Arena’da çok güçlü rakiplerini yenen, kafalarını uçuran, özgürlüğünü kanla satın alan Spartacus, 39 yaşında öldü.
Çok üzücü bir haber.
Dağ gibi adam, yakışıklı adam, sağlıklı, capcanlı adam 39 yaşında kanserden öldü gitti.
Andy Whitfeld Avustralya’nın Sidney kentinde son 1,5 yıldır lenf kanseri tedavisi görüyordu ama kazanamadı. Arena’daki azraille mücadelesini kaybetti.
Çağımızın illeti kanser!
Çoğu tanıdığımız veya tanımadığımız bir çok insan kanserden ölüp gitti..
Canlı, neşeli, sağlıklı gibi görünen insanlar bir anda eriyip yok oldular neredeyse. Kanserden kurtulamayıp zayıfladılar ve avuç içi kadar kalıp öldüler.
Kansere yakalandıktan sonra fazla yapılacak bir şey yok. Sadece rahat ölmek sağlanabiliyormuş!
Tabii erken teşhis her zaman faydalı bir şey.. Dr. Mehmet Öz de olduğu gibi..
Ama ya erken teşhis yaptırmayanlar, yapamayanlar ne oluyor?
Belli bir süre sonra kanserden ölüp gidiyor.
Haftasonu Ayşe Arman, kanser konusunun uzmanı Dr. Sualp Tansan ile nefis bir röportaj yaptı.
Kanserle ilgili bilmek istediğiniz tüm detaylar var röportajda ama benim dikkatimi en çok şu paragraf çekti;
“Kanser hücreleri de vücudumuzun bir parçası. Kontrolden çıkmışlar o ayrı. Ama yaradanın yaptığı bir şey bu. Kusursuz biyolojik yaratıklarız biz, tek kusurumuz kanser. Bu bir sinyal hatası, yapım hatası.”
Evet böyle diyordu Dr. Sualp Tansan; “yapım hatası”..
Kanser için duyduğum son zamanlardaki en ilginç ve en ikna edici cevap diye düşünüyorum. Çünkü kanserin kimi, neden ve niye seçtiği belli değil.. Seçtikten sonra ne kadar süre içinde öldüreceği belli değil… Ve yapılacak hiçbir şey yok!
Vücudumuzda kontrolden çıkan, isyan eden ve yaşadığı vücudu öldüren hücreler!
Son zamanlarda kanser vakaları çok fazla arttı. Dedelerimizde, babalarımızda fazla bilmezdik. Peki ne oldu da arttı?
Bu hücreler neden kontrolden çıkmaya ve öldürmeye başladı?
Yoksa gerçekten “yapım hatası” mı?
Aman şu plastik damacanalara dikkat edin.. Baksanıza 50 yaşına geldik, plastiğin kanser yaptığını, içinden su içilemeyeceğini yeni öğrendik! Plastik bebek biberonlarını yazmıyorum bile!
Gazeteler yazmasa, Sağlık Bakanlığı uyuyor mu?
Belki de kontrolden çıkan hücreler bu vurdumduymazlığa isyan ediyor ve “biz böyle bir dünyada yaşamayız kardeşim” diyordur..