CEM YILMAZ TÜRKİYE'NİN HER ALANDAKİ ŞANSIDIR!

'Yahşi Batı' filminin yönetmeni Ömer Faruk Sorak, ünlü komedyen Cem Yılmaz'a olan beğenisini şu sözlerle açıkladı: Cem, sadece sinema için değil, eğlence sektörü için de Türkiye'nin şansıdır. Sette çalışanlara saygı duyar, sinema hakları konusunda hassastır'

Magazin

CEM YILMAZ TÜRKİYE'NİN HER ALANDAKİ ŞANSIDIR! Ömer Faruk Sorak, 'Yahşi Batı' filminin iki haftada 1.5 milyon kişi tarafından izlenmesini büyük bir başarı olarak nitelendirdi. Cem Yılmaz'ın sadece Türk Sineması için değil, eğlence sektörü için de şans olduğunu söyleyen Sorak, filmin uzun ve sıkıcı olmasının yanı sıra çok fazla küfür içerdiği konusunda yapılan eleştirilere de isyan etti. "Film olması gereken uzunlukta" diyen Sorak, 'Yahşi Batı'nın küfürden komedi üreten basit bir film olmadığını da söyledi. Ünlü yönetmenle, Cem Yılmaz, Demet Evgar, Ozan Güven ve Zafer Algöz'ün başrollerde olduğu 'Yahşi Batı' filmini anlattı.

Film vizyona çıkalı 15 gün geride kaldı. Nasıl geçti bu iki hafta? Ne gibi tepkiler aldınız?

Evet, yoğun geçen bir çalışma temposunun ardından film vizyona girdi ve üzerinden de iki hafta geçti. Görevimi yapmış olmanın huzuruyla artık yeni projeler üzerine çalışmaya başladım. Çok olumlu tepkiler aldım. Ama hep alınacak dersler var tabii.... İyi niyetli, beğendiğini ifade eden seyircinin yanı sıra 'Keşke şöyle olsaydı' diyenlerin de fikirlerine değer vermek lazım. Bir sonraki iş için dersler çıkardım.

Ne gibi?

Mesela filmin temposuna ilişkin bazı şeyler söylendi. Özellikle eleştirmen arkadaşların, filmin temposuna ilişkin söylediği şeyler çok hoşuma gitti. 'Tempo' denen şeyin bir filmde ne anlam ifade ettiğinin fark edilmesi kendi adıma sevindirici bir durum. Bizim filmin de temposuna ilişkin yapılan eleştirilerden ders çıkarttığımı söyleyebilirim. Ama filmin gereksiz yere uzadığını düşünmüyorum.

REKOR BEKLENTİMİZ YOKTU!

Film, çok ağır ilerlemesinin yanı sıra uzunluğu ve içerisindeki küfürlü sahnelerle de eleştiriliyor. Ancak yönetmen olarak sizin için olumsuz cümleler kurana rastlamadım. Filmin sinematografisine ve yönetimine kimse laf etmedi. Bu durum sizi mutlu ediyor mu?

Bunlar birbirlerinden ayrılacak şeyler değil! Ben üzerime düşeni yaptım. Bu toplu bir çalışma. Filmin başarısına da başarısızlığına da aynı değerde ortağım diye düşünüyorum. Filmi oluşturan öğeleri birbirinden bağımsız şekilde değerlendirmek yanlıştır. Film, bir bütündür. Yönetmen olarak bir şeyi başardığınız söyleniyorsa bu filmin de kötü olmadığı anlamına gelir. Kötü değil ama yönetmen çok iyiydi denince, 'filmin neresi iyi ki' gibi anlaşılıyor. Film eleştirilirken benim övülmem bana mutluluk sağlamaz.

Şu zamana kadarki gişe rakamlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 10 günde 1.5 milyon izleyiciye ulaşmak öngördüğünüz bir rakam mıydı?

Rakam beni yanıltmadı. Özellikle bu yılki sinema sayısına baktığınızda bence 10 günde gelinen rakam çok başarılı bir rakam. Kaldı ki ben bu filme çok ciddi paralar yatırıp, paramız batacak endişesiyle duran taraf değilim. Tabii ki, filme para harcayan insanların bir sonraki filmi çıkartacak maddi gücü bulmalarını sağlayacak sorumluluğa sahibim. Ama Cem de dahil kimse 'Bu filme kaç kişi gelir?' diye yapmadı. 'Yahşi Batı'yı yapan hiç kimse rekor kırma beklentisi içinde olmadı.

Ama öyle bir ortam oluşturuldu.

Evet ama biz ticari kaygıları göz önünde bulundurmadan sadece iyi bir film yapmaya çalıştık. Bir ticari faaliyette insanlar ne kadar az para koyup, ne kadar çok kazandığına bakar. Birinci planda bu önemsenerek yapılıyor olsa, her geçen gün daralan sinema seyircisi düşünülerek bu kadar çok para yatırmayı kimse göze almaz. Bu kadar çok para iki şey için yatırıldı. Biri, filmin görsel kalitesini yükseltmek için, diğeri de filmde emeği geçen kişilere haklarını verebilmek için. Tabii ki herkes koyduğu paranın geri dönüşünü almak ister. Ama öncekli hedefimiz çok kazanmak olmadı.

WESTERN DENİR Mİ BİLMEM

'Yahşi Batı'yı western komedi diye tanımlamak doğru mu?

Valla komedisi tamam da, western denebilir mi bilmiyorum. Çünkü western denmesi için konunun tamamen olaya odaklı olması lazım. Bizim film, iki Türk'ün gözünden vahşi batıya bakan bir film. Dolayısıyla vahşi batının içinden bir film değil, gidince karşılaştığınız üzerine kurulu bir film. O yüzden tek başına western demek doğru olmayabilir, western öğelerini taşıyan komedi filmi demek doğru olur.

'Yahşi Batı'yı komedi filmleri arasında nasıl bir yere koymak doğru olur sizce?

Türk Sinema tarihinde de bu tarz filmlerin yapıldığını düşünürseniz, 'Yahşi Batı'; bildiğimiz western klişelerini en iyi resmetmiş ve western gerçekliği içine Türk seyircisini en fazla götürebilmiş filmdir. Film ekibinden biri olarak, 40 defa izlememe rağmen aynı espriye her defasında gülmek ve 'hiç sıkılmadan çabucacık bitti' hissiyatıyla izlemek benim için çok önemli bir kriter.

Filmin basın gösteriminde Cem Yılmaz yaptığı konuşmada, filmi eleştirenlerin çığır ve çıta kelimelerini kullanmalarını istedi. Sizce bu film çıtayı yükselten bir film midir?

Aslında bu çıta kişinin kendisiyle ilgilidir. Ben bu işi, bir sonraki işimin çıtasını bir öncekinden daha yukarı koyduğumu görebilmek heyecanıyla yapıyorum. Ben de açıkçası 'Yahşi Batı'yı bugüne kadar yaptığım filmler içinde çıtası en yüksek iş olarak görüyorum. Sanıyorum bu, Cem için de öyledir. Herkesin hedefi de o olmalı ki, gelişim denen şey ancak öyle şekillenir. Her yapacağım işin bir öncekinden daha iyi olması için çabalıyorum zaten.

DEVAMI BELKİ GELİR!

'Yahşi Batı' açık sonla bitiyor. Devamı gelecek mi?

Cem'in öyle bir niyeti var. 'Bunun bir de Doğu versiyonu olmalıdır' hissiyle koyduğu bir şey ama yapar mı yapmaz mı bilmiyorum. Bundan sonraki projesi bir 'Yahşi Doğu' projesi midir bilmem.

Cem Yılmaz'la sizi yeniden aynı projede görecek miyiz?

Tabii ki... Neden olmasın? Ama 'Bakalım bundan sonra kimin filmini çekecek?' gibi bir algı oluşmasını istemem. Ben sadece birilerinin bana getirdiği projeleri çeken bir yönetmen değilim. Benim de kendi projelerim var. Böcek Yapım olarak üzerinde düşündüğümüz, kafa yorduğumuz anlatmak istediğimiz hikâyeler var. Onları da hayata geçirmek istiyorum. Sadece başkalarının filmini çeken biri olarak anılmak istemiyorum. Her şeyi yapabilirim. Zamanlama konusunda çakışmazsak tabii ki birlikte çalışırız.

Size gelen teklifler arasından bir filmi çekip çekmeyeceğinize nasıl karar veriyorsunuz? Kriteriniz nelerdir?

Tutmuş bir projenin üzerinden onun gibi yapmaya çalışan, ondan nemalanan hiçbir projenin içinde olmak istemem. Benim için en önemli kriter budur. Önemsediği şeylerin içinde yeni ve güzel bir şey yaratma arzusunun olması çok önemli... 'Üç koyayım beş alayım' gibi bir mantıkla yola çıkılan filmlere sıcak bakmam. Sinemaya ve çalışanlara saygıda kusur etmeyen bir bakış açısıyla yapılması benim için önemli. Hikâye olarak da bana yakın olması lazım. Yıllar geçtikçe çok iyi filmler yapacağımı düşünüyorum.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: