Gülse Birsel’in Avrupa Yakası’ndan sonra Yalan Dünya için son derece ince eleyip sıkı dokuduğu gözlerden kaçmadı. Ancak bu titizlik dizinin samimiyetinden biraz götürmüştü! Bazen biraz serbest bırakmak gerekir kalemi… Karakter serbestçe davranabilmeli, diğer karakterlerden rol çalabilmeli… Dizinin bir kurgu olduğu duygusundan uzaklaştıran durumdur bu serbestlik. Dizi, kurgu üzerinde çok düşünülüp, planlı bir şekilde yazıldığı için ilk bölümünde tutukluklar oldu. Ancak bu elbette ilk üç- dört bölüm için geçerli olacak bir durum. İlerleyen bölümlerde daha serbest olacaktır şüphesiz Gülse Birsel! Zaten yavaş yavaş dizideki karakterleri tanımaya, nerede ne tepki vereceğini çözmeye başladık… Dizi tam olarak kıvamına birkaç bölüm sonra kavuşmuş olur!
Bunun dışında dizide Avrupa Yakası’nda olduğu gibi iyi gözlemlenip yaratılmış karakterler var. İlk sivrilenler Orçun, Nurhayat, Açılay, Selahattin ve Selahattin’in sevgilisi Tülay... Gerçekten bu karakterlerin olduğu sahnelerde gülme efekti kullanılmasına gerek yok! Bunun dışında Avrupa Yakası’ndan anımsayacağımız benzer karakterlerde dizi içinde yer almıyor da değil! Örneğin Reis karakterini canlandıran Ömür Arpacı Avrupa Yakası’nda da benzer bir – hatta aynı- karakteri canlandırıyor. Orçun da mesela bir Gaffur, Selahattin de ise bir Burhan Altıntop edası gözlemleniyor. Ama olsun! Sevdik biz onları!
Avrupa Yakası’ndan farklı olarak Yalan Dünya da devam eden hikâyeler anlatmayı tercih etmiş seçmiş Gülse Birsel. Avrupa Yakası’nda her bölüm bir konu açılıyor ve bölüm sonunda o konu kapatılıyordu. Dolayısıyla her bölüm farklı bir dinamiklik geliyordu diziye. Ayrıca bu durum devamlılığı da gerektirmiyordu. Ancak Yalan Dünya’da devamlılık gerektiren, arkası yarın tadında bir anlatım benimsenmiş. Bu sit com için bir handikap! İlerleyen bölümlerde bu konuda bir değişime gidebilir dizi!
En merak ettiğim ve sebebini anlayamadığım bir durum dizinin süresi üzerine! Gülse Birsel her fırsatta doksan dakika dizi yazmayacağını, bu durum sağlandığı için yazmaya başladığını açıklamıştı. Ancak dizi reklamsız yayınlandığı ilk bölümünde yaklaşık olarak iki saat sürdü! Perde arkasında bu konuda neler olmuştu acaba?
Bu arada dizide yine ağızlara takılacak, karakterlerin akılda kalmasını sağlayacak kancalar atmış Gülse Birsel. Mesela Orçun’un “bebeğimsin”, Emir’in “çok sert” kelimelerini sık sık tekrarlaması, Tülay’ın “diyom, yapıyom” şeklinde konuşması, Açılay’ın kendine has kahkahası, Gönül Ülkü’nün herkesin kendisine âşık olduğunu düşünmesi, Çağatay’ın “sesim seni tahrik ediyor mu?” şeklindeki egosal patlaması herkesin dilinde ve aklında! Bir sit com’un ilk önce izleyicinin diline yerleşebilecek kelimeleri bünyesinde barındırması gerekir! Bu da dizide oldukça mevcut!
“Yalan Dünya” yalan mı oldu? Bana göre hayır! Ya size göre? Sizce Yalan Dünya yalan mı oldu?
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.