CANDAN SÖYLEDİ HÜLYA UTANDI

Günaydın yazarı ayşe özyılmazel, altın portakal ödül töreninde yaşanılanları yazdı..

Magazin

CANDAN SÖYLEDİ HÜLYA UTANDI Candan Erçetin sahnedeyken gazeteci ordusu Hülya Avşar-Sadettin Saran çiftinin önüne yığıldı. Hülya Avşar'ın utancı yüzünden belli oldu ama elinden bir şey gelmedi. İyi de neden şu fotoğraf 'şip-şak'lama kırmızı halıda hallolmuyor?..

Ey sinemasever, sevmese de magazinsever, olup bitenleri merak eder okur! Malumunuz bir Altın Portakal Film Festivali'nde daha Antalya'da toplanmış bulunmaktayız. Oyuncusu, yönetmeni, ünlüsü, ünsüzü, bir kısım medyası, jüri üyesi kimi ararsanız, hatta aramazsanız burada. Bakalım neler bekliyor bizi 45. Altın Portakal'da? 'Olmaz olmaz bu iş olamaz' dedik, 43. Altın Portakal'da festivale resti çektik ya; yine dört bir yanım umutsuzluk içinde Antalya Havaalanı'na indim işte... Acaba bu sene olay çıkacak mı? Diyelim yabancı konuklar araç beklerken ayakkabıları elinde kala kalacak mı? Açılış geccesi yüzümüzü kızartacak mı?

KORTEJİ ALMASAK!
Ve sıra korteje geliyor! Ah ah! Buradan festival yetkililerine bir kez daha seslenmeden duramayacağım. Şu korteji ya hakkıyla yapın ya da kaldırın! Korteje girmemek için festivale ikinci gün gelen oyuncular var. Burada bulunanlar da kortejden yırtmak için otelden çıkmıyorlar. Tayla Otel'in önüne üstü açık BMW'leri dizmişler, içerden çıkan ünlüler bir grup Antalyalı'nın alkışları arasında arabalara binip el sallıyorlar. Peki kortejde kimler var? Azra Akın, Selda Alkor, Tuncel Kurtiz, İzzet Günay, Ahu Türkpençe ve favori oyuncum Sevin Fadik Atasoy. Kenarda bekleyen halkla görüşüyorum. 'Abla, kaç saattir bekliyorsun?', 'İki saati geçti?', 'Peki beklediğinizi buldunuz mu?', 'Yok, bulamadık'... Çünkü halk hâlâ Kadir İnanır'ı, Türkan Şoray'ı, Hülya Avşar'ı, Şener Şen'i görmek istiyor. Ne demişler; elçiye zeval olmaz! Bu arada gözüm yolun kenarında bekleyen beyaz minibüse takılıyor. İçinde Filiz Akın var. Kafasını bile çevirmeden göz ucuyla korteje bakıyor. Bekliyor, bekliyor... Arabadan inmiyor!

İKİNCİ KIRMIZI HALI...
Kortejden sonra sıra ikinci kırmızı halı olayında... Yani Altın Portakal'ın Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosu'ndaki açılış geccesinde. Bu sefer Antalya halkından yoğun katılım var. Tam arkamdan Cem Yılmaz giriyor, kıyamet kopuyor. Açıkhava'ya giriyorum... Siyah tişörtlü hostesler karşılıyor, yerimize geçiyoruz... Republica'nın hazırladığı sahne çok başarılı ama bir de yerleri silseler fena olmazdı hani. Kimin nereye oturacağı belli değil, yine sıkıntı! Gecce Candan Erçetin'le açılacak... O sırada bir dalgalanma oluyor. Kim geliyor? O biirr mavi gözlü, o biiir oyuncu, o biiir anne, o biiir stüdyosu var, o biiir Hülya Avşar ve yanında sevgilisi Sadettin Saran. Bu gecce 'Sinemada Başarı Ödülü' alacak Avşar... Alacak da bu kıyafet gelmeyi öğrenemedik. Sözüm herkese... Seyircisinden, ünlüsüne, basın mensuplarına. Neyse, Candan Erçetin açıyor gecceyi... Neden? Düşündüm, düşündüm bulamadım. Konsere ne gerek var anlamadım! Candan Erçetin sahnedeyken basın ordusu en öndeki Hülya-Sadettin çiftinin önüne yığıldı tabii. Bu ne düzensizlik, ne ayıp!

TÜRK USULÜ AÇILIŞ
Hülya Avşar'ın utancı yüzünden belli oluyor ama elinden bir şey gelmiyor. İyi de neden şu fotoğraf şip-şak'lama işi kırmızı halıda hallolmuyor? Salona koyarsın bir tane fotoğrafçı, çeker basına dağıtır. Düzeni bozmaya, sahnedeki sanatçıya saygısızlık yapmaya ne gerek var? Şu Türk usulü sistemi bozamaz mıyız Sayın Engin Yiğitgil? Gecceyi Levent Üzümcü ve Ceyda Düvenci sunuyor... Anlamadığım bir şekilde Hülya Avşar fazla alkış almıyor. 'Yıldırım Önal Anı Ödülü'nü alan Müşfik Kenter konuşma yapmadan geccenin en büyük alkışını alıyor. 'Onur Nişanı' Filiz Akın'a, 'Onur Ödülü' Yılmaz Atadeniz'e, 'Emek Ödülü' ışık şefi Aydın Mesut Yurteri'ye gidiyor. Jüri üyelerinin anonsunun ardından Candan Erçetin şarkılarıyla ilk gecce siz sağ, biz selamet bitiyor.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: