- Alo Ayşe.. (Ayşe Özer).. Benim kaçmam lazım, bana bir tekne lazım..
- Hallederiz Kenan Beycim, merak etmeyin siz..
- Şöyle 4 gün Gökova koylarını gezsem kendime gelirim herhalde.
- Okeydir..
(Ayşe Özer, Ege Yat'ın sahibi Sinan Özer'in despot kızkardeşi.. Her şeyi anında halleder ama ciddi paracıdır. Beş Kuruş'un hesabını yapar ama işini ciddi yapar, tam bir profesyonel, şeker mi şeker, dört dörtlük bir işkadını)
Bir tekne geldi sormayın. Adı; Diva.. Her gitiğimiz koyda, “Bülent Ersoy geldi” diye diğer teknelerden akın akın geldiler, hayal kırıklığıyla geri döndüler..
Diva'yı Ege Yat yapmış.. Bundan öncekileri de hep yapıp satmış..
Bu Sinan Özer müthiş bir adam.. “Sezen Aksu'nun ilk kocası, Mithat Can'ın babası” desem kızar mı acaba?
Ama öyle saklanacak bir durum yok ki.. Dünyanın en mütevazi insanı, şimdi bambaşka bir hayatı var..
Ne sokak ismi umrunda, ne de popüler olma durumu.. Sadece işine odaklanmış, Türkiye için, Türkiye'nin güzelliklerini tanıtmak için çalışıp duruyor.
Bizde bu güzellikleri Diva ile gezdik; Yedi Göller, İngiliz Koyu, Söğütlü Koy ve Kleopatro Koyu..
Basma kalıp sözler, sözcükler olacak ama yok, dünyada eşi benzeri yok bu koyların.. Gerçekten cennet gibi yerler..
Ama ne bir görevli var, ne denetleyen var! Koylarda in-cin top oynuyor..
Pardon, İngiliz Koyu'nda görevli var. Atlamışım. Cumhurbaşkanlığı yazlığının olduğu yere girmeye kalkarsanız bir polis düdük çalıp, “yassağ gardeşim” diye bağırıyor!
Bu nasıl bir mantıktır anlamak mümkün değil. Göcek'te tekneyi kıçtan kara ağaçlara bağlamak yasak, Gökova'da serbest! Sanki Gökova'daki ağaçlar Yunan ağacı!
Bir Kleopatro Koyu var ki gerçekten cennet..
Efsaneye göre bu küçük koy, Kleopatra ile Mark Antonius'un denize girdikleri yer. Buradaki kumu Antonius sevgilisi Kleopatra için Kuzey Afrika'dan gemilerle getirtmiş. Yine yaygın inanışa göre göre bu cins kum bugün yalnızca Mısır'da görülüyor. Saray Adası'nın doğu kısmında surlarla çevrili yapı kalıntıları, Roma döneminden kalma. En iyi durumda olan yapı, Küçük Tiyatro binası. Dor'lara ait Apollon tapınağının temelleri üzerinde sonraki yüzyıllarda bir Hıristiyan bazilikası inşa edilmiş. Sedir Adası'nın batı kesiminde bir Agora bulunuyor. Bir takım kitabelerden bu bölgede Apollon'un onuruna atletizm festivallerinin düzenlendiği anlaşılıyor.
Böyle bir yer yani Sedir Adası ve Kleopatra Koyu.. Ben de Kleopatra'nın kumuyla denize girdim, pırıl pırıl oldum.
Koy koy olmasına güzelde, cennet gibi de ama içler acısı bir durum var her zaman ki gibi!
Girişteki bilet kulübesinde kocaman yazı; Yabancı para geçmez!
Buldun da dolar'ı, euro'yu aman sakın alma..
- Neden geçmiyor kardeşim yabancı para?
- Ağbi bakanlıktan öyle talimat geldi. Sadece Türk parası olan girebilir. Giriş 10 TL.
- Peki tekneyle gelen turist giremiyor mu?
- Türk parası olmazsa giremiyor, geri dönüyor..
Neden, niçin, kim karar vermiş, niye vermiş belli değil! Bastırırsın 7 dolar, 5 euro biletleri kim nasıl öderse ödesin..
Allah'tan bizde TL. var ve koya girdik. Derme çatma bir cafe, bir cankurtaran mı, güvenlik görevlisi mi nedir belli olmayan çocuk sıcakta cankurtaran kulübesinin içine çoraplarıyla bağdaş kurmuş oturmuş, gazete okuyor.. İlginç bir tablo! (Bkz resim)
Çoraplı çocuk Kleopatra'nın kumunu çalmasınlar diye bekliyor! Bari şortlu birini koy ortama uygun olsun. İngilizce bilen kızlar koy, turistlerle sohbet etsin, yardımcı olsun, ülkemizin güzelliklerini anlatsın. Ya da kamera koy..
Allahım sen sabır ver..
Koydan kum almak yasak, peki hediyelik eşya ofisi yok mu? Şöyle küçük şişelerde kum satılsa da hediye götürsek olmaz mı?
Yok. Öyle bir hediyelik eşya satan yer yok.
Miami, Key West, Orlando'da ise hediyelik eşya dükkanından geçilmiyor. Kum-mum, şapka, t-şört, ne ararsan var. Amaç para kazanmak ve ayrıca gittiğin zaman evine, ofisine koyarak o ülkenin güzelliklerini hatırlamak, eşe-dosta anlatmak.
Bizde en güzel koy var, Kleopatra yüzmüş, Antonios kumları Kuzey Afrika'dan getirtmiş ama gel gör ki, ne ilgi var, ne alaka? Ne hikaye var, ne tanıtım, ne de satış!
Güzellikler var ama güzellikleri anlayan ve değerlendiren yok!
Ya bu atasözleri ne kadar da doğru çıkıyor değil mi?
Nasıl çıkmasın kardeşim, atalarımız bunları yaşamış da söylemiş işte..
“Saldım bayıra, mevlam kayıra..”
Sedir Adası'nı, Kleopatra Koyu'nu bana versinler dünyanın bir numaralı yeri yapmazsam bu mesleği bırakırım. Biraz politikacılar gibi oldu ama ben onlara benzemem yaparım.
Son olarak, bizi çok güzel ağarlayan Diva'nın personeline teşekkür etmek istiyorum.
Yavuz Köse-Kaptan, Mahir Elper-Gemici, Emrah Öz-Gemici, Hakan Erdoğan-Aşcı.. Çok teşekkürler..
Ayşe Özer