ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ HİNT FİLMLERİNİ SEVERİM

Rol aldığı Bollywood filminin çekimleri nedeniyle çoğu zaman Hindistan'da olan Meltem Cumbul, en çok çalışırken ve oyunculuk eğitimi verdiği stüdyosunda mutlu olduğunu söylüyor. Cumbul, In Style dergisine itiraflarda bulundu.

Magazin

ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ HİNT FİLMLERİNİ SEVERİM Enerjik, kıpır kıpır, güleryüzlü ve hep pozitif... Başarılı oyuncu Meltem Cumbul, hem sinemanın hem de ekranların en çok tercih edilen oyuncularından birisi... Başrolünü Özcan Deniz'le paylaştığı 'Aşk Yakar' dizisi bittikten sonra Mimar Sinan Üniversitesi'nde verdiği oyunculuk derslerine yoğunlaşan ve son günlerde rol aldığı Bollywood filminin çekimleri nedeniyle sık sık Hindistan'a giden Cumbul, bu yoğunluğu arasında In Style dergisinin nisan sayısına kapak oldu ve dergiye birbirinden güzel pozlar verdi... İşte Cumbul'un pozları ve samimi itirafları...

Çok yoğun çalışıyorum ama eğer bu kadar sevdiğim bir işi yapmıyor olsaydım belki yorulabilirdim bu sıralar içinde bulunduğum tempodan. Ama hayır! Benim motivasyon kaynağım, işime duyduğum sevgi.

SENARYO ÖNEMLİ DEĞİLDİ
'Tell Me Oh Khudaa' adlı Bollywood filminde oynuyorum. Çocukluğumdan beri Hint filmlerini çok severdim. Daha doğrusu annem çok sevdiği için ben de izlerdim. Eğer annem hayatta olsaydı, Raj Kapoor'un oğluyla aynı filmde olacağım için çok sevinirdi. Bu filmi kabul etmemin böyle duygusal bir tarafı var. Senaryo ve yönetmen ilk kez önemini yitirdi.

Bollywood'da bizim alışık olmadığımız bir oyunculuk tekniği kullanıyorlar. Ben 'olmak' üzerine çalışan bir aktristim, onlar ise 'yapmak' üzerinden gidiyorlar. Ama gerçekten çok keyif aldığım bir iş oluyor, müthiş bir deneyim. Bu filmin prodüktörü Hindistan'ın en önemli kadın aktrislerinden Hena Manini; rol arkadaşım Rishi Kapoor da ülkenin en büyük yıldızlarından.

21 yaşımdan beri yüzüme profesyonel makyaj uygulanıyor ama hiçbir zaman makyajla uyumadım. Nemlendiricimi ihmal etmedim. Bunlar ne kadar faydalıdır bilmiyorum. Sadece şunu biliyorum ki temiz tutmak ve nemlendirmek önemli. Beslenme de bunu destekleyen bir etken. Tabii, genetik faktörleri de unutmamak lazım.

İZMİRLİ' YİM SEBZE YERİM
Sabah nemlendiricimden sonra mutlaka güneş koruması sürerim. Sonra fondötenimi uygularım. Çok ince yapılı olduğu için yüzümde yok gibi durur. Üzerine bir allık, bir rimel ve bir de dudak nemlendiricisi tamamdır.

Beslenme çok önemli. Ben kaplarımla gezerim. İzmirli olduğum için sebze ağırlıklı besleniyorum. Bunun kilomu korumamda ve cildimi taze tutmamda etkili olduğunu düşünüyorum. Yanımda soya soslu brokolilerim, organik yer fıstığı ezmesiyle yediğim elmalarım ve tavuklarım bulunur.

Kısa saçlı halimi çok daha modern buluyorum. Annem her zaman kısa saçlıydı. Sanırım onu hatırlattığı için de çok seviyorum. Rol gereği bir durum olmadığı sürece uzatmayı düşünmüyorum.

Kadın günümüzde çalışan, koşuşturan, aynı zamanda eve bakan, aynı zamanda çocuğuyla ilgilenen, her şeyden sorumlu bir hal aldı. Dolayısıyla daha erkeksileşen bir hali var. Bence erkekler daha bakımlı olmaya başladılar. Spor salonlarında daha çok erkekleri görüyorum.

Hedefim evlenmekten çok ömür boyu bir hayatı paylaşabilecek zenginlikte iki kişinin, uyumla birarada olabilme başarısını yakalamak.

Özel hayat çok önemlidir. Bu yüzden insanın hayatında birinci sırada yer almalıdır. Bireysel mutluluk önemlidir ama ben ayırarak bakamıyorum. Eğer bir beraberlik yaşıyorsam, söz konusu olan 'biz'dir artık. Bu yüzden de bireysel mutluluk üzerinden değil, bizim mutluluğumuz üzerinden bakmaya başlarım hayata. Ben bu şekilde mutluyum.

Çok çılgın giyindiğim bir dönem vardır. Saçımı maviye boyamasam da punk akımını takip ettiğimi söyleyebilirim. Her yerde ve herkeste olan şeyleri sevmem.

Ben nedense kapalı ama uçuşan kıyafetleri tercih ediyorum. Şov yaparken ya da fotoğraf çekimlerinde daha cesaretli davranabiliyorum. O zaman mini elbiseler giyebiliyorum. Ama normal hayatımda beni mini bir elbiseyle ya da etekle göremezsiniz. Bunlar benim tamamıyla sahne tarzımı oluşturuyor.

Annem benim mini etek giymemi çok isterdi. Genç kızken en fazla ısrar ettiği konu buydu. Ama şovlar dışında bana giydiremedi.

Meltem'in enleri:

ÇİÇEK: "Orkideler en sevdiğim çiçeklerdir. Beyazına da pembesine de bayılırım."

MÜCEVHER: "Zümrütün yeşili hoşuma gider, elmas bir küpe taktığımda onun yüzüme ışıltı verdiğini düşünürüm. Eğer Mardin işiyse taktığım, sarı altını severim. Ama modern tasarımlarda beyaz altını tercih ederim. Cartier saatim pembe altın, Rolex'im beyazdır."

ÇANTA: "Sapsarı bir Prada çantam var. Biçimi çok hoşuma gitti; o biçime sarı rengin yakıştığını düşünerek satın aldım."

MAKYAJ: "Pembemsi, varla yok arası rujları tercih ederim. Allık ve farda gündüz şeftali tonları, gece siyahla karıştırdığım mürdüm rengi hoşuma gider."

RENKLİ DEYİNCE: "Aklıma önce kendi karakterim gelir. Ve hayatımda yer alan tüm arkadaşlarım, dostlarım."

DEKORASYON: "Evi sıcaklaştıracak bordo ara perdeler hoşuma gider. Koltuklarda kirlenme riski fazla olsa da krem rengini severim. İnsanın ruhunu açar. Ahşap rengini severim."

FAVORİ RENK: "Laciverte yakın olan mor tonları. Pembe, oranj gibi sıcak renkler ve esmer tenli olduğum için krem rengi."
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: