ÇELİK ERİŞÇİ YAZDI...

Çelik Erişçi, İsmail Yk'nın Barış Akarsu'yun ruhunu sızlattığı iddialarına cevap veren bir yazı kaleme almış. İşte o yazı:

Magazin

ÇELİK ERİŞÇİ YAZDI... İsmail YK, Barış Akarsu'nun ruhunu mu sızlattı?

“Barış Akarsu Anma ve Müzik Günleri” adı etkinliğine katılan İsmail YK, 10 bin kişiyi hareketli şarkılar ve danslarla coşturmuş, ilçeye akın edenler nedeniyle yollar tıkanmış, yolda kalanlar yaşananlara tepki göstermiş, bazı kişiler polis tarafından karakola götürülmüş, İsmail YK sevenlerinin tezahüratları arasında sahneden inmiş.
İsmail YK'ya tepki gösteren Barış Akarsu'nun babası ise öfkelenerek “İsmail YK oğlumun adını ağzına almadı, “Barış ruhu”ndan yoksun, para için gelmiş. Barış ruhu Haluk Levent'te var, Selda Bağcan'da, Yavuz Bingöl'de, Onur Akın ve Kazım Koyuncu'da var.” demiş.

Etkinlik belediye tarafından mı düzenlenmektedir?

“Barış ruhu” olmayan birinin etkinliğe davet edilmesi kimin fikridir? Eğer bu konuda bir şikayet varsa, etkinliği düzenleyene bunun sorulması ya da kim tarafından yapılıyorsa en başından uyarılması gerekmez mi?
“Allah belanı versin” isimli yüksek donanımlı sanat eseri sahibi olan İsmail YK, halk tarafından takdir edilmiş, alkışlanmıştır. Halk “Allah belanı versin” isimli eser sahibi İsmail Yk'nın “Barış ruhundan” yoksun olduğunu düşünemeyecek kadar akıl ve izandan yoksun mudur? Alkışlamak ve takdir etmekle yanlış mı yapmıştır? Halk etkinliğin niye yapıldığını bilmemekte ve rahmetli sanatçının adının, yine sahneden olan bir diğer sanatçı tarafından hiç anılmamasını mı alkışlamakta ve bunu mu takdir etmektedir?

Birisi sahneye çıkıp “Ey halk, adına etkinlik düzenlenen sanatçı, adı bile anılmadan eğleniliyor, bir de bu düşüncesizliği yapanı alkışlıyor ve takdir ediyorsunuz” dese acaba halk sahneden bunu söyleyene ne derdi? Ne yapardı?

Acaba öfkeli baba aslında halka kızmış ama o kalabalığa bunu söyleyememiş midir?

Acılı babaya göre, “Barış ruhu” Haluk Levent ve Kazım Koyuncu'da vardır, ama ne yazık ki Haluk Levent hakkındaki iddialar sebebi ile tutukludur, Kazım Koyuncu ise vefat etmiştir. O zaman konser teklifi neden Yavuz Bingöl ya da Selda Bağcan'a götürülmemiştir? Konser teklifi bu sanatçılara götürülse, parasız gelmeleri ve “Barış ruhunu” hissederek konsere katılmaları istense konsere gelirler miydi?

Konserden para istemek ayıp mıdır? Bir konserde emeği geçen ses ışık ekibi, orkestra elemanları, onları taşıyan transfer araçları, şehre hareket veren organizatör ve 10 bin kişin şehre akın etmesinden dolayı ekmek yiyen esnaf, sadece ruha hizmet ederlerse karınları nasıl doyacaktır?

Sonuç ruhumuzu mu doyuracağız yoksa karnımızı mı doyuracağız konusuna gelir. Karnı doymadan kimse ruha hizmet edemez.

Bu konser, acılı babaya öfke, ekmek parası kazanan esnafa mutluluk, polise eziyet, medyaya haber, İsmail YK'ya ise para ve keyif vermiştir.

Benim ise Yüce Rabbimin hepimize akıl vermesini dilemekten başka bir gücüm yoktur.
Aramızdan ayrılan bir kardeşimizin adının yaşatılıyor olması bile çok güzel bir şeydir. Kıymetini bilmek, bunun huzurunu duymak, biraz daha sakin ve huşu içerisinde anmayı öğrenmek lazımdır.
Kameraları gören herkesin demokrasinin tüm imkanlarından sonsuzca yararlanmak istemesi ve bunda haber değeri bulunmasından sadece kaos çıkıyor
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: