‘SEN BAKTIN, BEN BAKTIM’ KAVGASI!
Anjelique’deki olaylar üzerine yazdığım yazılardan dolayı patronlar değil (sanırım kavga olaylarına adlarını karıştırmak istemiyorlar), muhatap olarak güvenlikten sorumlu Yıldırım Memişoğlu aradı. Nam-ı değer “Ali Desidero”..
Doors Grubu’ndaki kulüplere Yıldırım bakıyormuş. Güvenlik şirketi kendisine aitmiş.
Yıllardır tanırım Yıldırım Memişoğlu’nu.. İşini düzgün yapan biridir. Açıklamaları da düzgündü.. Anjelique’deki “dayak olayları”yla ilgili şunları söyledi;
“Sen benim yıllardır tarzımı biliyorsun ağabey... Bizim işimizde benim adamlarım asla mekanın içinde müdahale etmezler. Benim verdiğim en önemli talimat, ‘kavga çıkaranları dışarı çıkartın ve polis çağırın’dır.
Zaten 5188 numaralı özel güvenlik kanunu var. Bunlara karşı gelirsem, herhangi bir dövme, darp vs. olursa hapse girerim, şirketim kapanır, çalıştığımız müessese ceza görür vs. Bunları nasıl riske atabilriz ki ağabey!
O sebeple bizim yetkimiz sadece mekan içinde olan olayları sessiz-sedasız mekan dışına çıkartmak ve polisi aramaktır. Mekan dışında benim elemanlarımın herhangi bir yetkisi yoktur, olamaz da”
- Peki Ali’cim, içerde değilse bile dışarıda bu insanların burnu nasıl kırılıyor? Yüzlerinde nasıl faça izi bırakılıyor? Bu konuda bir bilgin var mı?
“Böyle olaylarda polis hemen çağırıyor zaten. Gidip ifade veriliyor. Mekanımızın her yerinde kameralar var. Kamera kayıtları inceleniyor ve olay görülüyor.
Bizim mekan dışıyla ilgimiz yok. Senin sorduğun sorunun cevabı polis kayıtlarında var.”
- Yani sen diyorsun ki, içerde kavga eden gruplar, dışarı çıkınca alkolün de etkisiyle kendi aralarında kavga etmeye devam ediyorlar öyle mi?
“Aynen öyle ağabey.. Sen de yıllardır içindesin gecce aleminin. Ben hep şunu söylerim ‘dışarı ne için çıkıyorsunuz arkadaşlar? ‘Eğlenmek için’ derler. ‘Peki o zaman niye kavga ediyorsunuz ki?’ derim.
Hep alkolün etkisi ağabey, ‘sen baktın-ben baktım’ konuları bunlar.
Bizim hassasiyetle üzerinde durduğumuz konu Anjelique-Wan-na olarak müesseselerimizin içinde herhangi bir olay olmaması, insanların huzur içinde eğlenmesidir. Bir şey olduğu zaman arkadaşlar olay çıkaranları dışarı alırlar ve polis çağırılar. Hepsi budur.”
* * *
Nam-ı değer Ali Desidero Yıldırım Memişoğlu’na açıklamaları için teşekkür ederim. Yoğun TV çekimlerim bitsin, bir akşam Anjelique’ye gideceğim.
Önemli olan artık bir dünya şehri olan İstanbul’un yeme-içme-gurme ve eğlence hayatının çok kaliteli olması ve huzur içinde yaşanmasıdır.
Doğru diyaloglarla bunu sağlayabilir, İstanbul’un eğlence hayatını dünyaya çok daha iyi tanıtabiliriz..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!