Bak şimdi!
Nurgül Yeşilçay, benim tesadüfen şahit olduğum “Sushiler ne oldu tatlım?” konusunda ne açıklama yapmış?
"Neymiş, ben kendisine mesaj atıp 'Ne oldu sushiler tatlım?' diye sormuşum. Kesinlikle böyle bir mesaj yollamadım o kişiye. Benim o adamla işim olmaz, bundan sonra da asla olmayacaktır." demiş.
Bak sen Nurgül Yeşilçay’ın yaptığına?
Ben aslında iyi bir adamım ama bu durumlarda sevgili Sezen Aksu’nun dediği gibi içimdeki “şeytan” açığa çıkıveriyor!
Konunun başrol oyuncusu Mehmet Özener’i aradım hemen.
“Oğlum Mehmet, sen cep telefonuna Nurgül Yeşilçay diye başka bir isim mi yazdın? Sahte Nurgül Yeşilçay’dan mı geldi o mesaj?”
Chilai’deki masada Olcayto Ahmet Tuğsuz, Yüşa Üney gibi dostlarımla oturuyordum. Her şey tesadüfen gelişti.
Hadi madem şeytanlığa başladık, Mehmet Özener masamıza gelince Olcayto Ahmet Tuğsuz, “Ben seni Nurgül Yeşilçay’la düşünemiyorum” dedi. Çocuk Allah için hiç sesini çıkarmadı.
Olcayto sert adamdır, direkt söyler. Ne de olsa jüri üyeliği yapmış, yıllarca bu piyasanın içinde kalmış bir adam kendisi.
Bunun üstüne Nurgül’ün mesajı geldi ve olay patladı!
* * *
Şimdi Nurgül ne açıklama yapmış?
"Neymiş, ben kendisine mesaj atıp 'Ne oldu sushiler tatlım?' diye sormuşum. Kesinlikle böyle bir mesaj yollamadım o kişiye"..
Mehmet Özener’i aradım..
“Mehmet hele bi anlat kardeşim şu hikayeyi de dinleyelim gerçeği” dedim.
“Madem Nurgül Yeşilçay’a sushi götürdün, evi nerde, nasıl bir ev, içi nasıl, dışı nasıl anlat” dedim..
Bakmayın hemen konuştuğuna, asla konuşmaz. Ama 30 yıllık arkadaşım ve benim ekranda millete nasıl sorduğumu düşünürseniz isterse cevaplamasın. Yoksa Mehmet Özener yalancı olacak. Ki bu asla mümkün değil, dünya iyisi, beyefendi bir adamdır.
- Ben Nurgül Yeşilçay’ın evini bilmiyorum. Nerde Nurgül’ün evi, sushileri nereye götürdün Mehmet?
- Abi ya, valla, ık-mık, yapma ya.. Ben Chilai’yi nerden bileyim. Evde oğlu da vardı. Sushi’nin Chilai’de olduğunu ve yeri Nurgül söyledi. Ben hatta ‘çocuk ne yer’ diye sordum, ‘yok yok o da sushi sever’ dedi.
- Nurgül’ün evi nerde Mehmet?
- Chilai’den çıkınca Emirgan’a doğru giderken soldan iki veya üçüncü apartman.
- Mehmet sana inanmadığımı sanma ama ev nasıl bir ev, dekorasyonu nasıl, anlat ki gerçekler ortaya çıksın kardeşim. Sushileri Nurgül’e götürdün mü, götürmedin mi?
- Ya inanmıyorum gerçekten. Orta daire. Küçük bir daire. Girince karşıda mutfak var. Sağda yuvarlak yemek masası var. Denize bakan yerde L koltuk ve TV var. Küçük bir balkon var. Karşılıklı iki sedir var. Hatta salondaki koridorda cam kapı var ama cam yok.
Abi sen beni kaç yıldır tanıyorsun, sen de mi bana inanmıyorsun?
- Ben sana inanıyorum Mehmetçim, ben bu camiada bu tip insanlara inanmıyorum. Neden yalan söylüyorlar, neden utanıyorlar, neyi saklıyorlar anlamıyorum.
- Başka evden detay ver bakayım, sushi’leri kim yedi?
- Abi evde yalnız değildik ki zaten. Nurgül’ün Amerika’dan yüzme hocası olan Canan Hanım vardı. Canan’ın hamile kız kardeşi ve kocası da vardı.
Bak abi, biz aynı gün öğlen Monjeri midir, nedir oradaydık Nurgül’le. Garsonlara sor lütfen, bana inan abi. Soldaki ikili rahat koltuklarda oturduk. Nurgül karşıdan geldi, Monjeri’yi de söyleyen kendisi.
Yeniköy’de bir yere daha gittik ve orada ben çay içtim, Nurgül bira içti..
Neden abi, neden böyle yaptı anlamadım. Sanki ben seni aradım da söyledim. Öyle olsaydı, daha önce arar söylerdim. Başka gazetecileri arardım. Ama bu yaptığına anlam veremedim. Zaten sen yazıyı yazdıktan sonra bana mesaj atarak çok kötü hakaretler etti.
‘Sen gittin Kenan’a yetiştirdin dedi. Sen sevgiden yoksun, sevgiden nasibini almamışsın’ diye bir çok hakaret etti. Neden abi? Bu kadar utanacaksa benle neden berabersin? Ben ne yaptım abi?”
Oğlum seni tanırım. Sen iyi davrandın, çok beyefendi davrandın. Hep verdin, hep ne isterlerse yaptın, koşturdun, aldın, buldun, hizmet ettin..
Kaba olacaktın, sert davranacaktın. O zaman bunlar başına gelmezdi..
Sevgili okurlar nelerle uğraşıyorum ben bile kendime şaşıyorum.. Ama doğrular için ne olursa olsun taktım mı da takıyorum..
Bakalım şimdi Nurgül ne diyecek?