RESTORAN POLİSLERİ!
“Ankara polisi restoran bastı, çocukları ile yemek yiyen ailelerin kimliklerini topladı”
Bu haber iki gün önce gerçekleşti. Ama pek fazla üzerinde durulmadı nedense!
“Aman canım, çocuk şubesi polislerinin işgüzarlığı” denildi, “Emniyet müdürü kulaklarını çekti onların” denildi, geçti gitti..
Oysa geçip gidilmeyecek kadar önemli ama çok önemli bir konu bu..
Hangi polis, kimden ve nereden yetki alarak normal bir restorana gidip, herkesin içinde, tüm müşterilerin gözleri önünde, çocuklu ailelerden kimlik toplar ve zabıt tutar?
Düşünsenize ailece yemeğe gitmişsiniz.. Belki de uzun zamandır, yoğun işlerden dolayı gelemediğiniz ailenizle biraraya gelmişsiniz. Türkiye'de, başkent Ankara'da yaşıyorsunuz. İyi bir vatandaş ve iyi bir aile babasısınız..
“insanların yaşam tarzlarını garanti altına alması gereken” laik bir ülkede yaşadığınızı sanıyorsunuz!
Eşiniz ve çocuklarınızla güzel bir restoranda neşe içinde yemek yiyor, eğleniyorsunuz..
Ama biranda polisler basıyor ve masanıza geliyor.. Ve kimliklerinizi alıyor! Yemeği bozup, zabıt tutuyor!
O an kafanızdan neler geçer değil mi?
Sanki bir suç işlemiş gibi, sanki terör örgütü üyesi gibi, sanki başkent Ankara'da restorana ailece gitmek suçmuş gibi çok ama çok kötü bir olaya maruz kalmak ne acı değil mi?
Hele çocukların üstünde yarattığı travmaya ne demeli?
Çocukları korumakla görevli Çocuk Şubesi polislerinin çocuklar üzerinde yaşattığı şoka bakın!
Küçücük çocuklar kendi akıllarında, “demek bu ülkede ailenle yemeğe gidemiyorsun arkadaş” diye düşünmezler mi?
“Ailenle gidersen polis basar, bugün basar, yarın alır götürür” demez mi?
Neymiş efendim, 18 yaşından küçüklerin aileleriyle de olsa içkili mekanlarda olması yasakmış!
Neye göre, 1930 yılındaki kanunlara göre!
Oysa o kanunlarda bile “bar, pavyon, meyhane” diye yazıyor, restoran yazmıyor!
Kaldı ki, 70 yıl sonra sana mı kaldı restoran basmak?
Peki hangi polis, kimden ve nereden yetki alarak gidip restoran basıyor da, aileleri, çocukları rezil ediyor!
Buna nasıl cüret ediyor?
Bunun sonunu düşünmüyor mu? “Ben bunu yaparsam meslekten ihraç edilirim demiyor” mu?
Demiyor!
Çünkü, sonuçta birşey olmuyor!
Restoran basıp, herkesin içinde çocuklarıyla yemek yiyen aileleri ve geccelerini rezil eden polisler hala görevlerinin başında oturuyor!
Ne içişleri bakanı, ne de başbakan çıkıp özür dilemiyor!
İstanbul ve Ankara'da öğrencilere saldıran polislerden, Kayseri'de içki satan restoranları ve içki içenleri “fotoğraflarını çekerek fişleyen polisler”den, artık açık havada bile “bir yanında duvar varsa kapalı alan sayılır” diyerek artık açık havada sigara içenlere bile müdahale edecek “sigara polisleri”nden sonra sıra “restoran polisleri”ne geldi.
Geleceğin çağdaş Türkiye'sine hayırlı ve de uğurlu olsun!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.