“PİS 7’Lİ”
İçimizi karartan dramlardan uzaklaştırmaya, kafa dağıtmaya ve yüzlerde tebessüm bırakmaya yönelik bir yapım Pis Yedili. Bu yüzden de salı akşamlarının ağır dramına alışmış bünyesine ilaç gibi geldi! Dizi eğlenceli ve komik olma yönüyle sevildi. Hatta ratinglerde ilk üçe bile girdi. Bizi kendilerine bağlamayı başardılar! Sonuç olarak sevdik biz bu“Pis 7’li” ekibini!
Dizinin senaryo yazarı ve yazı ekibinin başı bu işi yıllardır yapan ve ekranlardaki birçok yapımda imzası bulunan Gani Müjde! Deneyimi tartışılmaz, usta bir isim! Dizinin çatışmasını çok doğru kurmuş: “Okulları yanıp kül olan yedi arkadaş çevre muhitteki zenginlerin okuduğu bir koleje nakil edilir.” Sırf bu cümle iki sezon dizi hikâyesini içinde barındırıyor. Çok kuvvetli ve dişi bir cümle!
Dizinin ana cümlesinin kuvvetli oluşu izleyiciyi ekran başına toplamaya yetecek güçteydi. Çünkü dizinin ilk bölümünde gördüğümüz okul yangını, öğrencilerin mağdur kalması ve onların zenginlerin okuduğu bir koleje gönderilmeleri tamamen izleyicinin Pis 7’li ile “özdeşleşmesini” sağlayan durumlardı. Bu özdeşleşme sağlanamadan başarının gelmesi zaten imkânsız! Dizi doğru bir matematikle yola çıkmış.
Bunun dışında yazı ekibi, doğru bir hikâyeyi akıcı ve doğal esprilerle süslemeyi başarmış. Özellikle dizinin ilk bölümlerindeki espriler eğlenceli ve doğaldı. Bölümler ilerledikçe doğal ve akıcı esprilerden uzaklaşıp absürtlüğe doğru bir kayış olmuş. Mizahın can damarlarından biri absürtlük olsa da dizinin ilk bölümlerinin ağızda bıraktığı tat daha farklıydı!
Bunun dışında dizide göze batan bir durum dizinin karakterlerinin kimi zaman gerçeklikten kopması! Dizinin müdiresi Esma Sultan absürt komediden beslenen bir karakter. Bu absürtlük kimi zaman bu kadar mı olur dedirtebiliyor izleyiciye. Her şeyin fazlası zarar! Pis 7’linin hikâyesine tam inanmışken Esma Sultan’ın absürtlüğü büyüyü bozabiliyor!
Ayrıca dizideki karakterler daha üç boyutlu tasarlanabilirdi! Üç boyutluluktan kastım karakterlerin iyi ve kötü özellikleri bir bünyede barındırması, yani bizler gibi oluşu! Artık “gri” karakterler görmek istiyoruz ekranlarda. Hem iyi hem de kötü özellikleri barındıran, yaşayan karakterler! Mutlak iyi ya da mutlak kötü olan karakterler artık inandırıcı gelmiyor! Ancak dizi bu handikapa takılmış. Her iyinin içinde bir kötülük, her kötünün içinde de biraz iyilik yatar oysa. Dizinin karakterleri bu formülde olsaydı keşke! Özellikle Özge Özberk’in canlandırdığı öğretmen adeta iyilik abidesi! Üstelik bu iyi kötü meselesi üzerine bir de klişe oturtulmuş. “Zenginler kötü, fakirlikler iyi!”
Dizide Orçun karakterini canlandıran Burak Alkaş’ın performansı dikkat çekmekte. Hatta dizinin başrol oyuncusu olan Kadir Doğulu’nun çok üzerinde bir performans sergiliyor oyuncu! Dizinin tadı tuzu olmuş adeta. “Orço” olmasa dizinin tadı tuzu eksik olurdu. Orçun’un sahneleri sanal alemde hit durumda! Özellikle “pampiş” sahnesi en çok izlenenler arasında…
Gani Müjde’nin sevdiğim bir özelliği de hazırladığı dizi projelerine bir cümlelik sloganlar hazırlayabiliyor oluşu. “Deli Saraylı” dizisinde “Nefes alabiliyorsak umut var demektir” sloganıyla yola çıkmıştı. “Pis 7’li” de ise “Fakirlikleri en büyük zenginlikleriydi” sloganı dikkat çekmekte. Bu sloganlar ağza takılıp dizinin akılda kalıcılığını sağlıyor. Para vermeden yapılan reklamlar aslında bu sloganlar! Bu konuda çok başarılı…
Dizi Salı akşamları Öyle Bir Geçer Zaman Ki karşısında sağlam bir yer edindi. Dizinin ilk bölümlerindeki başarılı diyaloglar, dizinin önümüzdeki bölümlerinde de yer alır ve karakterler biraz daha ete kemiğe bürünürse önümüzdeki senelerde de kendinden başarılı bir şekilde söz ettireceğine inanıyorum “Pis 7’li” nin... Yolları açık olsun!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!