Ne Hürrem'miş yahu; ortalığı kasıp kavurdu.. Kabul edin Bihter'in hayatımıza girişi bile bu kadar etkili olmamıştı.. Bihter'in hünerleri sonradan çıkmış ve yavaş yavaş nüfus etmişti bünyemize.. Ama Hürrem öyle mi? Daha ilk bölümden damgasını vurdu Muhteşem Yüzyıl'a.. 'Aleksandra öldü, Hürrem doğdu!' diyerek..
Peki şimdi o zor sorunun cevabını arayalım.. Hatfasonu görmüşsünüzdür, bir çok yerde 'Hürrem in, Bihter out' haberleri çıktı.. Tabii o haberler daha çok takılar ve kıyafetler üzerine yorum yapılarak değerlendirilmiş.. Oysa bu konu başlı başına bir tez konusu bile olabilir..
Bihter'e can veren Beren Saat, şu sıralarda ezik Fatmagül rolüyle karşımızda.. Bihter'in şehvetinden, gücünden, güzelliğinden, entrikalarından eser yok bu rolünde.. Seyirci de o yüzden Aşk-ı Memnu kadar bağlanamadı Fatmagül'e. Fatmagül'ü de sevdi ama Bihter'in yerini de hep ayrı tuttu..
Bihter'den sonra da aşırı fenomen yaratan bir karakter çıkmamıştı.. Ta ki Hürrem Sultan'a kadar..
Ben biliyorum ki Bihter hayranları asla Hürrem'i Bihter yerine koymayacak.. Çünkü artık herkes kabul etmeli ki Bihter karakteri bir efsane.. Yerini kimse alamaz, kimse dolduramaz..
Ama şunu da kabul etmek gerekir ki Hürrem Sultan'ı canlandıran Meryem Uzerli de bir efsane olma yolunda ilerliyor.. Daha iki bölümünü izledik Muhteşem Yüzyıl'ın, üçüncü bölüm de yolda geliyor ama Hürrem damgayı erken vurdu.. İşaretlerini verdi kısacası; 'fena geliyorum ben, göreceksiniz' dedi..
'Beren Saat kadar iyi oynar mı?' zaman gösterecek.. Çünkü entrika sahnelerini izlemedik henüz.. Kime neler yapacağını, 'Sülüman'ı kimselere yar etmemek için neleri gözden çıkartacağını.. Ve tüm bu sahnelerde nasıl bir oyunculuk çıkartacağını da..
Tabii bir de şöyle bir şey var.. Hürrem Sultan, Bihter kadar cesur değil sevişme sahnelerinde.. Bunda dizi henüz yayınlanmadan kopan fırtınaların da etkisi büyüktür elbette ama Aşk-ı Memnu da benzer uyarıları almıştı.. RTÜK karışmıştı, kilitlenmişti.. Hatırlasanıza Bihter-Behlül sevişme sahnesini.. Türkiye'de hanginiz öyle bir sevişme sahnesi izlediniz ki ekranda? Tarihe geçtiler ama henüz onları da geçen olmadı..

Muhteşem Yüzyıl'ın üçüncü fragmanına dikkat ettiniz mi bilmem.. Hürrem'den eser yok fragmanda.. Bu sefer Kanuni'nin savaşçı yönü ele alınıyor ve anonslar Muhteşem Yüzyıl'da savaş çanları çalıyor diye yapılıyor.. Neden bu U dönüşü? Çünkü RTÜK halvet sahnelerini azaltın emri verdi.. Onlar da fragmanda Hürrem'in H'sini bile geçirmediler..
Üçüncü bölümde Hürrem ve Sülüman arasında neler olur bilemeyiz tabii ama Muhteşem Yüzyıl'da bir süre cesur sahne göremeyeceğimizi biliyorum.. Zaten çok da cesur bir sahne göremedik henüz.. Hürrem ve Sülüman'ın sevişme sahnesi bu kadar baskı ve uyarı olmasaydı daha cesurca olabilirdi diye düşünüyorum.. Hatta kesinlikle olmalıydı.. İşin hakkı verilmeliydi..
Uzun lafın kısası, iki bölümden yola çıkarak demem odur ki ne Hürrem ile Bihter'i kıyaslayabiliriz; ne de Aşk-ı Memnu ile Muhteşem Yüzyıl'ı..
En güzeli ikisini ayrı ayrı sevmek.. Evet evet kesinlikle kararım budur.. Bihter'i unutmak ne mümkün zira!!!