YAZARLAR

KENAN ERÇETİNGÖZ
kenanercetingoz@gecce.com
Son Güncelleme: 16 Aralık 2010 12:28
SÜPERMARKET AÇILDI, CİPRİANİ AÇILIYOR!
Önce Süpermarket by Longtable açılışına uğradım.. Ama Nişantaşı'nda işim vardı ve sadece uğradım. Çünkü açılışları sevmem. Sahte gelir bana!

Kendini heryerde göstermek isteyenler gider, üç-beş resim çekilir vs..

Nişantaşı Sofa Otel'in içindeki Longtable benim en sevdiğim mekanlardan biriydi. İstanbul'a çok yakışan bir mekandı. Heyecan verici ve ruhu vardı.

İzzet Çapa Longtable'ı kapatınca üzülmüştüm. Sonrasında Süpermarket by Longtable olarak yeniden hizmete açacağını duyunca ise çok sevindim.

Gerçi Süpermarket adı bana biraz itici gelmişti başta. “Ne alaka?” demiştim ama gidince gördüm ki çok şık olmuş.

Girişte kare bir bar var. İstanbul gecce hayatında bir türlü yapılamayan bar muhabbetleri için ideal olmuş.. Değişik köşeler, süslü masalar, rengarenk duvarlar var.. Camlı dış bölümde açık büfe kurulmuş.. İsteyen oradan alıyor, isteyen mönüden seçiyor..

Dekorasyonu Tuana Büyükçınar yapmış. Şaşırtacak şekilde güzel olmuş.. Ben sevdim Süpermarket by Longtable'ı..

Yemeklerini tatmadım henüz, müziğini dinlemedim.

Genç bir bayan vardı barda oturan parıl parıl.. Adı Brenda Berin.. Ozan Doğulu ile çalışmış. Eli-yüzü düzgün ama hiç tanımadığım bir bayandı. Çok güzel şarkılar söylüyormuş. “Sahne nerede?” dedim, “Yok masaların arasında dolaşıp söylüyor” dediler.

Haftasonu gidip hem mönüsünü deneyeceğiz, hemde Brenda Berin'in güzel şarkılarını dinleyeceğiz.

Ve o zaman uzun uzun yazacağız Süpermarket by Longtable'ı..

İSTANBUL CIPRIANI

Dünyanın en ünlü restoranları arasında yeralan Cipriani, sonunda İstanbul'da faaliyete başladı. Yani tadım yemeklerine başladı, bir hafta sonra da resmi açılışını yapacak.

Zincirlikuyu'daki eski HSBC binasının giriş katında açıldı Cipriani.. Hani herkesi üzen o bombalanan bina vardı ya, işte orası. Bu tip tarifleri hiç sevmem ama direk anlaşılması açısından da önemli..

O bina şimdi otel oldu. Mart 2011'de açılacak. Ama öncesinde giriş katında dünyanın en ünlü restoranlarından biri olan Cipriani açılıyor.

Cipriani'yi İstanbul'a getirmek için Serdar Bilgili, Doors Grubu gibi bir çok işadamı ve şirket uğraştı ama kimse getiremedi.

Sonunda Mubariz Mansimov Cipriani ile el sıkıştı ve bu güzel dünya restoranını da İstanbul'a kazandırdı.

Tadım yemeğine gittiğimiz akşam Cipriani'nin sahibi Juseppe Cipriani'de mekandaydı. Çok heyecanlıydı, Açılışa kadar kalmak istemiş ve gelen müşterilerin fikirlerini merak etmiş.. Sürekli “yemeği nasıl buldunuz?” diye soruyordu Juseppe..

Cipriani, İstanbul yeme-içme kültüründe biraz değişiklik yapacak gibi.. Farklı bir tarzı var.. Bakalım Türk müşterisi bu farklı tarzı sevecek mi, sevmeyecek mi?

Bence son zamanlarda İstanbul'da heyecanlanıp gidilecek mekan kalmamıştı. Yenilik her zaman iyidir.

Cipriani'de ceviz kaplamalı, kahverengi ve toprak renkleri hakim bir dekorasyon var.

İlk dikkatimi çeken masaların üç ayaklı ve boyunun alıştığımız masalardan alçak olması. “Bunun özel bir sebebi var mı?” dedim Juseppe'ye açıkladı;

1931 yılında dedem Harry's barı almaya karar verdiğinde, masaların bir türlü dengeli olmadığını ve sallandığını görmüş ve o gün masaları üç ayaklı yapmaya karar vermiş.

Masaların alçak olma sebebi ise, insanlar yüksek masalarda kollarını masaya koyuyorlar, dirseklerini dayayıyorlar. Oysa bu alçak masalarda bunu yapamıyorlar ve yemek kurallarına daha uygun bir şekilde oturuyorlar”

Mönü değişik ve güzeldi Cipriani'de.. Lezzet gerçekten iyiydi. Hem balık, hem de et denedik ve ikisinden de memnun kaldık.

İki aylık süre için gelmiş olan İtalyan şefler var Cipriani'de.. Tabii ki yanlarında bu işin tecrübeli ismi olan Erol Usta var.. Erol Usta Papermoon'un baş şefiydi ve Cipriani Erol Usta ile anlaştı. İki ay yurt dışındaki Cipriani'lerde kurs gördü Erol ve İstanbul'daki Cipriani'nin başına geçti. Bu da güzel bir gelişme..



Şimdi herkes bir hafta sonra açılacak olan İstanbul Cipriani'nin, 15 yıldır hizmet veren Papermoon'un tahtına aday olup olamayacağını merak ediyor..

Bekleyip göreceğiz. Ama sonuçta ne olursa olsun, bir dünya markası olan Cipriani'de artık İstanbul'da. Hayırlı olsun..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Toplam 1 yorum bulunmaktadır...
  • canımcım aklaıma new york ciprianide yediğimiz yemek geldi
    Misafir(nevda yılmaz) - 16.12.2010 12:51:06
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.