BENİ ELEŞTİRENLER İLK FİLMİ İZLESİN

''Ben özen isteyen biriyim. Bana bir sandviç getiriyorsa, yanına bir de ufak çiçek iliştirirse mutlu olurum. Ayrıcalıklı hissettirilmek çok önemli.'

Magazin

BENİ ELEŞTİRENLER İLK FİLMİ İZLESİN Yönetmen Abdullah Oğuz’un, 19 Aralık’ta vizyona girecek olan filmi 'Sıcak'ta başrolü sevgilisi Ebru Akel’e vermesi eleştirilmişti. Akel eleştirilere, 'Bu filme beni uygun gören kişi Abdullah Oğuz’dur ve karşıma bir ordu dolusu insan gelse, sorulacak her türlü soruya cevap verebilecek güçteyim. Ben hakkımı kimseye yedirmem. Önce filmi izlesinler' diyerek yanıt verdi.

'Sıcak' filminin senaryosunu ilk kez okuduğunuzda, Meryem karakterinin nesi size cazip geldi?

- Yalnızlığı ve hüznü çok etkileyiciydi.

Peki siz hüzünlü müsünüzdür? Meryem’i kendinize yakın mı buldunuz?

- Her yeni karakterle tanışmak, oyuncu için yepyeni bir yolculuk. Kendi hikayemden de parçalar varsa ne ala! Ama evli ve hamile bir kadın Meryem... Dolayısıyla benim hiç tatmadığım ve bilmediğim bir durum. n Belki de içinizdeki güçlü kadın, Meryem’e el uzatmak istedi. Ona hayat vermek istedi.

- Evet ben Meryem’e çok üzüldüm. Ama Meryem’in film içerisinde öyle güzel girişimleri var ki, insan onun yapabildiklerini görünce mutlu oluyor. Öte yandan çok acınası olaylar yaşıyor.

Meryem karakteri oyunculuk açısından sizi zorladı mı?

- Öncesinde çok çalışarak, sete hazır gittiğimi düşünüyorum. Meryem benden başkası değildi! Bu yüzden o andan itibaren 'zorluk' kelimesi benim için çok uzakta kaldı. Tabii zorlu sahneler de oldu. Tonlarca suyun altında ıslandık ve o sırada dışarıda hava neredeyse 1 dereceydi.

Sizin asıl canlandırmak istediğiniz Eda karakteri miydi?

- Eda da çok çarpıcı ve güzel bir karakterdi ama Meryem kadar ön planda değildi. Ayrıca yönetmen Abdullah Oğuz, Meryem’in bana daha uygun olduğuna inanmış.

Siz başrolü aldıktan sonra mı Eda karakteri senaryoda daha geri plana düştü?

- Hayır. Eda karakteri zaten tartışılıyor ve konuşuluyordu. Sonrasında Eda oldu ama farklı bir şekilde oldu. Biz ciddi bir film yaptık. Drama yönü ağırlıklı. Bu filmde aslında kaderin ne kadar kendi ellerimizde olduğunu görüyoruz.

Sizin karakteriniz, kaderinizi ne şekilde etkiledi bugüne kadar?

- Ben kuralcıyımdır ama açığımdır. Bana gelen iyi, kötü her şeyi kabul edebilme durumunda hissediyorum kendimi. Tabii ki bu biraz olgunluk ve tecrübeyle, yaşadıklarımızla ilgili. Daha öğreneceğim çok şey var. Hepimiz için daha çok yol var. Ama ben genellikle şükredip, hayatla barışık yaşamayı kabul ederim. n Meryem karakteri sizin de oyunculuk adına ilk çıkışınız olacak, değil mi?

- Aynen öyle. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Böyle bir kadroda, böyle bir yönetmenin gözünde ve böyle bir hikayenin içinde olmaktan... Elimden geleni yaptım. Bundan sonrası seyircinin beğenisine kaldı. İnşallah beğenirler.

Filmde Okan Bayülgen ve Yavuz Bingöl’ün de rol alması söz konusuydu önceleri, ne oldu sonra peki?

- Yönetmenle aralarındaki bir takım anlaşmazlıklardan dolayı olmadı. Sadece çok kısa bir dönem isimleri geçti.

Bu film için çok emek harcasanız bile, filmin yapımcı ve yönetmeni Abdullah Oğuz’la birlikte olmanın size başrolü getirdiği konuşulacak hep... Bu sizi öfkelendiriyor mu?

- Ben Ebru Akel’im. 'Birisinin sevgilisi' başlığı altında adım geçsin istemiyorum. Bu kadar yıldır bu piyasada bir takım işler yaptım. Başarılıysam başarılıyım. Aynı şekilde Abdullah Oğuz da başarılı bir yönetmen olduğunu hem Türkiye’de hem de yurtdışında kanıtlamış bir isim. Dolayısıyla bizim birlikte bir iş yapmış olmamız ancak bu işin güzel kısmını oluşturur. Karşıma bir ordu dolusu insan gelse, bana gelebilecek her türlü soruya cevap verebilecek güçteyim. Kendi hakkımı kimseye yedirmem. Beni eleştirenler önce filmi izlesinler, ondan sonra konuşsunlar bence.

AŞKTA ÖZEN İSTERİM

Zor bir sevgili misiniz?

- Ben özen isteyen biriyim. Çünkü özen gösteririm. Bütün bunların karşılıklı özenle olduğuna inanıyorum. Özensiz hiçbir şey ortaya çıkmıyor. Onun için de özen gösterilen her şey daha güzel oluyor. Tek zorluğum bu! Bana bir sandviç getiriyorsa, yanına bir de ufak çiçek iliştirirse mutlu olurum. Ayrıcalıklı hissettirmek ve hissettirilmek çok önemli. İlişkinin anlamı bu. Yoksa herkes birbirine arkadaş gibi davransın. İlişkinin her döneminde bu özenin olması gerek.

Siz güzel bir kadın mısınız, yoksa çekici bir kadın mı?

- Olduğum gibiyim. Bazı gün daha güzelim, bazı gün daha az güzelim. Sonuçta her insan gibiyim. Aynaya o gün nasıl baktığımla ve kendimi nasıl görmek istediğimle alakalı... Fakat iç dünyası yüzüne çok yansıyan biriyim. Mutluysam daha güzelim, daha iyiyim. Çekici miyim, güzel miyim bilmiyorum, ama şunu biliyorum ki mutluysam ve huzurluysam bu bana çok yansıyor. Güzel miyim? Herhalde farklıyım.

TUTKUSUZ İŞ YAPILMAZ

Güçlü kadın olarak görünmek gibi bir derdiniz var mı?

- Benim bütün derdim kendimle. Ben kendi halinde, kimseyle savaşı, dövüşü olmayan, gerçekten kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışan biriyim.

Tutkulu bir kadın mısınızdır?

- Tutkusuz hiçbir iş yapılmaz bence. Tutkular bizi hayata bağlar, bizi sürükler, heyecanlandırır. İçinde bulunduğum her şeye tutkuyla bağlı bir kadınım. İstemediğim, aklımın yatmadığı bir işte zorluk çıkarırım, uzaklaşırım.


YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: