İşte bu haftanın tadından yenmeyecek mekanları, flimleri ve müzikleri…
THE HUNGERThe Hunger sizi şarap festivaline davet ediyor !Salı günlerine özel festivalde muhteşem tatların yanında seçtiğiniz lezzetli şarapların ikincisi %99 indirimli! The Hunger Ataköy, Salı Günleri Şarap Festivali'nde konuklarıyla buluşmak ve lezzetlerini sizlere sunmak için sabırsızlanıyor..
Ataköy Galleria’da, konuklarını ağırlamak ve lezzete doyurmak için kapılarını açan The Hunger, “Şarap Günleri” etkinliği Salı günleri lezzet avcılarının uğrak yeri olacağa benziyor!
Her Salı, yemeğinize eşlik edecek seçkin şaraplarının 2. Şişesi %99 indirimli! Gün boyunca sürecek etkinlikte, seçeceğiniz şaraplar ve lezzetli The Hunger menü alternatifleriyle yemekleriniz adeta bir lezzet şölenine dönüşecek.
Muhteşem tarifleri ile müşterilerinin beğenisini toplayan ve damaklarda alışkanlık yaratan lezzetlere imza atan The Hunger, menüsü ile konuklarında bağımlılık yaratıyor. Konuklarına daimi olarak farklı lezzetler sunmayı hedefleyen The Hunger’ın menüsünde markaya özel bir etten yapılan The Hunger Burger ve Somon Burger gibi sürpriz tatlar mevcut. Yeni ve iddialı lezzetlerinin arasında ise özel Hunger mangalında servis edilen Dil Balığı Şiş ve Tavuk Sarma bulunmakta.
The Hunger güzel bir haber daha! Birinci yaşını doldurduğu şu günlerde 3. Şubesi Atakent ArenaPark AVM’de, The Hunger severler ile buluşuyor! Genişleyen The Hunger ailesi şimdi de Atakent’i lezzete doyuruyor!
Dinamik ve genç bir mekan olan The Hunger, haftanın her günü 10.00 – 00.00 arası, hayattan ve yemekten keyif almayı seven herkese tüm güler yüzüyle kapılarını açıyor.
Ne diyorsunuz gidelim mi ? Ben gitmeyi düşünüyorum sizlerin de gitmesini tavsiye ediyorum.
PALET BALIK22 senedir 'Le Pecheur' adıyla hizmet veren balık restoranı, Fransa'nın 'soykırım' tasarısına tepki göstermek için isminden vazgeçmişti. Hatırladınız mı? İşte Le Pechur artık Palet Balık adı altında hizmet veriyor.
Benim çocukluğum geçti Tarabya'da yıllardır hiç çizgilerini bozmadılar. Palet Balık benim gerçekten çok sevdiğim mekanlardan biridir. Ne anılarım var benim o mekanda ismi değişmiş olabilir ama geçmişimin güzel anıları ne zaman gitsem film şeridi gibi canlanır gözümde...
Kentin Avrupa yakasında, havaalanına 40 dakika mesafede, Boğaz'ın en güzel koylarından biri olan Tarabya'da, deniz üzerine inşa edilmiş tek restaurant: Palet Balık
Sıcak İstanbul akşamlarında denizden esen ılık bir meltemle karşılıyoruz sizleri. 400 kişilik, eşsiz ve muhteşem salonumuzda, seçkin mufağımızın eşsiz tatlarını, zengin içki seçeneklerini benzersiz hizmet anlayışımızla sunuyoruz sizlere.
Dahası denizin doğal müziği, ay ışığı ve yakamozlar daha bir tadlandıracak ürünlerimizi. Sizi lezzetin doruklarına çıkaracak, Le Pecheur'de geçirdiğiniz anları unutulmaz kılacaklar.
Pazar Günü Açık Büfe Kahvaltı Keyfi
İstanbul'da enfes bir pazar gününde kahvaltı keyfi yaşamak isterseniz Palet Balık doğru adres. Pazar günleri sabah 9:30-14:00 saatleri arasında brunch keyfinde 70 çeşit kahvaltı çeşidi, sıcak soğuk içecekler ve portakal suyunun dahil.
Palet Balık'ın kurucularından İbrahim Biberoğlu'nu çok genç yaşta olmasına rağmen kalp krizinden geçen ay katbettik. Burada onu saygı ile anmak istiyorum. Kendisi gerçekten çok iyi kalpli ve başarılı bir iş adamıydı...KONSERROCK'N ROLL GRUBU DERİNLİK SARHOŞUBu Kez Meme Kanseri İçin Çalacaklar
Rock’n Roll grubu Derinlik Sarhoşluğu meme hastalıklarıyla ilgili faaliyet gösteren Europa Donna Türkiye’nin Bir Nota, Bir Hayat konserleri kapsamında Bistro Hayal Kahvesi’nde sahne alacak.
Avrupa ülkeleri kadınlarının oluşturduğu bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir organizasyon olan Europa Donna (Avrupa Meme Kanseri Koalisyonu) meme kanseri konusunda farkındalığın artırılması, meme kanseri erken tanı ve tedavi olanaklarının yaygınlaştırılması çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
2001 yılından bu yana Europa Donna'nın Türkiye ayağı olan Türkiye Meme Hastalıkları Koalisyonu Derneği, hem meme kanserine dikkat çekmek hem de geliştirdiği projelere gelir sağlamak amacıyla Rock’n Roll grubu “Derinlik Sarhoşluğu” ile elele veriyor.
KİTAP2666Roberto Bolaño'nun tüm dünyada büyük bir ilgiyle karşılanan ve Türk okurları tarafından da heyecanla beklenen romanı
Kuzey Meksika'dan Nazi Almanyası'na, Stalin'in Moskovası'na, Drakula'nın kalesine ve denizlerin derinliklerine uzanan çarpıcı bir edebi labirent… Bolaño, ölümle yarışarak yazdığı 2666'da, kötülüğün en yalın halinin günümüz Meksika'sından bir gazete haberiyle başlayan hikâyesini anlatıyor. Hikâyenin geçtiği Santa Teresa sadece Cehennem olmakla kalmıyor, aynı zamanda da bir ayna; "sürekli işe yaramaz bir değişim içinde olan zengin ve yoksul Amerika'nın" hüzünlü bir aynası.
"Kitaplar pek çok işe yarar, sizi bazen çalışmaya bazen eğlenmeye ve bazen de yazmaya teşvik eder. Bolaño'yu okumak bana yazma konusunda ilham veriyor. Tam bir dâhi."
Patti Smith
"Bu yılki okumalarıma çoğunlukla Roberto Bolaño hâkimdi. Bolaño, 2666'da Güney Amerika, ABD ve Avrupa geleneklerini; modernizmin vahşi gerçekçiliği ile suç romanlarını pürüzsüz bir şekilde bir araya getiriyor. Bolaño'nun romanları, yazarı modern edebiyat tarihinde önemli bir yere oturtuyor."
GÖZLERİNİ SIMSIKI KAPATAKLINDAN BİR SAYI TUT'un yazarı JOHN VERDON'dan...
New York'un en gözde dedektifiyken, basının kendisine yakıştırdığı isimden hep rahatsız olmuştu: Süper Dedektif. Bir bulmacayla karşılaştığında, mutlaka çözmek isterdi. Gurney'e göre her bulmacanın çözümü için mutlaka bir ipucu vardı.
Peki ya bu sefer yoksa?
Düğün günü öldürülen bir gelin… Ve olaya tanıklık eden yüzlerce davetli. Cinayeti kimin işlediği ortada, herkes kendinden emin ama ya hepsi zekice bir illüzyonla yanıltılıyorsa... Cinayet silahı dahil birçok detayda sürpriz akıl oyunlarını gördüğünde, Gurney tam bir psikopatla karşı karşıya olduğunu anlar.
Gurney şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemleri, soruları ve keskin bakış açısıyla soruşturmaya bambaşka bir boyut kazandıracaktır. Kim daha zeki; Gurney mi, yoksa müthiş bir illüzyondan ibaret katil mi? John Verdon'dan, akıl oyunlarının iç içe geçtiği, sıra dışı bir roman.
SİNEMAFETİH 1453Babası II. Murat'ın ölümü üzerine ikinci kez tahta çıkan II. Mehmet'in şimdi kafasında gerçekleştirmesi gereken ilk öncelik Bizans İmparatorluğu'nun son toprağı olan Konstantinapolis'i Osmanlı Devleti'ne katmaktır. Bu uğurda ne yapılması gerekiyorsa genç padişah hiçbirinden feragat etmeyecektir...
Osmanlı Devleti'ne çağ atlatarak imparatorluğa taşıyan Fatih Sultan Mehmet'in 1451 yılında henüz İstanbul'u alma planları yaptığı dönemden başlayan film, şimdiye kadar çekilmiş en büyük tarihi-kahramanlık projesi olma iddiasında.
Filmde Molla Gürani'yi de yani Fatih'i yetiştiren üstadı ve Fatih Sultan Mehmet’in çocukken aldığı bu eğitim süreçleri de yer alıyor. 3 boyutlu animasyonların da yer aldığı filmin yönetmenliğini Faruk Aksoy üstlenirken, senaryoyu kaleme alan Atilla Engin ve İrfan Saruhan'a Prof.Dr. Feridun Emecen, Doç.Dr. Hülya Tezcan, Doç.Dr. Gülgün Köroğlu, sanat tarihçisi Massimo Farinelli'den oluşan geniş bir danışmanlar kadrosu da eşlik ediyor.
ALACAKARANLIK EFSANESİ: ŞAFAK VAKTİAlıştığımız aşk filmlerinin dışında bir konuyla epik bir aşk efsanesinin sonuna Bella Swan ve Edward Cullen ile geliyoruz. Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti filmi bildiğiniz gibi Stephenie Meyer’ın en çok satanlar listesinde yer alan Alacakaranlık roman serisinden editlenerek oluşturulmuş bir baş yapıt. Filmin ilk bölümünü izleyenler bilir, Bella ve Edward karşılarına çıkan her türlü engele rağmen evlenmeyi başarıyorlar. Bu evlilikle birlikte adeta rüya gibi devam eden hayatları Bella'nın hamile kaldığını öğrendiği andan itibaren farklı bir yön alıyordu.
Bella'nın hamileliğinden dolayı içinde var olan bebek ya da bir başka deyişle yaratık, filmde yer alan kötü sahnelerden hatırlayacağınız gibi hem bazı kurtları peşlerine takıyor hem de çeşitli vampirlerin süregelen akdini tehlikeye atıyor.
Oscar’lı yönetmen Bill Condon’ın sinemaya uyarladığı Alacakaranlık Efsanesi serisinin dördüncü bölümü olan Şafak Vakti'nde büyük aşklar, sıkı dostluklar ve fedakarlık insanın kendisini yeniden bulması bağlamında büyük önem kazanıyor. Filmin senaryosunda Melissa Rosenberg imzası yer alırken yönetmen koltuğunda ise Tim Burton, Çağan Irmak ve Bill Condon oturuyor.
Filmin oyuncularını sıralamak gerekirse, Angelina Jolie, Kristen Stewart, Robert Pattinson, Al Pacino, Ashley Greene, Taylor Lautner, John Travolta, Kellan Lutz, Jackson Rathbone, Nikki Reed, Marlon Brando, Anna Kendrick gibi harika isimler filmde boy gösteriyor
Bol eğlenceli, güzel, huzurlu bir hafta geçirmenizi diliyorum..