BERGÜZAR'IN CİDDİ BİR SORUNU VAR!

'Binbir Gecce'nin yıldızı Bergüzar Korel, kendisini otobur olarak tanımlıyor ve hiçbir şeye karşı bağımlılık hissetmediğini söylüyor...

Magazin

BERGÜZAR'IN CİDDİ BİR SORUNU VAR! Güzel oyuncu, salon sporlarını hiç sevmiyor: Spor yapmaya gittiğim yerde makyajlı kadınlarla aynı koşu bandında koşmak istemiyorum..

Bergüzar Korel, bir oyuncu olarak görünümüne çok dikkat ediyor. Bu nedenle hayatında kızartma gibi zararlı şeylere asla yer vermiyor. En büyük sorunu ise yeterince su içememesi ve yemeklerden sonra şişmesi. Güzel oyuncu, beslenme alışkanlıklarını ve yeni projesini Women's Health dergisine anlattı...

* Başak burcu olduğunuza göre sağlık sizin için önemli olsa gerek...
Kesinlikle! Beslenmeme çok dikkat ederim. Küçüklükten gelen bir alışkanlık bu. Ailem Girit'ten olduğu için çocukluğumdan beri otobur şekilde büyüdüm. Genelde evimde sebze yemeği olur. Kendim de evimde yemek yapmayı çok seviyorum. Mesela dün evde kıymalı karnabahar, yanında zeytinyağlı bir yemek ve pilav vardı. Bütün yemeklerimi zeytinyağı ile yaparım. Hayatımda zeytinyağının çok önemli bir yeri var. Tostumun içine bile hafif kekik ile zeytinyağı koyarım.

* Ne sıklıkla besleniyorsunuz?
Sabah kahvaltısını elimden geldiğince yaparım. Yanında da mutlaka sabah kahvemi içerim. Gün içinde sık sık kahve içmem. Zaten ben hiçbir şeye bağımlılık hissedemiyorum. Bir dönem canım ne istiyorsa onu yer içerim ama hiçbir zaman ona bağımlı olmam. 'Sürekli şunu yemeli veya içmeliyim' diye bir şey yok. Son zamanlarda kahve makinesi aldım eve. Onda kendime latte yapmayı çok seviyorum. Sabahın erken saatinde sete gitmeden önce içtiğim bu kahve beni bütün gün ayakta tutuyor.

YEMEKLER ŞİŞKİNLİK YAPIYOR
* Düzenli yemek yiyor musunuz?
Sette yemekleri çok hızlı yemek zorunda kalıyoruz. Benim en büyük sorunum yemeklerin şişkinlik yaratması. Ne kadar hızlı yerse, insanın vücudu o kadar şişebiliyor. Bir de aslında en büyük sıkıntım kışın çok su içememem.

* Su içmediğiniz için kilo almıyor musunuz?
Tabii alıyorum. Ben her kış beş kilo kadar alırım ve yazın bu kiloları veririm. Yazın hayatımda ne kızartma var, ne başka zararlı şeyler. Genel olarak çok çabuk kilo alıp veren bir yapım var. Uzun boylu olduğunuzda kilo alınca hemen irileşiyorsunuz. Bu da benim çok hoşuma gitmiyor. Ekran zaten birkaç kilo ekliyor. Yeni sezonda tiyatro yapmayı düşünüyorum ve kilo sahnede de iyi durmuyor.

KURU BİR KALABALIK OLUYOR
* Şu an spor yapıyor musunuz?
Sadece sahilde köpeğimle yürüyüş yapıyorum. Salon sporlarını hiç sevmiyorum. İstanbul'daki salonların mantığı çok başka. Spor yapmaya gidenler elbette var ama yanında kuru bir kalabalık da oluyor. Spor yapmaya gittiğim yerde makyajlı kadınlarla aynı koşu bandında koşmak istemiyorum. Bu tabii ki onların tercihi ama orası spor yapmaya gidilen bir yer olduğundan bunu sevmiyorum.

* Alkol veya sigara ile aranız nasıl?
İkisiyle de aram yok. Hele ki şimdi ses tellerimde bir problem varken kullanmam doğru değil.

* Neden oldu bu problem?
Aslında tam olarak bir açıklaması yok. Ses tellerimde ciddi bir zedelenme var. Küçük bir operasyon geçirebilirim. Belki zamanında sesimi yanlış kullanmış olabilirim. Çok fazla sigara içilen yerlerde bulundum ve zamanında bunu ciddiye almadım. Eskiden böyle biri olacağımı tahmin etmezdim ama şu an sigara içilen yerlerde duramıyorum. Bir kadeh şarap içmek istiyorum ama o sigara dumanıyla birleştiğinde sonunda sesim kısılıyor.

* Psikolojik bir sebebi olabilir mi bu durumun?
Benim işimde en önemli şey, sesim. Doktorum İsmail Koçak bana birçok sebep sundu. Şu stresli ortamda, benim vücudum psikolojik durumumdan fazlasıyla etkileniyor. Son birkaç senem çok yoğun ve stresli geçti. Tüm yaşadıklarıma olan tepkimi dışa vurmaktansa hep içime attım ve şimdi bu sesimden, cildimdeki sivilcelerden çıkıyor. Bu durumda ben de kendimi daha çok dinlemeye başladım.

* Hayatınızın daha bilge bir döneminde misiniz?
Kendimi çok fazla dinlediğim bir dönemdeyim ve bu da benim hoşuma gitmiyor. Bunu dile getirmeyi sevmesem de maalesef bir hastalık hastası durumum var. İnsanları eleştirirken ben şu an o durumdayım. Sorumluluklarımı yerine getirmek için fazlasıyla çabalıyorum ve bu beni yoruyor. Ama aynı zamanda çok da mutlu bir dönemimdeyim. Üç sene önceki resimlerime bakıyorum. Yaşım çok genç olmasına rağmen bir yılda sanki üç sene yaşlanmış gibi görünüyorum. Bunu; yüzümdeki çizgilerden değil, bakışımdan, gülüşümden ve hareketlerimden anlayabiliyorum.

PERU BİR CENNET!
* Eğlenmek için neler yapmayı seviyorsunuz?
Beni en çok dinlendiren ve heyecanlandıran şey fotoğraf çekmek. Çektiğim fotoğraflarla dijital ortamda oynamayı seviyorum. Herkes benim modelim oluyor. Annem, kedim, köpeğim, erkek arkadaşım. Onlar da beni çok destekliyor bu konuda. Nerede olursam olayım fotoğraf benim çok dikkatimi çekiyor. Dizi bittikten sonra fotoğraf konusuna iyice konsantre olmak istiyorum. Ablam Peru'da yaşıyor ve orası fotoğraf çekmek için bir cennet!

* Oyunculuk ile ilgili projeleriniz neler?

Dizi bittikten sonra yeni sezonda tiyatro yapmayı düşünüyorum. Sinan Tuzcu benim konservatuvardan bir üst sınıfım. Onun yazdığı bir proje bu. Henüz gelişme aşamasında. Muhtemelen yeni sezonda onlarla birlikte çalışacağım. Oyunculuk konusunda beni tek heyecanlandıran o. Eskiden bir iş bitince hemen diğerine başlar, araya dinlenecek zaman koymazdım. Zaman geçtikçe hayatta en önemli şeyin kendim olduğunu anlıyorum. Benim ne istediğim en önemlisi. Hayatımı da bundan sonra buna göre yaşamayı düşünüyorum.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: