Bizdekiler bir şey mi dünya jet setinde neler oluyor, neler!

Sabah Gazetesi Ayşe Özyılmazel, bugün köşesinde "popo meselesine son verilsin!" diye bir yazı yazmış. Haklı olduğu taraflar çoğunlukta... Ama...

Magazin

Bizdekiler bir şey mi dünya jet setinde neler oluyor, neler! İsterseniz önce bir yazıyı okuyalım...

"Magazin eklerinin birinci sayfalarının popo mevsimi açıldı.
Her gün bir başka ünlü kadının poposu gözümüze sokuluyor.
Bunun da adı habercilik, magazin gazeteciliği oluyor.
Eşsiz bir başarı; alkışlar, alkışlar...
Şimdi sorarım, bir kadının poposunu kocaman açıp halka sunmakta sakınca görmeyen magazin müdürlerine; ya o sizin eşinizin, kızınızın poposu olsa, hoşunuza gider mi?
Alın Arda Turan'ın kız arkadaşı.
Geçen gün cümle alem kızın poposunu yatay pozisyonda gördük, hoş mu? İnsan delirmez mi?

ÜNLÜ OLMANIN BEDELİ(!)
Misal dün de Ebru Şallı.
Bir okur olarak ben; tatile gitmiş, güneşlenen, dinlenen kadınların, sırf ünlü ve kadın oldukları için gizli gizli popolarının fotoğraflanıp gazetelere basılmasını istemiyorum arkadaş.
Bunun altında bir habercilik de yok yani.
Bu açıkça; kadın bedenini hor görme, haklarına saldırma, kadını aşağılamadır.
Ha Bodrum'da 'bilmem kim bilmem kimle tatilde, aşk yaşıyor' haberi mi yapacaksın, yap tabii ki!
Plajda, denizde, yemekte, teknede çek fotoğrafını koy, ille de aşağılardan çekip kızın poposunu mu koyacaksın, o zaman mı başarılısın?
Şimdi kimse kalkıp; 'Ünlü olmanın bedeli' gibi cümleler kurmasın. 'Ünlü olan poposunu peşin peşin halka açmıştır arkadaş' diye bir kanun mu var? 'O zaman Bodrum'a, Çeşme'ye gitmeyecek kardeşim' bölümü var bir de. Sebep?
Sen gitme Bodrum'a, Çeşme'ye.
Sen önce kendine ayar ver. Geçin bunları. Ne ünmüş anasını satayım, öde öde bitmeyen nasıl bir bedelmiş.
Neyse, yazının özü; kadınları plajda popodan çekip gazetelere basma işine son verelim! Bunun adına 'magazincilik', 'habercilik' de demeyelim.
Ayıptır, ayıp."

Evet haklı olduğu taraflar var Ayşe'nin. Evet bu kadın bedenine saygısızlık. Evet, bazen hiç hoş olmayan görüntüler ortaya çıkıyor. Evet, bunlar ünlü olmanın bedeli filan değil.

Ama "bunun adına magazincilik, habercilik demeyelim" kısmı pek doğru değil. Çünkü bu "popo çekme işi" sadece bizim ülkeye has bir sistem değil; bütün dünyada en çok prim yapan işlerin başında geliyor. Paparazziler resmen bu görüntüyü yakalamak için yaşıyorlar. Hatta "bizdeki görüntüler ne ki? Dünyada neler oluyor!" bile diyebiliriz.

Şimdi bizde çıkanları bir düşünün, bir de bunlara bakın!


Dememiz odur ki; bu iş dünya çapında ilgi gören bir iş. Ve asla sonu gelmez. Evet tartışılacak çok noktası var ama tartışılmaması gereken tek şey bu işlerin habercilik olup olmaması. Çünkü bu iş paparazziliktir. Ve bu da bir meslektedir. Üstelik bizde hala paparazzilik kavramı oturamadı, oturamamış haliyle ne işler patlıyor! Bir de oturtabilirsek, neler olur, neler!
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: