SANATÇI KAVGASI VE VEFA…
Sadi ne demiş…
“Bülbülden vefa ummayın; her dem başka bir gül üzerinde öter.”
Sanat dünyasında Vefanın “boza” olduğunu görülenler şaşırıyorlar.
Ama gerçeği bilenler bu kavgaları normal buluyor…
Bunun altında yatan tek gerçek var ki!
“ Sanatçı sanatını halkın parası için değil. Halkın zevki için sevmeli ve sergilemelidir” demişler… Her şey para ise… İşte sonuç…
Gündemde kalmak, konuşulmak sanatçıyı popüler yapıyor ve para kazandırıyorsa işte o zaman her şey mubah oluyor…
Popüler olmak adına her şey serbest… Sonuçta para var ya!
Zirvenin tadı para kazanmanın hırsı ile gelinen sonuç işte bu.
“Ne vefa ne tanırım ne dostluk.”
Sırlar önemini yitiriyor. Sözünün eri kalmak önemsenmiyor…
Zirvedeyken, geçmişini unutup gereksiz yere övünerek sorgusuz sualsiz yalan yanlış konuşuyorlar. Dilin kemiği yok ya, atıyor, atıyor, atıyor…
İki televizyon programı, iki şarkı onlar için yetiyor… Tanınmanın bilinmenin popülerliğin zehri ile coştukça coşuyorlar… Ve orada kalmak için her şeyi göze alıyorlar.
Ne oldum budalası olan sözde sanatçı zirvedeyken, kendine omuz verenleri, düşmüşken elinden tutanları, ona yükselmek için şans verenleri… Uçurumun kenarından alanları unutuyor…
Zirveye çıkarken kapısını aşındırdıklarını ve şöhret olmak için birçok konuda ödün verdiklerini aklından bile geçirmiyorlar. Hatırlamak istemiyorlar…
Bu sanat dünyası… İnen çıkan belli olmuyor…
Heyhat… Bu günün şöhreti, yarının düşkünü olduğunda, vefa bekliyor destek bekliyor…
Vefanın bozasını, posasını bile bulamayınca…
Elinde kalan tek sermayeyi kullanıyor… Sırları…
“Vay sen misin beni görmezlikten gelen!”
Gün görmemiş sırlardan medet umuyor…
Michelangelo ne demişti.
“Eğer insanlar benim nasıl ve hangi şartlar içinde ve ne zorluklarla hocalık makamına kadar geldiğimi öğrenseler, o zaman ortaya koyduğum eserleri gördüklerinde şaşırmayacaklar…”
İşte o yüzden ustalar acemilere şu öğütte bulunurlar…
“Zirvedeyken böbürlenme… O şöhreti nasıl yakaladığını sana sorarlar… Aman mütevazı ol… En önemlisi dostlarını unutma vefalı ol…
Sanatta tembellik, heves, huysuzluk, eksiklik, böbürlenmek zararlıdır. Sanatın varsa hep onu ortaya çıkar. Sanatın yoksa boş laflarla kendini rezil etme…”
Şimdiki kavgalara dönelim…
Söyledim oldu ile böbürlenenler… Kendi kendine paye takıp unvan verenler… Lafla peynir gemisi yürütmeye çalışanlar…
Sonra!
Lafla iki televizyon programı ile zirveyi yakaladığının sananların altından sandalyeleri çekildiğinde “Şap” diye ortada kalıyorlar.
Ve en acısı etrafındakiler çil yavrusu gibi dağılıp, birde “tu kaka” olunca ne yapacaklarını şaşırıyorlar…
Sırların en ayıbını, en özelini ortaya saçılıyor…
Unutulmaması gereken bir gerçek var ki!
Şöhretli kalmak istiyorsan sanatını konuşturmayı,
Şöhretliysen vefalı olmayı unutma…
Sanat dünyasında sorun vefaysa
Bir Afrika sözü ile bitiriyorum…
“Acaba vefalı mısın ki, Vefa bekliyorsun”
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!