'ARTIK ROLÜMÜ BEN SEÇİYORUM'

Sadece oyunculuğu ile gündemde olmak isteyen Ahu Türkpençe iki yeni proje ile izleyicisiyle buluşacak. Türkpençe atv'de yayınlanacak 'Karamel' adlı dizinin ardından ekim ayında da 'Dinle Neyden' adlı sinema filmi ile beyazperdede.....

Magazin

'ARTIK ROLÜMÜ BEN SEÇİYORUM' Bir süredir ekranlardan uzak kalan oyuncu Ahu Türkpençe ekim ayında 'Dinle Neyden' adlı sinema filminde kalfa olarak izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yeni yayın döneminde atv ekranlarında 'Karamel' adlı dizide de rol alacak olan genç oyuncu ekranlardan uzak kaldığı dönemde kendini geliştirmiş. Yeni dizisi ve filmi için çok heyecanlı olan genç oyuncu 'Bir İstanbul Masalı' ve 'Şöhret' adlı dizilerden sonra sinema filmlerinde rol almasını gündemde olmaya değil, iyi oyuncu olmasına bağlıyor.

* İzleyici sizi ilk olarak 'Bir İstanbul Masalı' adlı dizide tanımıştı. Bu dizi kariyerinizde dönüm noktası mı oldu?

'Bir İstanbul Masalı'ndan sonra artık role seçilen değil, rolü seçen bir oyuncu oldum. Bence bu bir oyuncu için çok büyük bir lüks. Bu nedenle çok şanslı olduğumu hiç unutmuyorum ve elimden geldiğince doğru kararlar verip, bu ayrıcalığı doğru kullanmaya çalışıyorum.

YETENEK İŞİN SADECE BİR KISMI

* Bir anda dizilerin ve sinema projelerinin aranılan yüzü oldunuz. Sizce yeteneğin yanı sıra bu işte şansın da önemi var mı?

Bu konuda haklısınız. Kesinlikle şansın çok büyük önemi var. Ama şans kapınızı çaldığında gerekli donanımla orada olmak gerekiyor. Yetenek işin sadece bir kısmını kapsıyor. Geri kalan büyük bir kısmı da çok çalışarak kendini geliştirmekte yatıyor.

* 'Dinle Neyden' adlı sinema filminde rol alıyorsunuz. Sizce bu kadar rekabetin olduğu bir ortamda yer aldığınız proje amacına ulaşır mı?

'Dinle Neyden' bir dönem filmi... Yönetmeni Jacques Deschamps. Metin Hara, Alican Yücesoy ve Lale Mansur ile rol alacağım. Ben sultanın kalfasını, bir nevi sağ kolunu oynuyorum. Kalfa gayet ciddi, otoriter ve iş bitirici bir kadın. Dönemin getirisi olarak erkeklerle mesafeli ve hayatını sultana adamış biri. Felsefesi itibariyle çok naif bir film. Rekabet için bir şey diyemem ama filmin amacı hikayeyi doğru bir şekilde aktarıp, fikrini seyirciye sunmak...

KUAFÖR OLACAĞIM

* Yaz aylarında gösterime giren filmler birçok eleştiri aldı. Eleştiriler yerinde miydi?

Evet, çok eleştiri yapıldı. Ben her türden film çekilmesi taraftarıyım. Yapımcı bol bol para kazansın ki, daha çok film çekebilelim. Aslında doğru eleştiri her zaman yararlıdır. O yüzden sinema eleştirmenlerimiz çok önemli. Mesela 'beğendim' ya da 'beğenmedim' bir eleştiri kriteri olamaz. Ben belli bir birikimi olan, bu işte söz sahibi kişilerin yaptıkları eleştirileri dikkate almayı tercih ederim. Ancak o zaman eleştiriler size doğru yolu göstermiş olurlar. Diğerleri ise gururunuzu okşar ya da sizi kırar. Ama her ikisi de aslında gerçek değildir.

* Yeni sezonda atv ekranlarında yayınlanacak olan 'Karamel' adlı dizide başrolü üstleniyorsunuz. İzleyici karşısına nasıl bir rolle geçeceksiniz?

Bir kuaförü canlandıracağım. Zaten hikayemizin büyük bir kısmı mahallede geçiyor. Projeyi çok sevdim. Çekimleri başlasın diye heyecanla bekliyorum. Umarım her şey hayal ettiğimiz gibi olur. Çok fazla da bir şey anlatıp, projenin sürprizinin bozulmasını istemiyorum. İşin mümkün olduğunca sıcak, eğlenceli ve özellikle de gerçekçi olmasına çalışıyoruz. Umarım başarırız.

* Özellikle oynamak istediğiniz bir karakter var mı?

Hayır, yok. Sadece güzel hikayelerde ve iyi ekiplerle olmak istiyorum. Yoksa tek başına rol pek bir şey ifade etmiyor.

BEN SEYREDER MİYİM DİYORUM

* Projeyi kabul ederken kriteriniz ne?

'Ben seyirci olsam bu işi seyreder miydim, hikayenin devamını merak eder miydim?' diyerek okuyorum. Bu soruların cevabını 'evet' olarak yanıtlayabildiğim işlere daha sıcak bakıyorum. Yönetmen, oyuncular ve yazar grubu aynı amacın peşinden koşarak bir bütün olabiliyorsa o set mutlu bir set oluyor. Bu görüşü savunan yapımcılarla çalışmayı tercih ediyorum.

* Birçok dizi aynı anda yayına giriyor. Karamel'in bu rekabet içinde nerede yer alacağını düşünüyorsunuz?

Bu aslında sadece oyuncuları değil, tüm ekibi ilgilendiren bir konu. Dizi setinde minimum elli kişi çalışıyor ve eğer dizi tutmaz da yayından kalkarsa, bu, o insanların işsiz kalacağı anlamına geliyor. Ben elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıp, gerisini seyircinin takdirine bırakmayı tercih ediyorum. Böylece içim rahat, gayet huzurlu bir şekilde sonucu karşılayabiliyorum.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: