BU FİLMDE OYNAYARAK VATANİ GÖREVİMİ YAPTIM

Kısa sürede büyük bir izleyici kitlesine ulaşan 'Nefes' filminde, 'Sen uyursan herkes ölür' repliğinin sahibi Yüzbaşı Mete'yi canlandıran oyuncu Mete Horozoğlu: Bu topraklara ve birlikte yaşadığım insanlara karşı bir görevim vardı. Bu filmde oynayarak bu vatani görevimi yerine getirmiş oldum

Magazin

BU FİLMDE OYNAYARAK VATANİ GÖREVİMİ YAPTIM Irak sınırında görevli 40 askerin yaşadıklarını anlatan 'Nefes' filmi, vizyona girdiği ilk üç günde 334 bin izleyiciye ulaşarak, yeni sezonda görücüye çıkan en başarılı Türk filmi oldu. Filmin fragmanlarında 'Sen uyursan herkes ölür' repliğiyle dikkat çeken oyuncu Mete Horozoğlu, çekimlere 2006'da başladıklarını söylüyor. Filmde kendi adı ve soyadıyla oynayan Horozoğlu, 'Nefes'in bu kadar ilgi görmesinin nedenini, konunun gerçekliğine bağlıyor...

Filmin bu kadar ilgi görmesini bekliyor muydunuz?
Filmin internetteki fragmanı iki milyon kişi tarafından izlendi. 2006 yılından beri filme karşı bir ilgi zaten mevcuttu. Beklenti de yüksekti. Film ilk üç günde, yeni sezonun şimdilik en çok izlenen Türk filmi oldu. Yakın çevremden de çok büyük beğeniler duydum. İzleyici sayısı daha da artacak diye düşünüyorum.

GERÇEK BİR KESİTİ ANLATIYOR
'Nefes'te sizi en çok ne etkiledi?
'Nefes' taraf tutan bir film değil. Çok samimi. Gerçek bir kesiti anlatıyor. Hangi taraftan olursan ol, sempati duyuyorsun filme. Film bittikten ve vizyona girdikten sonra Doğu'yla ilgili gerçek bir meselenin içinde bulunduğum için gurur duydum. Yaşadığım topraklara ve bu topraklarda birlikte yaşadığım insanlara karşı konservatuvar mezunu bir oyuncu olarak yapmam gereken bir görevim vardı. Bu filmde oynayarak bu vatani görevimi yerine getirmiş oldum. Eğitimimden dolayı henüz askerliğimi yapmadım ama şu an vatani görevimi yapmış gibi hissediyorum. Askerliğimi yaptığımda aynı duyguyu bir kez daha yaşayacağımı hissediyorum.

Dokunulmazlığı olan 'asker' kavramını artık masaya yatırıp tartışabildiğimiz bu dönemde, film askere bir saygı duruşu anlamına geliyor mu sizce?
Vatan için ölenlere saygı duruşunda bulunmak gerekiyor. Bu mesele, 1988'den beri gündemde. Binlerce insan öldü ve hepsi de vatan için öldü. Dağa çıkanlar da vatan için, vatan daha düzgün olsun istedikleri için öldü. Askerlerimiz cephelere hep vatan uğruna gittiler ve gidiyorlar. Ama bu ölümler engellenebilir mi? Evet, gerçekten engellenebilir. Bu yüzden film, orada ölen askerlere bir saygı duruşu anlamına gelir.

Neden kendi adınızı ve soyadınızı canlandırdığınız karaktere verdiniz?
Eğitime girdikten bir süre sonra artık duygu olarak o kadar ciddi bir gerçekliğin içine girmiştik ki, başka isimler bulamadık bu adamlara. Artık hepsini içimizde hissediyorduk. Çekimlerden önce çok uzun süre eğitim aldık. Bu süreyi tamamladıktan ve hikayeleri çekmeye başladıktan sonra hissettiğimiz gerçekliğin dışına çıkamadık. Ben kendim, canlandırdığım karaktere başka bir isim koyamadım. 'Kuzey Yüzbaşı', 'Doğu Yüzbaşı' falan olmadı. "Ben Yüzbaşı Mete Horozoğlu" dedim. Arkadaşlarımız da kendi isimlerini ve soy isimlerini kullandılar.

O SÖZ MİLYONLARA SÖYLENİYOR
'Sen uyursan herkes ölür' sadece cephedeki askere söylenmiş bir söz mü?
Filmin gerçekliğinde sadece bir askerin durumundan hareketle cephede söylenmiş bir söz gibi dursa da, sanatın ve filmin gücü o cümleyi kameranın arkasındaki milyonlarca insana yöneltmeyi başardı. Her insanın hayatta kalabimek için uyanık olmaya ihtiyacı var. Kimse kusura bakmasın ama hepimiz ayakta uyuyormuşuz. Halen de uyuyoruz aslında. Uyanmak lazım. Biz bir kültür beşiği üzerinde oturuyoruz ama buna karşı uyuyoruz. Kutuplaşmalara, hizipleşmelere karşı uyuyoruz. PKK bu memlekete giremez tabii. Dağdan inmek istemiyor ki zaten. Ama PKK'yla Kürt milletimizi aynı kefede tutmak büyük bir gaflettir. PKK silahlı bir uyuşturucu şirketidir. Uyuşturucu kartelinin benim ülkemde ne işi var? Biz özünde hak ve adalet olan bir milletiz. Dinimiz, dilimiz, kültürlerimiz başka başka da olsa birlikte cennet gibi yaşadık ve yine yaşamaya devam ederiz.

FARKLI FARKLI SONLAR OLURDU
Filmin son sahnesinde teröristin başına dayanan silahın patlamaması çok konuşuluyor. "Ben patlatırdım" diyenler hiç de az değil...

Bu öyle bir film ki, sen nasılsan, bütün karakterin ve duygunla filmde onu görüyorsun. Filmde o silah patlamadı, evet. Ama demek ki 'ben sıkardım' diyenler bu duygu içinde. 'Bir kan daha dökülsün, hiç önemli değil' diyorlar herhalde. Mete Yüzbaşı olsaydı ne yapardı, İlker Çavuş olsaydı ne yapardı, Bandırmalı Ömer ne yapardı bilmiyoruz. Hepsi farklı 'son'lar olurdu. Ama Barış Üsteğmen o silahı patlatmadı. 'Yaralı bir insan var zaten, bir kan daha dökülmesin' diye düşündü demek ki... İnsanlık dışı bir olay olarak gördü belki de. Ama 'ben patlatırdım' diyenler demek ki, 'bir insan daha öldürürdüm, ne var ki bunda' diyebilenlerden. Bu onun sorunu. Gerçek hayatta da sıkanlar, sıkmayanlar var. Herkes eteğindeki taşa göre değerlendiriyor bu filmi. 'Ben olsaydım buradaki adamların hepsini tarardım şimdi' diyorsan eğer, demek ki hepsini tek tek tarayıp öldürürdün.

Video İçin Tıklayın..
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: