MEYHANE GİBİ MEYHANE: 'GARİBALDİ'
Meyhane kültürünü çok severim ama uzun zamandır tam manasıyla bu adabı yaşayamamaktan yana pek bir dertliydim.. Bizim çok zaman önce keşfettiğimiz ama şimdi şimdi top semtler arasına giren Azmalımescit’te de bu zevki pek yaşamak mümkün olmuyordu kalabalıktan.. Sanırım fazla popüler olmak da iyi değil.. Tüm büyüsü kaçtı Asmalımızın.. Ten tene değmeden kadeh bile tokuşturulamıyor son zamanlarda.. Kadehi geçtim nefes almak bile imkansızlaştı oralarda..
Hal böyle olunca ben de yeni arayışlara girdim.. Şöyle ağız tadıyla bir içşek, keyifli müzikler dinlesek, zaman zaman eşlik eksek, mekan da bizi bunaltmasa isteklerimi ardı ardına sıralamış etrafa bakınıyordum ki bir mail düştü inbox’uma..
Mail aynen şöyleydi: ‘Dilara Hanım, Rengin ben.. Sade Alaçatı’dan.. Biz İstanbul’da Garibaldi diye bir mekanın işletmesini aldık.. Uygun bir zamanınızda görüşmek isteriz’
Garibaldi Meyhanesi’ni duymuşluğum vardı ama gitmişliğim yoktu..
Araya işler, çekimler, röportajlar, dergiler vs. girdi; bir türlü denk düşüremedim.. Ta ki, geçtiğimiz Cuma akşamına kadar.. Artık dedim yeter, çok ayıp ettin Dilara bu akşam git mutlaka dedim ve kalktım gittim..
Ve daha önce burayı keşfedemediğim için bir Beyoğlu kurdu olarak kendimden nefret ettim.. Ama her şeyde bir hayır vardır derler; benim kısmetim de Rengin ve Aslı Hanım’dan yanaymış.. Demek ki onların alması gerekiyormuş benim Garibaldi’ye gitmem için.. Süper bir iş yapmışlar ve iyi ki de almışlar..
Mekanın detaylarına geçmeden önce size biraz Rengin tekin ve Aslı Esen’den bahsetmem gerek.. Dünyada tanıyabileceğiniz en şeker insanlardan ikisi diyebilirim ben onlar için.. Çeşme Alaçatı’da Sade Alaçatı isimli bir mekanları var.. Mekan değil adeta huzur bahçesi gibi bir.. İnşallah bu yaz oraya da gideceğim.. Ve denk gelmiş İstanbul’da da burayı işletmeye başlamışlar.. Şu ara bir çeşme, bir İstanbul arası mekik dokuyorlar.. İki mekanın da iyi olması için uğraşıyorlar kısacası.. sade Alaçatı biraz daha oturmuş tabii ki Garibaldi’ye göre. O yüzden ağırlık elbette ki Garibaldi üzerinde..
Bir sürü planları, projeleri var.. Hepsini de teker teker hayata geçirecekler.. O yüzden hem Garibaldi ismine, hem de Rengin tein ve Aslı Esen isimlerine şimdiden aşina olun derim, çünkü acayip sık duymaya başlayacaksınız bu isimleri..
Ve gelelim beni mest eden Garibaldi’ye.. Acayip bir havası buranın..
Hem Beyoğlu’nun tam göbeğinde hem de Beyoğlu’ndan bağımsız bir mekan nasıl oluyor tam çözemedim ama tam da öyle bir yer Garibaldi..
Mekana girdiğiniz anda kendinizi acayip özgür hissettiğinizi söylemeliyim önce.. Sanki herkes tanıdık, mekan sizin hissiyatını veriyor Garibaldi size.. Bir de nefes alıyorsunuz tabii ki.. Çünkü çok rahat ve ferah bir ortam var içerde.. Yakında bahçe de açılacak..
Asıl o zaman tadından yenmeyecek Garibaldi bana göre.. Acayip keyifli bir bahçe çünkü..
Müzikler şahane.. Bir fasıl ekibi var, bir solistleri var, size anlatmam mümkün değil.. Türk Sanat Musikisi’nden giriyorlar, popa dalıyorlar, oradan arabeske geçiş yapıp, türküden çıkıyorlar.. Ve gerçekten çok ama çok eğlendiriyorlar.. Hele o solistin bir enerjisi var; şarkı söylemem diyen adama bile avaz avaz şarkı söyletiyor.. Gerçekten böylesini az gördüm ben.. Cuma geccesi mekanda da tebrik ettim kendisini ama buradan da tebrik ediyorum.. Gerçekten muhteşemsiniz beyler!
Ve gelelim yemeklere.. İşte burada Rengin ve Aslı Hanım tekrar devrede.. Başta 12 çeşit serpme meze geliyor masanıza.. Mezeler mevsime göre değişiklik gösterebiliyor ve tabii ki her gn taze olarak hazırlanıyor.. Organik patlıcandan kömür ateşinde hazırladıkları patlıcan salatası tam parmak yedirtecek türden.. Bir de sadece Garibaldi’de yapılan ve tarifi Rengin hanım’a özel olan Girit Mezesi var ki, mutlaka tatmalısınız..
Ara sıcak olarak 3 çeşit ara sıcak var.. Etli pazı sarması ve tarifi yine Garibaldi’ye özel olan Balık Köftesi en beğenilenler..
Ana yemeklerde de bademli tavuk ve hünkar beğendiyi mutlaka tatmalısınız. Tatlısız olur mu olmaz.. Tatlılardan da favorim dondurmalı irmik evlası..
Fiyatlarda acayip uygun.. Zaten fix mönü uygulaması var.. Ben limitimi biyelim, içkide ölçüyü kaçırmamayım diyorsanız 70, getirin tüm içkileri içeceğim diyorsanız 80 TL’ye muazzam yemekler yiyip, acayip de eğleniyorsunuz..
Buranın en önemli özelliği bir zamanlar Giuseppe Garibaldi’nin yaşadığı yer olması.. Garibaldi, Binler seferi ya da kızıl gömleklileri seferi diye bilinen bir hareketin kurucusu. Sicilya'dan başlayarak kuzeye doğru topladığı gönüllülerle Roma'yı başkent yaparak İtalya'nın tek bir devlet altında birleşmesi için çalışmış.. Kendisine büyük servetler önerilmesine rağmen hareketinden vazgeçmeyen Garibaldi, 1862 yılındaki Roma yenilgisinden sonra İstanbul'da sürgün hayatı yaşamış ve Çiçek Sokak’ta Madam Sauvaigo'nun pansiyonuna yerleşip Fransızca dersleri vermiş. İşte bu yüzden de bu mekanın adı Garibaldi olmuş..
Şimdi en kısa sürede kendinize vakit ayırın ve bu buram buram tarih kokan, iki özel kadının işlettiği mekandan adımınızı içeri atın.. Her şeyi unutun, sıkıntınızı, yorgunluğunuzu.. Hoş siz unutamazsanız bile Garibaldi size unutturuyor; o yüzden dert etmeyin..
Masanız hazır, buzlu rakınız bardakta, envai çeşit mezeniz önünüzde.. Kulaklarınızda en güzel tınılar.. Bırakın dursun zaman ve siz az bulunan kalitedeki eğlencenin tadını çıkartın.. Ama benim yerime de bir kadeh içmeyi unutmayın.. Ne de olsa benim tavsiyemi dinleyip gittiniz değil mi?
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!