‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisinin yeni fragmanı yayınlandı ve Beren Saat’in performansı herkesi şok etti.. Baş şok da ben! Önce Beren Saat’in söylediğini anlamadım.. Kim bu filan diye sorarken ben ‘Beren Saat söylüyor’ cevabıyla şoka girdim.. Nasıl güzel sesi varmış öyle? Böyle insanın alıp başını uzaklara gidesi geliyor vallahi.. Dingin, büyülü, su gibi..
Tabii bu türküyü dinleyince hemen cin aklıma Kıvanç Tatlıtuğ’ün söylediği ‘Söyle’ türküsü geldi.. Kavuşamayan aşıklarımızın seslerinin maşallahı var yani.. Sinan Akçıl’a ikisi de bin basar kesinlikle!
Bu arada Sinan Akçıl demişken aşağıdaki yazımdan Sinan Akçıl'dan nefret ettiğimi anlayan bazı arkadaşlar olmuş.. Öyle değil beyler bayanlar! Ben Sinan'ın yaptığı bestelere, yazdığı şarkı sözlerine bayılıyorum.. Bayılmadığım tek nokta şarkı söylemesi.. Yapamıyor, cidden söyleyemiyor.. Bir de değişen giyim tarzı.. Asilliğini ve klaslığını kaybettiği için sevemedim yeni Sinan'ı.. Heves etmiş denemiş ama olmamış işte olmamış.. İşin doğrusu bu.. Yanlış pohpohlanmasına karşıyım, alerjim var!
Haydi dinleyin şu sesleri de karar verin! Beren mi, Kıvanç mı yoksa Sinan'ın mı sesi daha güzel?
Önce Beren'in şarkısı

Şimdi de Kıvanç'ın şarkısı

Sinan'ın sesi de malumunuz zaten.. Haydi yorumları bekliyorum..
***
SİNAN AKÇIL ŞARKI SÖYLEMEKTEN DERHAL MEN EDİLMELİ!Sinan Akçıl bu şarkı söyleme sevdasına nasıl kapıldı, kim ikna etti bilmiyorum ama derhal bu işe bir son vermeli.. Hatta o son vermezse bu işe derhal şarkı söylemesi yasaklanmalı.. Ne sesi var, ne yorumlama yeteneği ne de sahne ışığı..
Eskiden bir karizması vardı Sinan Akçıl’ın.. Kendine baktırırdı, izlettirirdi.. Kıyafetleriyle, duruşuyla asillik akardı ondan.. Ama şimdi tam bir kabus haline dönüştü onu ekranda görmek.. Üstelik çok büyük bir ihtimalle Kemal Doğulu el atmış imajına Sinan Akçıl’ın.. O yüzden karizma daha bir yerlere düşmüş..
Dün gecce Kırmızı Halı’nın sunucusuydu Sinan Akçıl.. Tarzını görünce ‘aman Allah’ımmm diye haykırdım.. Beyaz dar ve kısa pantolonu, belinin üstünde kalan kısa mavi ceketi ve kötü ötesi mavi ayakkabılarıyla içimi kaldırdı.. Ah be dedim ‘Sinan, ne yaptırdın kendine böyle, bu neyin hırsı, ne oluyor sana’
Gerçekten çok ciddi söylüyorum.. Bu işi bırakıp tekrar besteci, söz yazarı kimliğine geri dönsün Sinan Akçıl.. Jean’ine, blazer ceketine tekrar kavuşsun. Karizmasını geri kazansın..
Kemal Doğulu sadece onu giydirmekle kalmamış, dans bölümüne de karışmış sanırım.. Çünkü Kemal Doğulu’nun elini değdirdiği sanatçıların klasik bir dans şekli var ya ayaklarını yere vura vura ya da tepinerek dans etme hali hani.. Hande Yener, Ayşe Özyılmazel gibi.. İşte Sinan da aynen o şekilde dans ediyordu dün gecce.. Gördüklerime gerçekten inanmakta zorlandım.. Sinan Akçıl’ı o halde gördüğüme inanamadım.. Şaka mı bunlar diye söylendim durdum.. Ama yok işte şaka filan yok bu işte.. Sinan Akçıl kendini fena kaptırmış bu işe.. Akıl hocası kimdir bilmiyorum.. Ama sırf Hadise’ye inat olsun diye şarkı söylemesi ve bunu becerememesi kariyer anlamında fena bir düşüşe geçirdi onu..
Bundan sonra ne yapar, nasıl ilerler bilmiyorum ama çok ciddiyim ve tekrar ediyorum.. Cidden söylemesin şarkı filan.. Gerçekten çekiciliğini kaybedip itici bir hal alıyor ekranda.. O şarkı söylerken yaptığı garip hareketler, kameraya attığı şuh bakışlar beni benden alıyor, ‘karartma günleri’ geri dönsün filan istiyorum o anlarda.. Cidden çok kötü, çok..
Ayrıca gereksiz bir pohpohlanma yaşıyorlar.. Atma diye bir şarkı yapmışlar Hande Yener’le birlikte söylüyorlar.. Twitter yıkıldı, süpersiniz, harikasınız diye.. Ne oluyor yahu.. Kulaklarınız mı paslandı sizin? Hande Yener tamam eyvallah da Sinan Akçıl girdi mi devreye işin havası tamamen bozuluyor.. İntihar etmek istiyorum..
Yok yok valla böyle gitmez bu iş; ya kendi bıraksın ya da men edilsin şarkıcılıktan.. Yok mudur bu şarkıcıların bir örgütü filan.. Karar çıkartsınlar.. ‘SİNAN AKÇIL’IN ŞARKI SÖYLEME EYLEMİNE ÖMRÜNÜN SONUNA KADAR SON VERİLMİŞTİR!’ diye..
Çok açık bir şey söyleyeyim mi size.. Vurucu sonu yapıyorum.. Ha Seray Sever şarkı söylemiş, ha Sinan Akçıl.. Hiçbir fark yok arada! Acı ama gerçek işte!