Yaz gelmiş..
Havaalanları, uçaklar, deniz otobüsleri tıklım tıklım dolu..
Deniz otobüslerinin özelleştirildiği hissediliyor.. Hamdi Akın hızlı davranmış ve erken rezervasyon yapan ucuz, geç kalan çok pahalı bilet alabiliyor.
Bizim gecce.com ekibi arabayla geçti, Yenikapı-Bandırma, 240 TL verdi.
Vay anasına..
Uçaklar deseniz kapan alıyor şeklinde. Yer yok.. Bodrum uçağında CIP hizmetten faydalanan 60 yolcu vardı. Tabii hepsi business değil ama miles&miles kartın nimetlerinden faydalanıyorlar.. CIP salonda oturacak yer yok!
Havaalanları, uçaklar tıklım tıklım olunca, rötar kaçınılmaz oluyor tabii ki..
Bir de kalkış için kuleden izin beklendiğinde, uçağın içinde oturma süresi 45 ila 60 dakikayı buluyor, ızdırap oluyor..
Orhan Gencebay ile sevim Emre vardı Bodrum uçağında tanıdık..
Her sene bir ay Bodrum Türkbükü’ne giderler ve Divan Palmira’da bahçe giriş katı odasını kiralarlar.. Hiçbir sene aksatmazlar bu geleneksel tatil olayını..
Ben de sonunda memleketim Türkbükü'ne geldim.. Bayılıyorum buraya..
Dünyanın en güzel tatil beldesi. Tabii bence.. Cıvıl cıvıl.
Mavi Otel’e yerleştim.. Özlemişim bu salaşlığı.. Bir oda, bir salon.. 20 metrekare.. Minik bir plazma, minik buzdolabı. Sıcak ve samimi. Önünde bir tahta masa, iki iskemle.. Çimenler ve hamak.. Harika bir ortam..
Ship ahoy'cular almış bu sene Mavi Otel’i.. Cemal Yarar, nam-ı diğer "Cemalbükü" işletiyor Mavi Otel’i.. Reha Muhtar var, İzzet Çapa var, Oğuz Kayhan var, kimi ararsan Mavi'de..
Bayıldım ortama.. Bu Cemal Yarar, seneye Türkbükü Belediye Başkanlığı’na adaylığını koyarsa hiç şaşırmam, kesin kazanır.. O derece başarılı.
Reha Muhtar, Türkbükü'nde detoks yapıyor! Gündüz light yoğurt yiyor, aksam ise Tike'de kebap... Valla söylentiye göre rakı içmiş ve künefe bile yemiş..
Gecce.com acar muhabiri İzzet Çapa ise yine tam kadro ekibiyle gelmiş Türkbükü'ne.. Yakında bir bomba daha patlatır İzzet.. Gecce.com'da okursunuz.
"Hadi Türkbükü'nü dolaşalım, ne olmuş buralarda bakalım" dedim, karşıma çıka çıka Ali Taran çıktı.
Sempatik ve felsefik Ali taran direk bana "......yim yazdığın yazıyı" dedi..
Benim cevabımı burada yazmam doğru olmaz :)
Bu sempatik (!) konuşmadan sonra, "benim bildiğim bu evlilik için seni aramıştım, 'abi arayacağım seni' dedin ama aramadın" dedim, "haklısın" dedi..
"Müstakbel gelin nasıl?" dedim, "Ne müstakbeli? Eşim o artık" dedi.
"Haklısın" dedim.
"Ben yazılanları ve konuşmaları hiç takmıyorum ama o takıyor" dedi.
"Olur böyle şeyler, normal" dedim..
"Hanım nerede?" dedim, "Evde" dedi ve bana 21 yaşındaki oğlunu tanıştırdı. Çok yakışıklı bir oğlu var Ali Taran'in.. Konuşmalara hiç katılmadı ve sadece "merhaba" dedi..
İşte güzel olan da bu.. Biz neler konuşuyor ve yazıyoruz ama gençler başka dünyalarda..
Ali Taran'dan ayrılınca arkamda sadece şu manzara vardı..
"Ali Bey bir resim çektirebilir miyiz acaba?"
Divan Palmira'da oturan Orhan Gencebay ise kötü kötü bakıyor ve "batsın bu dünya" diyordu..
Hadi bakalım tatile devam.. Sonra görüşürüz...