Evet kesinlikle Öyle Bir Geçer Zaman Ki'nin yayın günü Çarşamba olarak değiştirilmeli.. Çünkü Kanal D dizileri arasında Yaprak Dökümü'nün tahtına oturabilecek tek dizi Öyle Bir Geçer Zaman Ki! Şüphe bu işi kıvıramadı çünkü..
Kanal D'de durumun farkında olacak ki neredeyse her gecce Şüphe'nin tekrarını yayınlıyor.. Amaçları her saat izleyicisini bu diziye bağlamak.. Ama bu olmayacak.. Çünkü Şüphe dizisi asla tutmayacak ve çok kısa bir süre sonra yayından kaldırılacak..
Tutan dizilerde Kanal D böyle bir uygulamaya asla yapmıyor.. Sadece cumartesi ya da Pazar günü tekrar veriyor o kadar.. O da rutin uygulaması.. Siz hiç her gecce Aşk-ı Memnu'nun tekrar bölümlerini izlediniz mi ya da Yaprak Dökümü'nün izlemediniz.. Çünkü zaten tutmuşlardı ve böyle bir uygulamaya gerek yoktu.. Ama Şüphe tutamadığı için Kanal D her gecce yayınlıyor.. Saçma sapan bir şey işte; Kanal D'ye hiç yakışmıyor..
Neyse konudan sapmayalım.. Salı günleri rakipsiz yayınlanıyor Öyle Bir Geçer Zaman ki! Karşısında kayda değer sadece Aşk ve Ceza var.. Ama onun da durumu ortada..
Çarşamba günleri ise Muhteşem Yüzyıl, Çocuklar Duymasın dizileri yayınlanıyor.. Hoş Çocuklar Duymasın'ın yaptığı numara da kısa sürdü.. Muhteşem Yüzyıl'a kafa tutmak için Haluk ve Meltem'i boşamaya kalktılar.. Ama bu haftaki bölümde Meltem Haluk'a sürpriz doğum günü düzenliyor, aynı yatakta uyuyorlar vs.. Yani ben demiştim diyeceğim ama böyle olacağını iki üç yazı öncesinde yazmıştım zaten.. Kaldı Muhteşem Yüzyıl..
Muhteşem Yüzyıl'a kafa tutabilecek tek dizisi var Kanal D'nin şu anda.. O da Öyle bir Geçer Zaman Ki! İşte o yüzden Çarşamba gecesine alınmalı.. Hem Yaprak Dökümü'nün tahtı rahat eder, hem de Muhteşem Yüzyıl gibi bir diziye sağlam bir rakip çıkar..
Ayrıca şöyle bir şey de var.. Öyle Bir Geçer Zaman Ki, Çarşamba'ya geçerse Şüphe de Salı geccesine alınırsa Aşk Ve Ceza'yı izlemeyen seyirci Şühpe'yle oyalanabilir.. Belki de o zaman Şüphe'nin fanatikleri oluşabilir.. Böylece Şüphe de kurtulur belki.. Ne dersiniz?
AH OSMAN YA! AMA ÖLMEYECEKSİN ALLAHTAN!Hazır Öyle Bir Geçer Zaman Ki'den bahsettik, devam edelim.. Dün gecce Osman bizi mahvetti.. Yüreğimize jiletler attı; boğazımıza yumruklar oturttu..

Caroline de sağ olsun, içimizdeki canavarı yine hortlattı.. O tokat sahnesinden önce 'korkak Osman, korkak Osman' diye çemkirme sahnesiyle delirtti bizi.. Sonra o tokat geldi.. O kadını saçlarından sürükleyerek yolda, tokat manyağı yapmak istedim bir an.. Çıldırttı resmen ama oyunculuk gücüyle de acayip etkiledi..

Dizinin en dikkat çekici sahnelerinden biri de Soner'in Aylin'in intikamını almak için kampı basma anıydı.. Soner karakterini canlandıran Mete Horozoğlu'nu izlerken bir an kendimi Nefes filminde sandım.. Gerçek bir komutan gibi davrandı çünkü.. İnsanları sıraya dizmesi, içlerinden çağırıp tokatlaması vs.. Bir an Soner gitti, Mete Yüzbaşı geldi sanki..

Sonra Osman'ın denize düşme sahnesi.. Düşme anı dışındaki çekim sahneleri gerçekten çok ama çok başarılıydı.. Hele o ayakkabının dibe gömülmesi, muhteşemdi.. İnanılmaz bir iş yapmışlar..
Bakalım haftaya neler olacak, yine kaç ton gözyaşı dökeceğiz?
Gel de içme işte! Sevgili Cem Ceminay'ın twitter'da da yazdığı gibi bu diziyi izlerken rakı içmeyeceksin de ne içeceksin işte!
Bol seyirli günler efendim..