YAZARLAR

KENAN ERÇETİNGÖZ
kenanercetingoz@gecce.com
Son Güncelleme: 13 Mart 2004 10:59
KEKİLLİ'NİN PORNOSU GELDİ!
"Pornocu geldi hanım. Sibel Kekilli'nin son versiyon porno filmi geldi hanım".. Aynen böyle bağıra bağıra, açık açık dolaşıyor ortalarda Sibel Kekilli'nin pornoları..

Hani şu "Duvara Karşı" filmiyle "Altın Ayı" ödülünü alan kız. Hani "Duvara Karşı" filminde Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'yu tanımayan kız. Hani Eski İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in tebrik etmek için elini sıktığı kız.. Hani Ayşe Arman'ın, "Benim gördüğüm kadarıyla siz bu porno meselesine uygun durmuyorsunuz. Ne fizik itibariyle, ne kişilik itibariyle. Mc Donalds'da kasiyer olabilirsiniz de porno da oynayamazmışsınız gibi..." dediği kız; Sibel Kekilli...

Sayın bakana, sayın İsmet Sezgin'e ve Ayşe Arman'a ödüllü kızımız, ekmek parası için porno çeken kızımız Sibel Kekilli'nin bana gönderilen pornosunu göndereceğim.. Kesinlikle kızın geçmişinde yaşadıkları beni ilgilendirmez. Kimseyi ilgilendirmez. Beni ilgilendiren tarafı yapılan röportajlarda kızın "duygu sömürüsü" olarak adlandırılması, acınacak hale sokulması, yaptıklarının sadece ekmek parası için yapıldığının açık açık anlatılması, toplum önünde bakanların alkışlaması.. Sanıyorum ki, danışmanları sayın bakana kızın porno filmlerini, fotoğraflarını gösterselerdi, bakan da gidip o kızı tebrik etmezdi.. Galaya gitmezdi.. Topluma verilen mesajı dengelerdi.

Hayatta hiçbir normal kadına porno film teklifi gelmez! Ama nedense sebze-meye satan, annesiyle temizliğe giden, garsonluk ve kapıcılık yapan, belediyede çalışan Sibel Kekilli'ye gelmiş!

Kekilli, bana gönderilen porno filmde havuz başında beyaz mika bir şezlong üzerinde sevişiyor. Boynunda yine kırmızı bir fular var.. Hem de öyle böyle değil, çok cilveli sevişiyor.. Filmi izlerken Ayşe Arman'ın "siz bu porno meselesine uymuyorsunuz, Mc Donalds'da kasiyer olabilirsiniz" sözleri geldi aklıma.. Güldüm..

Toplum önündeki insanlar olarak bazen daha dikkatli olmamız gerektiğine inanıyorum. Hele hele Televole kültürünün yaygın olduğu ülkemizde bu hassasiyetin iki katına çıkması gerektiğini düşünüyorum.

* * *

Sabah işe gelince Gizmo İnteractive'nin ortağı dostum Can Doğancan'ın mailini gördüm; İstanbul'un Teksas'a döndüğünü anlatan, şaşırtıcı bir mail.. Böyle bir habere sabah gazetelerde rastlamadım! Belki de artık bir Teksas'a dönüşen İstanbul'da daha bilmediğimiz neler oluyordur!

"Kenan, artık bu şehre Teksastanbul demek lazım.

Bugün Dolapdere'de Formart'a giderken ışıkta durduk, genç bir delikanlı elinde irice bir tabanca ile arkamızdaki koyu mavi golf marka araca yaklaştı önce bir el daha sonra da tüm şarjörü şöförün yanındakinin üstüne boşalttı ve ters istikamette kaçarak kayboldu.

Yanlış anlama ara sokak falan değil, anacadde, trafikte zor ilerliyoruz, tam Ford'un servisinin yanındaki büyük otoparkın karşısındaki u dönüşü. Olay yüzlerce kişinin gözleri önünde oluyor.

Ateş edilen arabadan biri yürüyerek fırladı kaçtı, şöför arabayı sürerek karşı taraftaki benzinciye oradan da tepebaşına doğru kaçtı, yani ne olduğunu anlamadan, kimse arabasından inmeden öylece seyrettik.

İşte sana Teksastanbul. Ne bir polis, ne bir polis arabası. Olaydan sonra oraya gelen giden yok, hayat normal akışında devam ediyor ve inan bir süre sonra herhalde rüya gördüm diyorsun."

Gerçekten son zamanlarda şiddet olayları İstanbul'da artmış durumda. Güpe gündüz ve kalabalık yerlerde balyozla yaşanan kapkaç olayları, vurulan insanlar, dayak yiyenler, hırpalananlar.. Artık bir dünya şehri olma yolunda ilerleyen İstanbul'da daha ciddi bir güvenlik önlemi alınmalı, İstanbul emniyetinin olaya daha ciddi bakması gerekir diye düşünüyorum.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.