Motosikletle çıktığım Antalya turunda akşam çadırımda dizüstü bilgisayarımı açtığımda Medyaradar'dan okudum.
“Okan Bayülgen, canlı yayında yaptığı hakaretlere bir yenisini ekledi. Geçen ay Acun Ilıcalı'ya 'lümpen' diyen, araba almanın salaklık olduğunu söyleyen Bayülgen, önceki gece de Hürriyet yazarı Cengiz Semercioğlu'na "Yavşak" diyerek saldırdı.
"Mesela araba almak salaklık, motor değil. Çok medeni bir alet dediğim için bir hesap-kitap yapmış. Bir motor hesabı yapmış, hâlbuki tamamen yanlış... "
"Çünkü bunlar, bu tip herifler, böyle yazan adamlar arabaya ve paraya tapıyorlar ve o arabaları olanlara tapıyorlar. O yüzden, Türkiye'deki zenginlik göstergesi araba olduğu için, o arabaya taptığı için motoru küçük görüyor."
Antalya yakınlarındayım. İnananın nerde olduğumu bilmiyorum. Manzarasına vurulup durduğum minicik bir derenin kenarında, nane kokularının arasında kurduğum çadırımdan yazıyorum. Gün batımı manzarası Tanrının eşsiz tablosunu seyrediyorum. O ne renkler.
Motosiklet ve araba ile bu yolu defalarca yaptım. Her yıl birkaç kez yaparım. Ama öğle asfaltlan değil. Benim yolum her zaman ülkemin arka bahçesinden geçer. Yazdım, yazıyorum. “Bu ülkeye ne zaman âşık oldum biliyor musunuz? Motosiklet ile ülkemin arka bahçesini tanıdığımda.
Neyse konumuza gelelim. Motosiklet mi? Arabamı?
Bu sorunun cevabını verebilmek için benimle bu yolu yapmanız gerekir. İnananın bir daha asla arabanın kapısını bile açmazsınız. Motosiklet ile seyahat etmek büyük bir farklılık. İnanın seyahatiniz boyunca defalarca durup “Şükredeceksiniz”
İkide bir “Aman Tanrım. Aman Tanrım” diyeceksiniz. Çünkü motosiklet ile seyahat çok ama çok farklıdır. Bir defa tün duyu organlarınız çalışır. Görür, duyar ve koklarsınız. Her yerde durup dokunursunuz. Park etme derdiniz olmadığı için kendinizi özgür hisseder ve hiç strese girmezsiniz. Çoğu zaman ıslık çalarak yol yaparsınız. Nedense her yerde ayrıcalıklısınızdır. Size indirim yaparlar ikramda bulunurlar konuk ederler. Motosikletli olmak konuk olduğunuz şehrin insanları ile iletişim kurmanızı hemen sağlar. Uzun sohbetler için başlangıç olur.
“Kaç para kaç basar” değişmez sorusu ile başlayan diyalog sizi yöre insanı ile tanıştırır. Aracın giremediği patika yollar cennetin kapılırını aralamışçasına size eşsiz manzaralar sunar.
İyi marka bir araba sizi yolunacak turist yaparken iyi marka bir motosiklet sizi kısaca yöre halkı ile dost yapar.
Motosikletle gittiğiniz hiçbir yerde kazıklanmazsınız. Fiyatlar size hep dost işi gelir. Her türlü ideaya girerim. Aynı lokantaya bir jeep ile gidin birde motosikletle. Aynı şeyleri sipariş edin ve sonucu görün. İkisi arasında çok fark olacak.
Ayrıca seyahatiniz boyunca korna ile selam alırsınız. Küçük büyük tüm motosikletçiler sizi bizden biri sayar ve korna çalarak “ bir isteğin var mı?” sorusunu sorar. Sende ona korna ile “sağ ol” mesajı yollarsın.
Motosiklet, denge ve özgürlüğün kontrolü simgeliyken bir alettir. Motosiklet öyle bas gaza gidelim cinsinden bir alet değildir. Kendine özgü felsefesi vardır. Her model, her tür bir şeyler anlatır. İnsanın kimliğini yansıtır. Markların bile önemi vardır.
Motosikleti sevmeyen yoktur sadece binemeyen vardır. Motosiklete binmek yürek ister.
Hep görmüşümdür. Motosikletimin başına gelip birçok insan dalıp gider. Dakikalarca hayallere dalar ve “Ah bir eşim,ailem izin verse” der…
Çoğu dostum ailesini geride bıraktıracak kadar tutkuludur motosikletine. Karşılığı nedir derseniz bunu anlamak için motosiklet ile seyahate çıkmanız gerekir.
Hem motosikleti hem de lüks otomobili olan bir kişi olarak şunu söylemek isterim ki. Sadece paranızı seven kadınları çeker …
Ya motosiklet ...
Okan'ın söylediği gibi “Lüks araba almak salaklık mı?” bilmek için motosiklete binmek gerek.
Ama şunu biliyorum ki. Motosiklete atlayıp çadırınızı alıp Türkiye'nin arka bahçesinde tura çıkmamak aptallık.
Unutmayın uzun yaşamak önemli değil. Anı toplamak önemli.
Soruyorum kaç anınızı hatırlıyorsunuz.
Gün batıyor ama bu manzara hafızalarıma kazınıyor.
Üzme kendini Okan Bayülgen biz başka boyuttayız. Onlar başka boyutta…
Onların lüks arabaları, Havuzlu , Bahçeli lüks villaları olabilir.
Ormanlar,denizler ,okyanuslar bizim….