BEN ŞARKI SÖYLEMEK İÇİN VAROLMUŞUM

Neye elini attıysa başaran, hakkını veren bir isim Şevval Sam... Şimdi de ilk sinema filmi için harıl harıl çalışıyor. Ayrıca bir konserden diğerine koşturuyor. Başrollerinde Nejat İşler, Erkan Can gibi isimlerin bulunduğu Siyah-Beyaz adlı filmde yalnız bir kadını canlandıran Sam’la, Açıkhava’daki konserinden önce müziği, sinemayı ve yalnızlığını konuştuk.

Magazin

BEN ŞARKI SÖYLEMEK İÇİN VAROLMUŞUM Film projesi ne zaman, nasıl başladı?

Çekimler Temmuz’un ilk günlerinde başladı. Şahane bir kadro, şahane bir ekip, herhangi bir kadro değil, her şey dört dörtlük bu projede.

Konusu nedir?

Arkadaşlık üzerine kurulu aslında. Ağırlıklı olarak bir aidiyet filmi. İnsanların kendilerini ait hissettikleri bir mekana ve dostluğa dair; o mekan ve aynı zamanda dostluğa verdikleri değer anlatılıyor. Beş arkadaş var ve hepsi kendi hayatlarında son derece yalnız. Ama Siyah-Beyaz adlı mekanda bir araya geldikleri zaman yalnızlıklarını, bütün sıkıntılarını unutuyorlar. Ardından mekan sahibi, Siyah-Beyaz’ı kapatmaya karar veriyor. Filmde de beş arkadaşın oranın kapanma ihtimaline karşın yaşadıkları, buna isyanı, o dostluğun hikayesi ve o mekanda yaşadıkları var...

Canlandırdığım karakterin bir cinsiyeti yok

Bir yalnızlık filmi yani ve siz de orada yalnızlığıyla bütünleşmiş bir iş kadınını canlandırıyorsunuz, rolünüz nasıl bir rol tam olarak?

Aslında güçlü durmaya çalışan bir kadın, ama hakikaten cinsiyeti yok. Hem erkek, hem kadın; bir insan, bir dost... Tek başına olduğu zaman çok güçlü bir karakter gibi durmasına rağmen şefkate ihtiyacı olan, yalnızlık hisseden ve gerçekten de o güç kaybını hiçbir zaman göstermemeye çalışan, ama arkadaşlarıyla kendini bütün hisseden, tamamlandığını hisseden bir kadın.

Siz de hep yalnız görünen bir kadınsınız. Ya da öyle misiniz, yalnızlıkla ilişkiniz nasıl?

Ben kalabalıklardan zaten çok fazla hoşlanmıyorum; sıkılıyorum ve yoruluyorum çok uzun süre kalabalıklarda kaldığımda. Yalnız kaldığım zaman şarj ediyorum. O yüzden yalnız kalmaya ihtiyacım oluyor. Çok sosyal yaşayan bir değilim. Birkaç arkadaşımla, sevdiklerimle, ailesiyle kendini iyi hisseden ve yalnızlığımı özleyen biriyim. Yalnızlığımı seviyorum çünkü buna ihtiyacım var.

Neden ihtiyacınız var?

Kendime mesai harcamaya, kendi hayat hikayem üzerine düşünmeye, hayata kafa yormaya ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Bunun için de yalnız kalmaya ihtiyacım var.

Bu hep böyle miydi yoksa...

Küçüklüğümden beri hep böyleydi.

Şarkı söylemek benim için bir terapi

Uzun zamandır oyunculuğa ara vermiştiniz, neden?

Tam da oyunculuğu tamamen bırakma noktasındaydım. Sit-com olursa kabul edebileceğimi düşünüyordum. Dramalarla çok yorulduğumu hissettiğim bir dönemde sinema filmi oldu. Kabul etmemin en önemli sebeplerinden bir tanesi ekibin çok iyi olması, çünkü sinema kolektif bir iş. Ayaklarının yere sağlam basması gereken bir iş. Bu projeyi de şahane bir teknik kadro, şahane bir oyuncu kadrosu, iyi bir senaryo ve kafası çalışan, gerçekten sanatçı ruhlu, eğlenceli, tatlı, işini iyi yapan insanlar bir araya geldiği için kabul ettim.

Bir de Gülbeyaz’da Nejat İşler’le başroldeydiniz ve insanlar sizi bir arada sevmişti, burada yine
birliktesiniz...

Biz oyuncuyuz, herhangi bir yerde de yine karşılaşabiliriz. Orada Nejat ya da ben olarak var değiliz.

İnsanların kafasında bir resim vardı, şimdi yine o zamandan sonra ilk defa sizi birlikte görecekler...

Hayır, artık insanların aklında o imaj kalmadı; aradan 7-8 sene geçti. Onun üstüne Nejat bir sürü iyi iş yaptı; bir sürü sinema filminde oynadı, diziler yaptı. Hepsiyle akıllara kazındı. Orada zaten sadece ikimiz değiliz, beş arkadaşız.

Oyunculuk mu şarkıcılık mı daha güzel?

Oyunculuğu seviyorum, ama gerçekten profesyonelce yapıldığı zaman bu işin tadını çıkarabiliyorum. İnsani koşulların dışına çıkıldığı zaman oyunculuk zevk vermekten ziyade bir ızdırap haline geliyor. O zaman zaten yapamıyorsunuz.Yorgunluktan kafanız başka yerlere takılıyor. Halbuki konsantre olmanız gereken bir şey var o sırada. Müzik biraz daha ön planda bu anlamda. Müzik beni bedensel olarak da daha fazla tatmin ediyor. Çünkü ben gerçekten kendimi şarkı söylerken buluyorum. Kendimi şarkı söylerkenki halimle daha çok seviyorum. Dolayısıyla uzun zamandır şarkı söylemek benim için oyunculuğun önünde.

Şarkı söylemek terapi gibi bir şey benim için. Şarkı söylemek için varolmuşum gibi hissediyorum.

Pop şarkı söylemeyi beceremiyorum

Karadeniz albümü çok sevildi. Artık insanlar sizi Karadenizli sanmaya bile başladı.

Yok, biliyorlar Karadenizli olmadığımı.

Nerelisiniz?

Anadoluluyum. Türkiye’de Türküm demek biraz zor. Bu topraklar medeniyetlerin başladığı topraklar. Yüzyıllarca farklı etnik kimlikler, farklı imparatorluklar gelip geçmiş. Anadoluluyum demek en doğrusu olacak.

Karadeniz türkülerine yakınlığınız nasıl doğdu?

Bunun sebebi Gülbeyaz’dır, Kazım Koyuncu’yla söylediğim şarkılardır. Ben ona sırtımı dayamak istemediğim için hemen bir Karadeniz albümü yapmadım. Önce bir Türk Sanat Müziği albümü, sonra özel bir çalışma oldu İstanbul Secret diye, dünya dillerinde söyledim. Baktık talep çok büyüdü, ben de yapmamamın bir anlamı olmadığını düşündüm.

Pop söyler misiniz?

Hayır, pop hariç. Pop söyleyemiyorum. Açıkçası beceremiyorum, o başka bir yetenek. Çok da sevmiyorum, ama caz olabilir.

Yeni bir albüm yapacak mısınız?

Herhalde sonbaharda başlayacağım.

Nasıl bir albüm olacak?

Daha önce yaptıklarımdan farklı olacak. Tamamen ters köşe... Ama şimdiden bir şey söylemek istemiyorum.

Bir değişim sürecinden geçiyorum

Özel hayat nasıl gidiyor bu arada? Sizin hep bir mesafeniz var, bir set var sanki önünüzde?

Tabii... Adı üstünde özel hayat, özel olmasaydı tüzel olurdu.

Kimininki de ortada, saklamıyor...

Tercih meselesi... Çok fazla dışa dönük bir yapım yok benim. İçimde yaşamayı tercih ediyorum, neticede ben de bir şeyler yaşıyorum tabii ki iniş çıkışlarım olabilir, hatalar da yapabilirim ama bunu 70 milyonla paylaşmak zorunda değilim. Ve kimsenin özel hayatıyla da ilgilenmiyorum. Çifte standart göstermiyorum.

Şu an hayatınız nasıl gidiyor, nasıl bir dönemden geçiyorsunuz?

Bir değişim sürecinden geçiyorum. Aslında hepimiz bir değişim sürecinden geçiyoruz enteresan bir şekilde. Yaptığım bütün işler, karşılaştığım bütün insanlar, okuduğum kitaplar, söylediğim şarkılar; hepsi benim kendi kişisel, duygusal gelişimime hizmet eden enstrümanlar belki de... Ben kendi içimde yaşayan biri olduğum için bütün yaşadığım diğer hadiseleri kendim için yorumlayarak yaşıyorum.

Hangi kitapları okuyorsunuz mesela?

Son okuduğum Halis Özgü’nün “İnsanlar ve Maskeler” kitabı, çok güzel çok zevkle okuduğum bir kitap. Şimdi Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabını elimden bırakamıyorum.

Yeniden evlenmeyi düşünmüyorum

Oğlunuz nasıl? Nasıl bir evlat ve siz nasıl bir annesiniz?

Klasik standart bir aile değiliz. Tarık Emir hem benim çok yakın arkadaşım gibi hem de öğrencim... Bazen de babam gibi... Bildiklerimi ona faydalı olabilecek şekilde aktarmaya çalışıyorum. Onun için de öğreniyorum hayatı. Aynen benim annemle olan ilişkim gibi. Nasıl annemle hem arkadaş hem anne-kız gibi oluyorsak Tarık Emir’le de rolleri değiştirdiğimiz oluyor gerçekten.

Aşk ilişkilere bakışınız nasıl? Aşkı nasıl yaşamak istiyorsunuz?

Ben böyle şeyleri söylediğim zaman diğer söylediklerim bir kenara konup sadece aşkla ilgili söylediklerim ön plana çıkarılıyor. O yüzden konuşmak istemiyorum artık.

Konuşmak istemiyorsunuz ama yine de soralım... Evlenmeyi düşünüyor musunuz?

Hayır, evlenmeyi düşünmüyorum.

Siyah-Beyaz 2010’da vizyonda

Şevval Sam’ın rol aldığı, Ahmet Boyacıoğlu’nun yönettiği Siyah-Beyaz adlı filmde 70’ine gelmesine rağmen durulmamış bir ressam (Tuncel Kurtiz), kalp krizi geçirdikten sonra sümüklü böcek besleyip sakin bir yaşam süren avukat (Erkan Can), karısı tarafından terk edilmiş bir doktor (Nejat İşler) ve hayata karşı tek başına direnen iş kadını (Şevval Sam) arasında yaşanan olaylar anlatılıyor. 2010 yılında vizyona girmesi planlanan filmin çekimleri Ankara’da “Siyah-Beyaz” adlı barda yapılıyor.


Vatan Gazetesi
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: