YAZARLAR

KENAN ERÇETİNGÖZ
kenanercetingoz@gecce.com
Son Güncelleme: 25 Şubat 2008 09:21
'VALE' HOKKABAZLIĞI!
Bugün size üç "vale" hikayesi anlatacağım. "Vale" bildiğiniz gibi kapı önünde bir şirketin elemanlarına bırakılan araba servisi demek.

Bugüne kadar İstanbul'da bu tip bir çok hikaye yaşandı ama kimse uslanmadı! Ne bazı mekanlar uslandı, ne de müşteriler akıllı davrandı!

Mekanlar kapı önüne koydukları 2-3 genç çocuğu "vale" yapıverdiler. Üşengeç müşteriler de kapı önünde her gördükleri çocuğu "vale" sanıverdiler!

Bilinen en son "vale" hikayesi, Etiler'de açılan "Tavacı Recep Usta"da yaşandı. Magazin dünyasının bilinen isimlerinden bir hanımefendi arabasını Tavacı Recep Usta'nın kapı önündeki adamlarına verdi ama bir daha arabayı bulamadı. Etiler'de "tavacı" açan Recep Usta da, "beni ilgilendirmez, vermeseydi" diyerek işten sıyrılmaya çalıştı!

Recep Usta'nın işi "tavacılık" olduğu için "valecilik"ten anlamayabilir. Etiler'de bir oto galerisini "tavacı" yapabilen zihniyet, "valeci" zihniyeti ne zaman öğrenecek Allah kerim!

Neyse Etiler'deki "tavacı"da kaybolan araba şimdi mahkemelik. Ama geçen gün önünden geçiyorum, kapıda yine cip'lerinden inen müşteriler arabalarını öylece bırakıp içeri girdiler. Demek ki araba değil, tava önemli! "Biz adam olmayız" meselesine bir örnek daha..

Etiler'den Nişantanşı'ndaki vale servisine geçelim.

Nişantaşı'ndan iki farklı örnek sunacağım size. İkisi de yaşanmış ve gerçek hikaye.

Birincisi;

Geçtiğimiz Cuma sabahı City's'e giden sosyetik bir hanımefendi (ismi bende saklı) arabasını ön kapıdaki vale'ye vermiş. Karşılama, prosedür, fiş, imza, kayıt her şey okey. "Hanımefendi arabanızı garaj tarafından alacaksınız" demişler. Saat 12.00 civarı..

Sosyetik hanımefendi City's'den alacaklarını alıp hemen garaj tarafına yönelmiş. Saat 12.20.. Garajda kapı-duvar. İn-cin top oynuyor. Vale kabininde kimse yok. Hanımefendi oradaki telefonu kaldırmış ve birilerine ulaşmaya çalışmış ama nafile. Oradan geçen bir park görevlisini yakalamış ve derdini anlatmaya çalışmış ama o da nafile. Çünkü City's park görevlisi "Vale bu saatte gelmez. Arabanızı önden alacaksınız efendim" demiş. Sosyetik hanım da elindeki paketlerle "Sen bir haber versen. Ben bu paketlerle yürümesem" demiş ama derdini anlatamamış ve mecburen elindeki paketlerle City's'in ön kapısına gidip arabasını istemiş. 45 dakika sonra, ızdırap içinde "vale(!)" servisinden faydalanmış!

Şimdi de gerçek bir "vale" hikayesi anlatacağım.

Yer Nişantaşı Beymen Bressarie.. Arabasını bu mekana bırakan bir müşteri, Beymen'den alış-veriş yapmış ve Bressarie'de kahve içmek için oturmuş. Paketlerini de "vale"ye vererek arabasına konmasını istemiş. Ama şanssızlık bu ya, aynı marka ve aynı renk arabalar karışmış ve paketler başka bir arabaya konmuş.

Durum fark edilince hanımefendi paketlerini istemiş, çünkü sabah Amerika'ya uçması gerekiyormuş. Paketlerin konduğu araba ise o sırada Bursa yolundaymış.

Beymen Brasserie vale'si hemen bir arabayla Bursa yolundaki arabaya ulaşmış ve paketleri alıp gerçek sahibine teslim etmiş.

Şimdi size 3 vale hikayesi anlattım.

Tavacı Recep Usta'da kaybolan araba ve müessesenin vurdum duymazlığı, City's'deki "vale hokkabazlığı", Beymen Brasserie'deki müşteri memnuniyeti..

Lütfen sizler de bu tip konulardaki şikayetlerinizi bana bildirin. Sessiz kalmayın. Kimseye pabuç bırakmayın.. Biz gecce.com olarak her zaman yanınızdayız.

YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bu yazıya yorum yazan ilk kişi siz olun, hediyeler kazanın!
sayfa başı
© 2001-2012 MEDYANET İNTERNET HİZMETLERİ YAYINCILIK VE TİC. LTD. ŞTİ.