Van depreminin simgesi olan, tüm gazetelerin ve yabancı ajansların fotoğraf servislerinde Yunus’un resmi vardı.
Zeytin gözleri kocaman açılmış, sırtında kimin olduğu bilinmeyen ama koruyan bir elle objektiflere bakıyordu Yunus.
Kurtarıldıktan sonra ilk sözleri “babam şimdi çok kızar, eve geç kaldım” oldu Yunus’çuğun..
Demek ki ne kadar korkmuş çocuk?
Hem baba baskısı, hem de koca bir enkaz yığını altında kalmak nasıl bir şeydir yarabbim!
Fotoğrafta çok canlı görünüyordu.. Konuşurken de çok sağlıklı gibiydi ama hastaneye kaldırılırken iç kanamadan öldü Yunus.
Yunus’a üzülürken, 48 saat sonra kurtarılan Azra bebeğe sevindik.. 6 katlı binanın enkazından çırılçıplak çıkartılan, sanki dev enkazın bebeğiydi Azra. Henüz 14 günlüktü. Ve kurtarıldı. Hem de Yunus’un öldüğü gün doğdu adeta..
Ama Azra bebek, Yunus gibi korkuyu yaşamadı, depremden, ihmallerden, düzensizlikten henüz haberi yoktu.
Büyüdükçe hatırlayacak, hatırladıkça üzülecek belki.. Henüz kurtarılmayan babasının ölümüne üzülecek.. Depremin değil, ihmalin ve kontrolsüzlüğün yıktığı binanın altında can veren babasına ve diğer ölenlere üzülecek, isyan edecek.
Yıllar sonra altında kaldığı enkazın fotoğrafına bakınca “ben buradan nasıl çıkmışım?” diyecek.
Yunus’u hatırlayacak mı bilemiyorum ama tanrı Yunus’a üzüldüğümüz bir anda Azra ile bizi sevindirdi ya işte en büyük mucize de bu diyorum.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece
gecce.com’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.