YAZARLAR

ELA'NIN SEÇTİKLERİ
ELA KURTULDU
ela@gecce.com
https://twitter.com/#!/ElaKurtuldu
Son Güncelleme: 20 Şubat 2012 22:35
KEBABIN SON DURAĞI RİHAN KEBAP
Her hafta bir mekana gidip değişik duygular, farklı lezzetler yaşamak en önemlisi de bunları sizlerle paylaşmak benim için inanın çok güzel bir duygu… Herkesin bir hikayesi vardır ya işte ben size şu an öyle bir hikaye anlatacağım ki kıskanacaksınız beni ve doğru Suadiye Rihan Kebap’a gideceksiniz. Buna emin olabilirsiniz..
Herkes mekân sahibi olabilir, herkes restoran zincirleri kurabilir ama herkes alçak gönüllü ve mütevazı olmaz. Bu hafta Suadiye Rihan Kebap’a gittim ve kapılarda karşılandım, öyle bir sofralarda ağırlandım ki mekândan ayrılırken iyi ve kaliteli insanların gerçekten hak ettikleri yerde olduklarına bir kez daha inandığımı düşündüm.

Rihan Farsça ‘reyhan otu’ anlamına geliyor. İnanılmaz zevkle dekore edilmiş mor ve altın renklerin hakim olduğu mekanın enfes tatlarıyla İstanbul’da adeta bir efsane olacağına eminim. Aytunç ve Özlem Mekik, öyle bir lezzet şöleni yaşattı ki bana unutmak mümkün değil. Yediğim yemekten oturduğum koltuğa, tuttuğum çataldan girdiğim tuvalete kadar her şey kalite kokuyordu.



İşin tuhaf kısmı ise fiyatların korkunç ucuz olması. En sevdiğim yemek kaburgadır. Onun için şu an size sadece kaburganın fiyatını söylüyorum sadece 19 TL.

Kendilerini yürekten kutluyorum. Bir mekân ancak bu kadar güzel, içten ve sevgi ile dekora edilir ve ancak bu kadar eşsiz lezzetlerle dolu bir menü hazırlanabilir.

Diyeceksiniz ki ‘Rihan’ı bu kadar neden övdünüz?’

Nedeni yok sadece gidin ve görün. Emin olun, bana hak vereceksiniz…
Tabii gitmişken Aytunç Bey’le de güzel bir sohbet etmeden kalkmadım masadan. Gitmeden önce fikir sahibi olun diye sizleri bu doyumsuz sohbetimizle baş başa bırakıyorum..



Öncelikle mezelerinizden ve mönünüzde başlamanızı rica ediyorum.

Her şeyden önce iddia ediyorum Rihan’da birinci sınıf malzeme ile yapılan ürünlerle ağırlıyoruz misafirlerimizi. Tulum peynirimiz Erzincan’dan, tereyağ Bolu’dan geliyor. Nar ekşisi sadece bize özel üretiliyor, ara sıcaklarımız keza öyle; yani bir kebapçı da olması gereken her şey var.

Özellikle belirtmek isterim ki, kesinlikle hiçbir şekilde etten kalan sinir, arta kalan parça ne lahmacunumuzda ne de içli köftemizde asla kullanılmaz. Fırınımız taş fırındır. Misafirlerimizi doyurmak yerine onlara gerçekten sadece et yedirmek istiyoruz. Çünkü etimizin çok özel olduğunu biliyoruz. Balıkesir’de bizim için çalışan 4 tane et çiftliği var, özel üretim yapıyorlar. Bizden bir kişi Balıkesir’e gidiyor ve kendi hayvanlarımızı kendimiz seçiyoruz.

Ana yemeklerimize geldiğimizde hiçbir şey söylemek istemiyorum. Masaya geldiğinde göreceksiniz bir şölen başlayacak. Bize özel bir ürünümüz var adı Efendi inanılmaz lezzetli bir ürün. Adana kebabımızda da çok iddialıyız. Buranın bir artısı ocak başı olması. Ocak başında yok yok. Şunu da çok iyi biliyoruz ki yeme içme sektörünü bayanlar yönlendiriyor. Eğer bayanların da damak tadına uygun bir şey yapmak hedeflenirse başarı kaçınılmaz olacaktır.

(Şölen yaşayacaksınız demişti ya işte ben o şöleni yaşadım ve yazarken bile hala heyecanlanıyorum. Acaba bugün öğle yemeği için Rihan’a mı gitsem :) )

Mönünüz de çok iddialı olduğunuzu biliyorum. Çok güvendiğiniz aşçılarınız mı var?

Mönümüzde ve mezelerimizde bu kadar iddialı olma sebebimiz İstanbul’un en iyi aşçıları burada buluştu. Bütün ustalarımın hepsi kendi dallarında uzmandırlar. Bizzat biz giderek özellikle tek tek seçtik kendilerini. Ekibimizin kusursuz olduğunu ve kusursuz işler çıktığını düşünüyorum. Bütün bu işlerin mükemmel çıkmasının sebeplerinden biride daha önce belirttiğim gibi malzemenin kalitesidir.

Kullandığımız bütün malzemenin en iyisini en pahalısını almayı tercih ediyoruz. Bir mönümüz var ama diyelim ki kar yağdı, semiz otunun üzerine kar yağdığı zaman semiz otu biter ve biz o zaman misafirlerimize diyoruz ki bugün semiz otu yok.


İçeri girdim güzellikten zarafetten başım döndü diyebilirim. Mimarınız kim?

Mimarımız yok bütün bu gördüğünüz her şeyi, kendi zevkimize göre seçtik. Eleştirilebilir, beğenilmeye de bilir ama biz kendi istediğimiz kendi sıcaklığımızda olsun istedik. Bundan sonra ki projemiz olan 2012 yılının sonlarına doğru açacağımız şu an çalışmalarımızın devam ettiği diğer şubemiz Rihan için mimarla çalışacağız ama Suadiye Rihan için mimar kullanmayı tercih etmedik.

Gördüğüm kadarıyla yemeklerle, mezelerle, restorana ait her şey ile ilgili büyük bir bilgi birikiminiz var. Bu kadar bilgiyi nasıl edindiğinizi sormadan geçmek istemiyorum.

Ortağımız Rıza Bey 45 yıldır bu işin içerisinde. 8 yıldır Ziyade Fasıl’ı beraber işletiyoruz. Ziyade Fasıl bir eğlence mekânı olmasına rağmen yemekleriyle çok iddialı, yemeklerine çok önem veren bir mekân. Aslında 2007 yılından bu yana bir kebap restoranı açma düşüncemiz vardı. O günkü ustabaşımız ve bugünkü ekibimizle beraber o günden bugüne çalışıyoruz.

Anlamadım 2007’de mi başladı Rihan Kebap’ın çalışmaları?

Evet, yanlış duymadınız o günden beri yaptığımız çalışmalar bugün artık ürüne döndü. Bütün malzemelerimizi baştan sona en iyi nerden bulabiliriz de başladık direkt üretildikleri şehirlere giderek en iyi, en kaliteli üreteni seçtik. Yıllardır bu proje için hazırlanıyorduk. Bütün bu çalışmaların ardından doğru zamanın geldiğine inandık ve Rihan Kebap’ı hayata geçirdik. Ziyade Fasıl İran’dan dahi talep görmesine rağmen sadece iki şubesi olan bir mekân.

Ziyade Fasıl’ın bize trilyonlar dahi kazandıracağını bilsek de hep iki tane kalacak. Çünkü bizim için kalite her şeyden önemli. Bazı kişilerin aklına gelebilir fazla şubesi olması demek kaliteniz bozulacağı anlamına gelmez. Ben de evet bozar diyorum ve bu kadar da iddialı konuşuyorum. Çünkü standartdizasyonu sağlamak, kontrol mekanizmalarını kurmak çok daha fazla zorlaşıyor. Dünyanın en iyi, en tepedeki mekânlarına bakacak olursak hiçbirinin altı yedi tane şubesi yok.



Çok gezdiğinizi duydum doğru mu?

Doğru çok geziyorum. (gülüyor) Sürekli geziyoruz işimizin bir parçası da bu. Türkiye’de, dünyada bir çok tadımlar yaptık. Yaptığımız tadımlar da sıradan yerler değil daha çok kimsenin bilmediği görmediği yerlere gitmeyi tercih ediyorum. Keşfedilmemiş lezzetleri keşfe çıkmak gibi bir şey. Geçen ay Hatay’da bir dağın tepesinde köy kahvaltısı yaptım.

Özellikle son 1.5 yıldır sadece Rihan Kebap’ta daha iyi hizmet verebilmek için gezdim. Yurtdışındaki bir çok kebapçıya dahi gittim.Türkiye çok geniş bir coğrafya, çok çeşitli lezzetlere sahip. Rihan Kebap’ta da mevsimsel olarak gerçekten çok farklı kebaplar, mezeler yiyeceksiniz.

Rihan hiçbir zaman butik tarzından çıkmayacak. Bir mönümüz var ama kesinlikle mönümüzün dışına çıkıp misafirlerimize değişik tatlar tattıracağız. Demek istiyorum ki Rihan olarak her yeni lezzete, her şeye açığız. Ustamız masaya kadar gider ne yemek istiyorsa misafirim ustamıza söyleyebilir ve biz de elimizden geleni yapabiliriz.



Dediniz ki ‘her kısma hitap etmek istiyorum ama bize önce bayanlar gelsin’, neden ?

Evet, aynen öyle düşünüyorum. Önce bayanlar, ben bunu eğlence hayatında gördüm, restoranlarda da gördüm. Erkekler de yemek yemeği çok seviyor hatta ‘kalplerine geçen yol midelerinden geçer’ derler ama örnek veriyorum erkekler kadınlara dediği zamanda hadi kebapçıya gidelim, bayanların ilk aklına gelen ağır yemekleri olduğudur. Sonuç olarak bir kebapçıyı bayanlar sever bayanlar gönül rahatlıyla yemeklerini yerlerse o kebapçının başarılı olmama şansı yoktur.



Bu iş uğruna kariyerinizi bıraktığınız doğru mu ?

Bütün özel hayatınızı alan bir işi sevmeden yapma şansınız yok. Hizmet etmeyi sevmeniz gerekiyor her şeyden önce bu iş patronculuk oynanacak bir iş değil. Yeri geldiğin de birçok şeyi kendiniz yapmak zorunda kalıyorsunuz. Yedi yıl kadar özel bir şirkette çalıştım. Kariyerimin çok iyi bir noktasındaydım. 2005 yılında kardeşim Özlem, Ziyade Fasıl’la ortak olduktan sonra kendisi her anlamda yanında olmamı istedi. Ben de bir karar vermek zorundaydım. Ve kardeşimin yanında olmayı tercih ettim.

Kendim zaten turizm işletme mezunuyum. Bu işlerin içinden geldiğim için bu fikir bana bir anlamda sıcak gelmişti. Sabah saat 08.00’da bu dükkânın kapısından biz içeri giriyoruz ve son misafirlerimiz çıkana kadar yine biz bekliyoruz. Haftanın 7 günü dinlenmeden çalışıyoruz; 8 yıldır ve bunu da severek yapıyoruz. Bütün hayatımı komple alıyor diyebilirim.

Uzun zamandır bu işin içerisindeyiz ve bütün her şeyimizle misafirlerimize iyi hizmet vermeye çalışıyoruz. İnanıyoruz ki verdiğimiz emeğin karşılığını da alıyoruz. Bizim amacımız para kazanmaktan önce kesinlikle iyi hizmet ve kaliteli zaman yaşatmak misafirlerimize…

***
Aytunç Bey bu hoç sohbetiniz ve sıcak misafirperverliğiniz için çok teşekkür ediyorum. Herşey inanılmaz keyifli ve kaliteliydi herşey. Ben yine geleceğim ama istiyorum ki herkes gelsin ve bu atmosferi yaşasın...

Rihan Kebap'ın detaylarını görmek için tıklayınız
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.