BÜLENT ERSOY ESKİ GÜRLEDİ

BİR BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYEN ERSOY, ASKERLİKLE İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMANIN ARKASINDA OLDUĞUNU SÖYLEYEREK, 'CUMHURBAŞKANINA, BAŞBAKANA VE BÜYÜKANIT'A SESLENİYORUM. YANLIŞIM VARSA BENİ ASIN'

Magazin

BÜLENT ERSOY ESKİ GÜRLEDİ Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) terör örgütüne yönelik Kuzey Irak'ta sürdürdüğü operasyonların ardından özel bir televizyon programında askerlikle ilgili sözleri nedeniyle 'halkı askerlikten soğuttuğu' gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan sanatçı Bülent Ersoy, basın toplantısı düzenledi. Ersoy, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek, 'O gün ne söylemişsem onun arkasındayım ve aynı şeyleri söylüyorum.' dedi.

Bülent Ersoy, Popstar Alaturka'da askerlikle ilgili sarf ettiği sözlerle ilgili basın mensuplarının karşısına geçti. Ersoy'un toplantısına çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantıya yaklaşık bir saat gecikmeyle katılan Bülent Ersoy, trafiğe takıldığını belirterek basın mensuplarından özür diledi. Bülent Ersoy, konuşmasına hiçbir görüşün, siyasi partinin adamı olmadığını belirterek, 'Her şeyden evvel şunu söylemek istiyorum; yaptığım konuşmaların içerik açısından herkes çok iyi bilmelidir. Çok açık ve sarih olarak ifade edeyim ki; hiçbir kimsenin, hiçbir görüşün, hiçbir siyasi yapının yanında, yakınında, yandaşı veya savunucusu asla ve asla değilim. 56 senelik yaşamımda hiçbir zaman kimsenin insanı olmadım. Yalnız ve yalnız sahne yasağımı kaldıran merhum Özal çok yakın dostumdu, ona teşekkür ediyorum' şeklinde konuştu.

Konuşmalarının içeriğindeki ifadelerinin bir anne olamasa da hassas bir insan, bir sanatkar ruhla söylediğini aktaran Ersoy şöyle konuştu: 'Akan kanlar; -tamam- zamanı olduğu vakit hepimiz tek vücut oluruz, savaşılacak sa savaşırız. Çünkü biz asker bir milletiz. Atalarımız, ninelerimiz kurtuluş savaşında top ve tüfeği sırtında taşıdı. Tarihi kanlarıyla yazdılar. Denilmiş ki; 'Ersoy'un konuşması askerlik yaşına gelmiş çocukları soğutmak amacını taşıyor.' Ben böyle bir şey söylemedim, onu kimler söylüyorsa o sözler kendilerine aittir.'

O günkü konuşmaların arkasında olduğunu ve aynı şeyleri söylediğini tekrar eden Bülent Ersoy, bir bukalemun gibi o gün farklı bugün farklı konuşmayacağını ifade etti. Ersoy televizyon programındaki konuşmalarının tekrar dinlenilmesi gerektiğini ifade ederek, sinevizyonun hazırlanması sırasında basın mensuplarının Demokratik Toplum Partisi (DTP) kürsüsünden hakkında yapılan açıklamaları ile ilgili sorularını yanıtlamayacağını söyledi. Basın mensuplarının ısrarlı tutumları üzerine sinirlerine hakim olamayan Ersoy ile basın mensupları arasında tartışma yaşandı. Ersoy bir ara konuşmalarını tekrarlayarak, 'Evvela herkes tarafından çok iyi bilinmesi gereken konu; hiçbir siyasi görüş, siyasi parti, siyasetçi, kurum, kuruluş ve topluluk adına bu konuşmaları yapmadım. Birilerini memnun etmek için yapmadım. Kimsenin yakını, yandaşı, sözcüsü asla ve asla değilim. Kimsenin sözleri de beni bağlamıyor. Bülent Ersoy olarak ben bu konuşmayı yaptım. Başkalarının da çıkıp benimle ilgili konuşması beni bağlamıyor ' dedi.

Sözlerinin bir takım kişiler tarafından çarpıtıldığını ve adeta cımbızla bazı kesimlerin alındığını öne süren Ersoy, 'Bir beyanın, bir yazının giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Her zaman olduğu gibi görmek istedikleri gibi konuşmanın bir yerini böyle cımbızla alıyorlar. Ne demiş kadın? çözüm istiyorum. Bu kadının feryadı nedir? 'çözüm olsun' demiş. Şimdi neye istinaden birileri bunu çarpıtıyor. Ama üstümüzde Allah var, Allah çok kötü cezalandırır' şeklinde konuştu.


Çözüm istemenin suç ise kendisini hemen asmalarını isteyen Ersoy, aksi halde taltif ve onore edilmesini istedi. 'Ben 'çocuklarınızı aman askere göndermeyin! ' der miyim? ben haddimi bilirim.' diyen Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü; 'Ben 'ölüm' yerine 'çözüm' diyorum. Çünkü ben o annelerin o feryat seslerini duymak istemiyorum, o tabutları görmek istemiyorum. 'Çözüm bulalım diyorum çözüm' Dış mihraklar bu işleri yapay olarak başımıza sarıyor.'


Bir basın mensubunun hakkında açılan soruşturmayla ilgili sorusuna cevap veren Ersoy, sözlerini şöyle bitirdi; 'Hiçbir şey yapmayacağım, her vatandaş gibi beni de ifadeye çağıracaklardır sayın savcılar. Ben de duygularımı burada nasıl ifade ediyorsam devletin savcılarına da ifade ederim, onlar beni anlayacaklardır. Eğer fikir suçundan beni cezalandıracaklarsa o zaman bilemiyorum, o demokrasi adına çok karanlık bir tablo oluşturur. Şu anda onu düşünmek dahi istemiyorum.'

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, Bülent Ersoy'un özel bir televizyon kanalında yayınlanan programda söylediği sözlerin 'Halkı Askerlikten Soğutma' suçunun kapsamına girip girmediğinin araştırılması için soruşturma başlatmıştı. Soruşturmayı başlatan Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır'ın, programın kasetini inceledikten sonra Ersoy hakkında dava açıp açmayacağının netlik kazanacağı öğrenildi. Dava açılması durumunda Ersoy, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak. Suç, basın ve yayın yoluyla işlendiği gerekçesiyle ceza yarı oranında artırılabilecek.

YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: