oturulan toplantı masasından gecce 23.30'da kalkıldı.. Arada da sadece yemek molası verildi..
İşte o yemek molasında masada keyifli bir sohbet başladı..Tabii ki geccenin konusu Musiki Bakanı pardon Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'nun '23.59' açıklamasıydı.. Ünlü gurmeler bu yasağa şiddetle karşı çıktıklarını, böyle bir şeyin olamayacağını ama mekanlarda da hafiften bir tedirginliğin yaşandığını dile getirdiler.. Önce sigara yasağı, sonra yağmurlar, sonra bu 23.59 saçmalaması ve yaklaşan Ramazan ayı nedeniyle mekanların çok sıkıntı çektiğini dile getiren gurmeler bu işe bir çözüm yolu bulunması gerektiği kanısındalar..
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'dan sonra konu İstanbul eski valisi Muammer Güler'e geldi.. TUROB Başkan Yardımcısı Vedat Başaran, eski valinin bıraktığı izlerin mükemmelliğine değindi ve yeni valinin de neler yapacağını merak ettiğini söylemeden geçemedi tabii ki..
Sonra konu nerden döndü dolaştı bilmiyorum ama gazeteciler çekiştirildi masada tatlı tatlı..
Güneri Civaoğlu'nun ıstakozları yarıştırdığından, kaybedeni de yediğinden gülüşmeler eşliğinde bahsedildi.. 'Ahmet Örs sonra da ekledi ama bunun gerçekliği henüz kanıtlanmadı.. Bir şehir efsanesi olarak 30 yıldır konuşulur durur..'
Bir ara Ali Sirmen Ahmet Örs'e takıldı; 'Ahmet biliyor musun Ertuğrul Özkök, senden daha iyi gurme yazısı yazıyor' diye.. Masada derin bir sessizlik oluştu haliyle.. Sonra Ali Sirmen'den bomba bir açıklama geldi: 'Çünkü bir gazeteci için en iyi şiad az bildiği şeyi yazmaktır!' Bakalım Ertuğrul Özkök bu işe ne diyecek?
Gazetecilerden TV programlarına geçildi.. Aman tanrım ne eleştiri, ne eleştiri.. Yazmayayım da kimse üzülmesin diyeceğim ama içim de rahat etmeyecek biliyorum.. Ama neyse susuyorum.. Herkes, kimin ne yaptığının farkında nasıl olsa.. Kötüler de iyiler de kendini biliyor..
Sonra tabii iş dönüp dolaşıp mekanlara geldi yine.. Ne dedikodu, ne çekiştirme anlatamam size.. Tabii bu çekiştirmelerin, dedikoduların içinde anlayanlara derin notlar izler var.. Mesela geccenin en kötülenen mekanı Asitane oldu.. Özellikle Ahmet Örs ve Ali Sirmen Asitane'nin iyi bir mekan olduğunu ama sonraları kendilerini çok bozduklarını söylediler.. Ve artık gitmeyeceklerini de dile getirdiler..
Sonra döndük yine anılara.. Oooo çok keyifliydi.. Tarihin tozlu sayfaları geriye doğru tarandı ve birer ikişer sahipleri tarafından açıldı.. Neşeli anlar, hüzünlüler her şey ama her şey gülümsemeyle anıldı..
Gecce boyu keyifle süren sohbet, yerini tatlı bir yorgunluğa bırakmaya başladığı anda da herkes birbiriyle vedalaştı ve diğer toplantıda görüşmek üzere diyerek yollar ayrıldı.. Geride çok güzel anlar, keyifli tatlar bırakarak hem de..