ÇEVİK: KIZLAR TARAFINDAN ÇOK REDDEDİLDİM!

'Mazi Kalbimde Yaradır'da 'Ferit' adlı çapkın bir bahriyeliyi canlandıran Özgür Çevik: "Ferit'le kadınlar konusunda benzeşiyoruz. Ama benim asosyal bir durumum var. Konuşmak isteyip de konuşamadığım çok kız oldu. Çok reddedildim"

Magazin

ÇEVİK: KIZLAR TARAFINDAN ÇOK REDDEDİLDİM! Katıldığı şarkı yarışmasıyla tanınan ve üç sezon oynadığı 'Yabancı Damat' dizisiyle popülaritesini artıran Özgür Çevik, şu sıralar 'Mazi Kalbimde Yaradır' dizisinde rol alıyor.

1970'LERİN ÇAPKINI
Karşılıksız bir aşk hikayesi çerçevesinde, 1970'lerin Türkiye'sine ışık tutan dizide Selçuk Yöntem, Sedef Avcı ve Berk Hakman gibi isimlerle birlikte çalışan Çevik, 'Ferit' adlı çapkın bir bahriyeliyi canlandırıyor. Genç oyuncu, rolünü anlattı ve aşk hayatıyla ilgili itiraflarda bulundu...
Dönem dizisinde oynamayı çok istediği için teklifi kabul ettim. 'Ferit' benim için önemli bir rol...
1970'li yılları çok sevdim. Aşk ilişkilerinde bile başka bir ruh var. O dönemde yaşayıp âşık olmak isterdim.
Kadınlarla arası iyi olması bakımından Ferit'le benzeşiyoruz.

ASLINDA ASOSYALİM
Aslında fazla sosyal biri değilim. Konuşmak isteyip de konuşamadığım çok kız oldu. Çok reddedildim...
Rolümü yaparken, beğendiğim kızın yanına gidemediğim günleri düşünüyorum. 'Gitseydim nasıl olurdu?' diye hayal ediyorum. Burada reddedilmek gibi bir risk yok, çünkü hepsi senaryo gereği...
Kolay tüketme hali yıpratıyor beni, mutsuz ediyor. Bunun, hayattan öğrendiğim önemli bir ders olduğunu düşünüyorum.

16 SAAT SETTEYİM
n Benimki gibi bir işi olan insanın hayatında kimse olamaz. 16 saat setteyim. Özel hayatım neredeyse yok. Ama çok keyifliyim. Çünkü sevdiğim işi yapıyorum.
Oyunculuk yapabilmeniz için belli kurallara uymanız, disiplinli şekilde çalışmanız gerekiyor. Büyük fedakarlıklar gerektiren bir meslek olduğunu düşünüyorum.
Oyunculuk bana göre müzik kadar kişisel ve kuralsız bir iş değil. Aslına bakılırsa ben, ikisinden de izler taşıyorum. İkisi de benim parçam.

RİSK ALMAYI SEVERİM
Risk almayı seven bir yapım var. İş oyunculuk olunca, her seferinde kendimi zorlamayı ve yormayı seviyorum. Sınırlarınızı zorlayan işler yaptığınızdaysa, panik duygusu size eşlik ediyor. Yaşadığım duygu beni gelecekteki işler açısından daha da teşfik ediyor.

MÜZİĞİN ACELESİ YOK
Şu an oyunculuk daha ağır basıyor ama müzik benim için çok özel, çok mahrem bir alan. İçimde bir yerlerde duruyor. Onun yaşı yok. Herhangi bir zamanda çıkabilir.
Kendi yazdığım, kendi bestelediğim şarkılarım dışında başkalarından satın alan biri değilim. Müziğin acelesi yok. Zerre kadar ticari kaygı gütmediğim bir şey...
Müzisyenliğin oyunculuğuma katkısı büyük... İkisi de insan psikolojiyle ilgili. Rolümü yaparken müzikle olan bağımdan yardım alıyorum. Oyunculukta da ritm çok önemli. Melodiyi de duygunun temsilcisi olarak sayarsak bir melodinin olması gerekiyor insanın içinde.

HAYALLERİMİN ÖTESİNDEYİM
10 sene önce hayal edemeyeceğim bir yerdeyim şu anda.
Şarkı söylemeyi, sahnede olmayı hayal etmiştim ama oyunculuk bakımından böyle bir yere geleceğimi; Erdal Özyağcılar, Sumru Yavrucuk ve Selçuk Yöntem gibi insanlarla çalışabileceğimi düşünmemiştim.
Şu anda bulunduğum noktadan çok memnunum. 30 yaşındayım ve yaşımla doğru orantılı olarak bir değişim içindeyim. Değişmeden de duramam ben zaten...
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: