BÜYÜKADA’DA BİR “ÇINAR” DEVRİLDİ

Büyükada; en yaşlı ve sevilen Rum sakini Koço Kalfa’yı yitirdi. 3 padişah gören, Atatürk ve Troçki ile tanışan 102 yaşındaki Koço, 6-7 Eylül Olayları sırasında “Hiçbir yere gitmeyeceğiz, memlekette olur böyle şeyler... Ben burada öleceğim” diyecek kadar vatanseverdi.

Magazin

BÜYÜKADA’DA BİR “ÇINAR” DEVRİLDİ Koça Kalfa'nın isteği oldu ve son nefesini kendi toprağında, Adası'nda verdi. Ada'daki pek çok binada harcı, teri, emeği bulunan Koço Kalfa'yı; Meryem Ana Kilisesi'nden Müslümanı Ortodoksu, Alevisi Ermenisi'yle Adalılar uğurladı

Hafta içinde, koca bir 'çınar' sezsizce devrildi Büyükada'da... O, insanların birbirinden giderek uzaklaşıp, şüpheyle baktığı bugünlere inat; koca gövdesiyle herkese kucak açan isimsiz bir 'Türkiye sevdalısıydı'... Onu uğurlamak için; her dinden, her renkten onlarca dostu Meryem Ana Kilisesi'ne koştu geçen perşembe günü...
İstanbul'un yaşayan en eski Rumlarından Koço Kalfa lakaplı Koço Katakuzino, 102 yaşında Ada'daki evinde hayatını kaybetti. İnşaat ustası Koço Kalfa'nın Ada'daki pek çok evin; duvarında, pervazında balkonunda ondan bir parça olduğunu bilmeyebilirsiniz... Bir yere not edin; Ortodoksu, Müslümanı, Musevisi, Ermenisi onun dokunduğu evlerde geçiriyor yazlarını... Herkesin yardımına para pul demeden koşan bir iyi insan olarak hatırlanıyor Koço Kalfa...

Koyu Beşiktaşlı'ydı
Koço Katakuzino, II.Abdülhamid tahttayken Büyükada'da doğdu. Tam 3 padişah gördü. Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık etti. Milli bayramlarda, öğrenciler bando marşıyla geçerken o heyecanla Ada çocuklarını alkışladı. Tam bir Beşiktaşlı'ydı, Kara Kartallar yendi mi bayram ederdi iskelede. Fenerli, Galatasaraylı dostlarını çatlatırdı.
1920'lerin sonunda Sovyet liderleriyle anlaşmazlığa düşen Troçki Büyükada'ya sürgüne gönderildiğinde, Koço Kalfa onunla tanışma şansını yakaladı. Troçki'nin 4.5 yıllık Büyükada sürgünü sırasında onun köşkünü de tamir etti. Oturup dertleştiler, kahve içip balığa çıktılar.
Atatürk Ada'ya geldiğinde Koço Kalfa ona da koştu. Oğlu Niko anlatıyor babasının anılarını: Ata'nın Savarona ile Ada'ya geldiğini anlatırdı. O geldiğinde işi gücü bırakıp iskelede karşılamaya gidermiş. Yine birinde Ata'nın kahve içmek için gittiği Splendid Palace'a kadar gitmiş. Atatürk kendisine kahve ikram eden Rum bir hizmetliye beklemesini söylemiş ve otelin dışında kavun satan seyyar bir kavuncuyu çağırtmış. Bir dakika sonra da kendisine kahve getiren kadınla kavuncunun müzik eşliğinde dans etmelerini izlemiş. Dans bittiğinde Atatürk her ikisine de teşekkür edip, alkışlamış.
İyi günler gördüğü gibi, zorluklar da yaşamış Koço Kalfa. Varlık Vergisi döneminde üzüntüsünü belli etmemek için çalışırmış. 6-7 Eylül Olayları'nda hüzünlenmiş. Azınlıkların ev ve işyerlerine yönelik saldırıdan Büyükada da nasibini almış. Atatürk'ün Selanik'te doğduğu eve saldırı düzenlendiği yönünde çıkan asılsız haberlerin ardından 1955 yılının 6-7 Eylül'ünde neler yaşandığını Amalia'ya soruyoruz. Babasının o gün koşarak eve geldiğini söylüyor Amalia:
"Önce kardeşim Niko'yu sorduğunu hatırlıyorum. Niko'yu babamın işçisi Ali Amca birkaç dakika içinde kucağında eve getirdi. Yan komşumuz Salih Bey, babama evde kalmamamız gerektiğini ve onlara gideceğimizi söyledi. Babam da hiçbir şey söylemeden, sadece başını salladı. Biz iki aya yakın bir süre Salih Amcalar'da kaldık. Olaylar bittiğinde babam Adada'ki Rum sakinlere de bize de aynı şeyi söylüyordu, 'Hiçbir yere gitmeyeceğiz, memlekette olur böyle şeyler...' Onun da korktuğunu biliyordum ama Türkiye'den ayrılmayı hiç istemedi. Vatanından da ölüm ayırdı."
u Önce askerliğini yap
1964'te Kıbrıs gerilimi tırmandığında, büyük bir sağduyu ile oğluna yol gösterici olmuş: "1964 yılında Kıbrıs nedeniyle Türk-Yunan ilişkileri gerildi. Öyle ki İnönü hükümeti 24 saatte İstanbul'da yaşayan Rum nüfusun arkasına bile bakmadan Türkiye'yi terk etmesini istedi. Babamın otuz kişilik bir işçi kadrosu vardı. Çoğu Rum'du ve gittiler. Bunun üzerine ben de gitmemiz gerektiğini söyledim. Bana o zaman 'Sen burada doğdun önce bir askerliğini yap borcunu öde, sonra Yunanistan'a gideceksen gidersin' dedi."
Koço Kalfa'nın Misak Sokak, No: 12'deki evinin kapısını çalıyoruz. Kapıyı bize açan Koço Kalfa'nın oğlu Niko (62) ve kızı Amalia (70), babalarının hatırlandığını, habere değer bulunduğunu görünce çok duygulanıyor. Bize fotoğraflar gösteriyorlar. Sararmış askerlik fotoğrafları, mütevazi bir ailenin 100 yıllık serüveni kare kare masaya düşüyor.


Mozaiğin son parçasıydı
Doğma büyüme Büyükadalı olan, dedeleri Trabzon'dan göç eden ve kökleri Prens Katakuzino'ya uzanan Koço Kalfa'nın cenaze törenine katılmak için Meryem Ana Kilisesi'nin yolunu tutuyoruz. Kilise onu seven dostlarıyla dolup taşıyor. Adalar Kaymakamı Mevlüt Kurban, Belediye Başkanı Coşkun Özden, Başkan Yardımcıları, muhtarlar, esnaftan temsilciler ve sayıları 70'e inen Ada Rumları oradalar..
Rum Cemaat Başkanı Vasil Lemapulos'a yaklaşıyoruz. "Bir çınar devrildi" diyor. "Bir tarih gitti" diye yakınıyor. Koço Kalfa'nın elli yıllık dostu olduğunu anlatan Lemapulos "Herkesi seven, sahip çıkan bir insanı sadece Ada'mız değil, bu topraklar kaybetti" diyor.
20 yılı aşkın bir süre Büyükada'nın muhtarlığını yapan Nail Eti (82), biz sormadan Koço'yu anlatıyor: "Ada aynı olsa da eski Ada'yı çok anardı. Bize 'evlat' diye seslenirdi. Gece gündüz vatandaşın işine koşan; Rum'u, Ermeni'yi, Türk'ü ayırmayan bir insandı. Hiç kimse onun için tek bir kötü söz söylemezdi kimseye kötülüğü olmazdı. Adalılar, onu bilenler gerçekten çok büyük bir dostu, ağabeyi, mozaiğin son parçasını kaybetti."


Ada'da 70 Rum kaldı
Gazeteci Ersin Kalkan'ın iki yıl önce yaptığı araştırmaya göre Rum Ortodoks kiliselerine kayıtlı 1244 Rum nüfus var. Cemaat yetkilileri bu rakamın 3 bin dolayında olduğunu belirtiyor. 1930'da ise sadece İstanbul'da 115 bin Rum yaşıyordu. Varlık Vergisi ile ilk göç dalgası başladı. 6-7 Eylül 1955 olaylarıyla ikinci bir göç yaşandı. 1964'te Kıbrıs olaylarıyla bağlantılı alınan Yunan tebalıların sınırdışı kararıyla eşleri TC vatandaşı olanlar da ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 1965'teki resmi rakamlara göre Rumca konuşan nüfus sayısı 48 bindi. Çok sayıdaki Rum okulu öğrencisizlik nedeniyle kapandı. Bugün cemaatin öğrenci sayısı 100. Adada Rum ilköğretim okulu var ama öğrencisi yok. Adalar'daki Rum azınlığın sayısı ise 70'e düştü.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: