MERMERCİ'NİN DÜĞÜNÜ!
Beş yıldızlı, hatta 8 yıldızlı, dünyada eşi benzeri olmayan Çırağan Sarayı'ndaki otopark mafyası artık gına getirdi, bana fenalık geldi! Önceki gecce yine elim-ayağım titredi, sinirlendim ama ne çare!
Dün akşam Türkiye'nin en kaliteli Japon restoranında, dotlarımla buluşmak üzere Çırağan Sarayı'na gittim. Aslında Reina'da da var ama orada tepenyaki şov yok.
Reina'nın sahibi Mehmet Koçaslan 'Koku olur' diye izin vermemiş! Oysa Koçaslan dünyayı gezmiş bir insan. Ufku geniş olmalı. Dünyadaki 170'e yakın Benihana'ların sadece dört tanesinde hava perdesi var. O dört tanenin bir tanesi de İstanbul Benihana. Yani, müşteri ile tepenyaki ocağı arasında kokuyu geçirmeyen inanılmaz bir hava perdesi var. Ama Koçaslan o güzelim şova izin vermemiş! Uzakdoğulu ustaların ellerinde bıçaklarla ritm eşliğinde yaptığı şovu görmeniz lazım. Bizim aşçı Viktor'du. Atıyor, tutuyor, kesiyor, biçiyor, kepinin içine sokuyor. Ben olsam Tepenyaki şovu Reina'nın başköşesine koyardım!
Neyse, Çırağan Sarayı'na erken gitmişim, biraz deniz kenarına çıktım ve boğazı seyre daldım. Sarayın hemen önünde Sultan Kayıkları'na süper mini etekli, göğüs dekolteli çok şık bayanlar biniyordu. Bayram yeri gibiydi. Boğazın o güzelliğinde, Sultan Kayığı, fesli çalışanlar, çok hoşuma gitti. Onları izlemeye başladım. Meğerse kendini dünya sosyetesine kabul ettiren Ender Mermerci'nin davetine gidiliyormuş. Kızı Yosun, dün gecce Divan Kuruçeşme'de Fransız işadamı Olive Reza ile evlenmiş olması lazım. Dünya sosyetesinden gelen konuklar da düğün içinmiş. Anne Mermerci, kızı için gelen konuklarına bir gecce önce yalısında parti hazırlamış. Ama görmeniz lazımdı, ne şık erkekler, ne alımlı kadınlar vardı, aman aman.. 28 kişilik Sultan Kayıkları'ndan iki tanesi doldu taştı vallahi.
Ama dikkatimi çeken bir şey oldu. Bu sadece benim fikrim, kimseyi bağlamaz. O kadar şık dünya jet sosyetesinin içinde bir-iki tane sırıtan Türk kızı vardı. Sanki o gruptan değilmiş gibi ama onlarla birlikte gittiler! Grubun erkekleriyle şakaşalıyorlardı. Kızlar mini minnacık kot etekle dolaşıyordu. Belliydi yani ne oldukları ama anlam veremedim. Sanki bana eğelendirici kızlar gibi geldi! Hani filmlerde de izleriz ya, daveti neşelendiren kızlar olur. Cannes'da bende bir davete katılmıştım, 10 tane escort kız çağırmışlardı ama süperdi vallahi. Escort dediysem hemen yanlış anlamayın. İşleri sadece daveti neşelendirmek. Neyse kimsenin günahını almayayım.
Vallahi Ender Mermerci Hanım'a bravo.. Eski bir THY hostesi olan Ender Hanım kendini dünya sosyetesine kabul ettirdi. Her ülkeden inanılmaz güzel dostları var. Çok hoşuma gitti. Prensler, prensesler, işadamları, sosyete kadınları, hepsi oradaydı. Sultan kayıkları, boğaz, davetler, harika.. Bunlar ülkemiz için inanılmaz güzel tanıtımlar.
Konu nereden nereye galdi. Çırağan'daki otopark mafyasından Yosun Mermerci'nin düğününe, dünya jet sosyetesine geçtik. Yosun Mermerci ile Fransız damat iş nedeniyle 4 yıl Amerika'da yaşayacaklarmış.
Kuşlarımın söylediğine göre Donald Trump'da düğün için gizlice ülkemize gelenler arasındaymış ve takma isimle Conrad Oteli Kral Dairesi'nde kalmış.
Ne güzel bir ülkede yaşıyoruz. Ne kadar ilginç bir mozaiğin içindeyiz! Sultan Kayıkları arka arkaya boğazda ilerlemeye başlayınca, ben de sarayın içindeki Benihana'ya girdim. Baktım dostlarım gelmiş. Barda sushi ile viski, ardından da tepenyaki masasına geçtik. Kapalı mekanda 6 masa doluydu. Her masada çift ocak var. Her ocak 8 kişilik. Yani 50-60 kişi vardı. Bunların içinde çocuklarda bulunuyordu. Özellikle çocuklar tepenyaki şovu çok seviyorlar. Aşçı Victor önce soğan, mantar ve kabakları ızgaraya attı. Daha sonra karidesleri sanatsal hareketlerle kesti, biçti. Sebzeli Çin pilavı yaptı ama görmeniz lazımdı. Levrek balığı ile tepenyaki finali yaptık.
Fazla uzatmayayım, espresso'lardan sonra Benihana'dan çıktık. Otoparka geldik ve kendini beğenmiş, Çırağan Sarayı'na yakışmayacak, gazetecilere tavırlı görevli ile ağız dalaşına başladık. Ne çirkin! Daha önce de aynı kavgayı Hıncal Uluç yaşamıştı. Q Jazz'ın sahibi Mehmet Ali Açılmış ise aynı tavırdan dolayı park tahtasını arabasıyla kırarak çıkmıştı. Çırağan'ın, Q Jazz Club ile olan kanlı-bıçaklı kavgası yüzünden otel yönetimi gazetecilere gıcık. Bu gıcıklıkta ister istemez otopark çalışanlarına yansıyor. Park görevlisi için Q Jazz, Benihana müşterisi farketmiyor. Güzelim geccenin sonunda sinir olmak hiç de güzel olmuyor.
Aslında Çırağan Sarayı otoparkının ruhsatı yok! Bu konu geçenlerde gazetelere haber olmuştu. Peki, ruhsatı olmayan bir park, nasıl oluyorda astronomik park ücreti isteyebiliyor?
Bilmem, Beşiktaş Belediyesi'ne sormak lazım. Böyle giderse, o sarayda ne Q jazz Club olacak, ne Benihana, ne de bir Allah'ın kulu! Millet korkmuş! Kimse gitmiyor! Yazık olacak, bir gün feci kavga çıkacak! Benden söylemesi.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.