Ama en bombası Hülya Avşar ve Mehmet Dereli aşkı ve ayrılığı oldu. Ben geçen hafta bu aşk başladığında yazdım. ‘Bu aşk olmaz bakın görün!’ diye daha yazımın mürekkebi kurumadan pattadanak ayrılık haberleri geldi. Bana sürpriz olmadı. Zaten olmayacak aşktı.. Aşk bile değildi; yaşanmayacak iki üç günlük bir heyecandı Hülya ve Mehmet Bey’in yaşadıkları.
MEHMET ALİ ERBİL VE IRMAK ATUK…Allah aşkına bu nedir ya; yok Irmak evlenmek istemiş de Mehmet Ali de ‘ben her boşandığım karıma nafaka veriyorum artık evliliği düşünmüyorum’ demiş de. Yok buna Irmak Atuk bozulmuş da vs vs.. Allah aşkına Mehmet Ali ile Irmak Atuk birlikte bile değil bunları nereden çıkarıyorlar anlamadım.
Gelelim nerden bildiğime Irmak Atuk’un annesi Sevim Atuk ile ben akraba oluruz ve de ayrıca her dakika görüşürüz hem de öyle böyle görüşmek değil birbirimizde yatılı kalacak kadar yakınızdır. Şimdiye kadar sustum sustum ama işin suyu çıkmaya başlayınca artık yazayım dedim.
Mehmet Ali Erbil’i de tanırım ve severim evet çok çapkındır elinden kaçan ile uçan kurtulmaz ama bu biraz da karşısındaki kadına bağlıdır. Kadın istemezse asla olmaz evet. Mehmet Ali Erbil İle Irmak Atuk 5 ay aynı programda bir aradaydılar. Hem de her gün! Bu işbirliğinden de aralarında güzel bir dostluk kuruldu. TNT televizyonunda programları sona erince de dostlukları ve işbirlikleri bitmedi. Hala birlikte birtakım işleri beraber yapıyorlar ve hatta iş anlamında güzel bir ikili oldular. İnşallah bu iş birlikleri ve dostlukları uzun yıllar sürer.
Irmak Atuk evet çok güzel bir kız hem de su gibi güzel zaten ondan herkes şaşırıyor Mehmet Ali böyle güzel bir kızı es geçmez mutlaka birlikte olur diye ama tekrar söylüyorum maalesef birlikte değiller her kuşun eti yenmez. Ayrıca Mehmet Ali Erbil’in de bir kalbi gönlü var her dakika uçkurunun peşine düşecek değil onunda insani, dost, babacan olduğu kişiler vardır. O kişilerden biri de Mehmet Erbil için Irmak Atuk’tur. Lütfen artık bu ikiliye birlikteler yakıştırması yapmayın evet birlikteler ama iş partneri onlar ve dostlar… Buradan tüm Mehmet Ali Erbil peşinde koşan kadınlara duyurulur. Mehmet Ali Erbil şu an boşta….
KENAN DOĞULU VE BURCU ESMERSOY…Vallahi ikisinin birlikte olduğunu duyunca şaşırdım kaldım. Burcu Esmersoy’u da tanırım Kenan Doğulu’yu da. İkisi de ayrı dünyaların insanı anlayacağınız olacak iş değil bu aşk fazla sürmez. Burcu bambaşka karakterde Kenan ise bambaşka.

Mutlaka uyuştukları bir şey olmuştur da birliktelerdir ama kafa olarak asla birbirlerine uygun değiller. Burcu’yu daha meşhur olmadan evvel tanırdım ve severdim arada ona derdim ki ‘ya sen çok güzel bir kızsın!’ Tabi bu 15 yıl evveldi sanırım o zamanlar Burcu daha 18 yaşında filan. ‘Neden mankenlik, fotomodellik yapmıyorsun?’ derdim. Gün oldu kendini yetiştirdi ve bu piyasada şu anda iyi bir yer yaptı. Akıllı kızdır, cin gibidir. Yolu hep açık olur inşallah. Ama dediğim gibi Kenan Doğulu ile olmaz. Baksanıza daha dün bir bugün iki Özge Ulusoy yüzünden kavgaya bile tutuşmuşlar. Kenan Doğulu’yu da hiç anlamam; gider gider hep kendinden uzun kadınları seçer, neden acaba! Şöyle biraz boyuna posuna uygun bu piyasanın içinden olmayan birini seçse de mutlu olsa artık.
GEÇEN HAFTANIN EN ŞIK DAVETİ…Geçtiğimiz haftanın en şık daveti Karaca Porselen’in Adile Sultan Sarayı’nda verdiği davetti. Davetin amacı Türk Kahvesi’ydi. “Türk Kahvesi içiyorum, kahveme sahip çıkıyorum” sloganı ile uzun süredir çalışmalar yapan Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Başkanı Merve Gürsel ve Karaca Porselen’in sahibi Fatih Karaca’nın ev sahipliğindeki davet oldukça renkli geçti.
Sosyeteden kimi arasanız oradaydı. Kadınlar şıklık yarışındaydı ben de gecceye kısa bir süreliğine katıldım. İyi ki de gitmişim harika bir organizasyon olmuş tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum.
(Haftanın en şık ismi Berna Erten kendi dergisinde yer alan tüm kadınlara şıklığıyla fark attı, elbisenin modelinden rengine, saçından makyajına kadar her şeyiyle tam bir Madonna gibiydi!)
Davette kimler yoktu kimler.. Alem Dergisi’nin ev sahipliği yaptığı geccede derginin Genel Yayın Yönetmeni olan Berna Ertan’ı görünce şaşırdım kaldım. Kadın resmen evrim geçirmiş. Bence geccenin en güzel ve şık kadını oydu. Baştan aşağı kendini yenilemiş zayıflamış, saçlarını kumraldan sarıya doğru boyatmış. Bir saç bu kadar mı bir insanı değiştirir baştan aşağı bambaşka bir Berna Erten olmuş. Geccede en beğendiğim kadın Berna Erten’di; en beğenmediğim kadın ise Suzan Sabancı Dinçer’di.
(Haftanın rüküşü.. Rüşük bile demek az.. Saç, makyaj, kıyafet, renk; her şey berbattı.. Tam bir Primodanna!!!!)
Davetteki en şık kadınlar arasında Feryal Gülman, Didem Antebi, Esra Kaktüs, Ayşegül Aldinç, Merve Gürsel, Caroline Koç vardı. Bu kadına bayılıyorum yıllardır aynı çizgide; bu kadar sade, yalın klas gösterişsiz iddiasız giyindiği için.
Bir de Beyhan Bağışı beğenirim. Kadın hep aynı çizgide giyiniyor. Aylin Tahincioğlu’nun kıyafetine de bayıldım. Zaten geçen haftaki yazımda en şık kadın oydu kıyafetini ben Canan Yaka hazırladı sanmıştım ama meğerse Elif Cılızoğlu imiş. Süperdi; rengi modeli.
Davetin en rüküş kadınları ise Suzan Sabacı Dinçer, Heves Ekinci, Şafak Kibar, Burçak Sayılgan, Simla Beyazıt, Ruken Mızraklı, Nevbahar Koç’tu. Nevbahar Koç’u her zaman çok zarif ve güzel bulurum ama o gecce giydiği kıyafetin ne rengi ne de modeli kendine yakışmamaştı; hele saçları çok kötüydü.
Davete katılan diğer şık ve rüküş kadınları yazmıyorum çünkü tanımadığınız medyatik olmayan isimlerdi. Kimisi şık kimisi feci ötesiydi. Fakat organizasyon tam anlamıyla dört dörtlüktü. Hele ki menü harikaydı. Bu işin duayenlerinden Rasim Özkanca’nın işlettiği Adile Sulatn Sarayı’nın Türk Mutfağı bir harika. Mutlaka bir Pazar Brunch veya bir akşam yemeğine gitmenizi tavsiye ediyorum. Ambiyans ve yemekler harika.
Geccenin en eğlenceli yanı yapılan müzayedeydi. Sevgili Sevan Bıçakçı’nın tasarladığı Tük Kahvesi Fincanları’nın satışı yapıldı. Fincanlar bir harikaydı ellerine sağlık sevgili Sevan. Sevan Bıçakçı’nın tasarladığı fincanlardan almak isteyen sosyetik kadınlar adeta birbirleriyle yarıştı. Satılan fincanlardan elde edilen gelir derneğe aktarıldı. Çok şık ve güzel bir organizasyondu; emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum…
GELELİM BU HAFTANIN IN VE OUT’LARINA.. HAYAT DEVAM EDİYOR / IN… Sevgili Mahsun Kırmızıgül ne dizi yaptın be! Süper, ellerine sağlık. Hele ki seçtiğin oyuncuların hepsi birbirinden iyi. Fikret Kuşkan’ın oyunculuğuna bir kez daha bayıldım. Biraz sorunlu Fikret Kuşkan ama değer değil mi onun yaptığı tüm kaprise değer. Tüm oyuncuları ile harika bir iş…Bravo!
SON / OUT…. Diziyi bir iki kez izlemeye kalktım vallahi hiçbir şey anlamadım, resmen çakma Ezel! Hikaye kötü, oyuncular eh! Ya anlamış değilim neden ha bire aynı oyuncuları bize seyrettiriyorsunuz? Tutturmuşsunuz emme basma gibi birkaç ismi, her sezon değişik hikayelerle karşımıza çıkarıyorsunuz! Oyuncu dolu ortalık alın biraz no name isimler ya! Tabi aman Kuzey Güney dizisindeki kızlar gibi kızlar bulup çıkarmayın karşımıza. Iyyy… Nehir Erdoğan’ın o ağlak suratı nedir Allah aşkına! Kadını her dizide ağlatılar da ağlattılar. Türker İnanoğlu’na sormak gerek neden ağlak bir yıldız yarattı diye!!! Hele Engin Altan Düzyatan’ın o saçları, o yürüyüşü nedir; gitsin biraz yürüyüş dersi alsın. Ondan da bıktık gına geldi hem kendinden, hem sesinden! Hangi reklam filmini seyretsem onun sesi. Vallahi onun sesinin yer aldığı reklam filmindeki ürünleri özellikle almıyorum. Anlayacağınız SON adlı dizi ismi gibi SON olmuş. Olmamış zaten reytinglerde yerlerde sürünüyor… Ey yüce ulu yapımcılar önümüzdeki sezona yeni yüzler taze kanlar ile gelin karşımıza bırakın eskimiş yüzleri…Çok meraklıysanız aynı oyuncuları oynatmaya gidin de biraz ‘eskiçam’ oyuncularını alın oynatın da onlara destek olun. Yazık günah açlıktan sürünüyorlar…
**************************
KEŞANLI ALİ DESTANI / IN… Bayılıyorum bu diziye; konusuna, oyuncularına. Belçim Erdoğan senin sıkı bir hayranın oldum. Cumartesi akşamını iple çekiyorum. Salı akşamları tekrarını bile izliyorum. Nejat İşler harika bir oyunculuk sergiliyor. Kısacası enfes bir dizi ama Belçim Erdoğan gönlümde taht kurdun…
FİRAR / OUT… İyice sıktı artık. Konu her hafta aynı. İsmail Hacıoğlu’nun oyunculuğuna bayılıyorum ama o kadar. Konu ve mekanlar berbat. Kadınların hepsi birbirinden çirkin…
**************************
YALAN DÜNYA / IN… Bravo Gülse Bilsel vallahi böyle bir kadroyu bir araya toplamanız bile olay! Beyaz, Beyazıt Öztürk harikasın. Olgun Şimşek sen nasıl bir insan, nasıl bir oyuncusun. Diziyi biraz da seni seyretmek için izliyorum. Bu kadar güzel, bu kadar sevimli bu kadar içten kısacası her şeyiyle harikasınız süper ekip yolunuz açık olsun…
SEKSENLER / OUT… Olmadı yakalayamadılar 80’li yılları; kadro fena değil ama yine de sevmedik..
**************************
NİŞANTAŞI CHOCOLATE / IN… Yıllardır çizgisinden ödün vermedi. Mönü harika yemekler harika, servis ve elemanlar güler yüzlü. IN olmayı hakkediyor, yıllardır çizgisi aynı olduğu için…
NİŞANTAŞI DELICATESSEN RESTAURANT / OUT… Nişantaşı Mim Kemal Öke sokağında olan mekan tam anlamıyla dökülüyor. Mönü zayıf, yemekleri keyifsiz anlayacağınız fazlasıyla OUT…