'ÇOK İŞ YAPTIĞIM İÇİN DAĞILDIM'

Ece Sükan, podyumda olmanın artık kendisine zevk vermediğini itiraf etti.

Magazin

'ÇOK İŞ YAPTIĞIM İÇİN DAĞILDIM' Mankenlikten yola çıkıp sonradan farklı iş alanlarına el atan Ece Sükan, podyumda olmanın artık kendisine zevk vermediğini itiraf etti. Şu sıralar 'Aşk Yakar'daki Belda rolüyle izleyicinin karşısında olan Sükan, 'Defileler, belli bir doygunluğa ulaştıktan sonra o keyfi vermemeye başlıyor. Açıkçası bu aralar en çok oyunculuktan keyif alıyorum. Onun arkasından da moda editörlüğü geliyor' dedi.

'Aşk Yakar' dizisinden başlayalım. Belda için iyi mi, yoksa kötü kadın mı desem bilemedim.

- Ben Belda’yı anlamaya çalışan ve kabul eden tarafım. Bunda psikoloji okumamın etkisi de olabilir. Belda bana kötü bir karaktermiş gibi gelmiyor.

Aşka müdahale eden kişi gibi görünüyorsunuz ama...

- Evet, ama karakterin neden olacağı durumlar sonradan açığa kavuşacak. Neden böyle oluyor, bu kız neden böyle? Bunların hepsi açıklanacak. O yüzden seviyorum Belda’yı...

Sizin kafanızda Belda nasıl biri?

- O kontrolü elinde tutmayı seven bir kadın. 'Hayatta güçlü olacağım, benim doğrularım bunlardır, benim ilkelerim bunlardır' diye bir seçim yapmış. İlişkilerinde de kontrol hep kendisinde... Macerayı ve adrenalini seviyor. Çok net bir kız. İş hayatında hırslı, başarılı. Hata kabul etmiyor.

Belda rolü için neden sizi seçtiler dersiniz?

- Hem feminen hem de sert görünmesini, iki zıt özelliği bir arada barındırmasını bana benzetmiş olabilirler.

Bu karakter önceki rollerinizden daha uygun size...

- Her geçen gün kendinin daha farkında oluyorsun. Kendini tanıma sürecinin sonunda böyle bir rol çıkınca, 'cuk' oldu diye düşündüm. Diğer roller de sırıtmamıştı üzerimde. Bu rolde bir şeyler yapmaya başladığımı daha fazla hissediyorum. Doğru zaman, doğru proje.

Bu Özcan Deniz ile ikinci çalışmanız değil mi?

- Topu topu üç dizide rol aldım, ikisi Özcan Deniz’leydi. Bu çok enteresan bir tesadüf... 'Haziran Gecesi'nden sonra bu projede de beraberiz işte.

Özcan Deniz şarkıcıyken oyunculuğa başladı, siz de mankenlikten geçiş yaptınız. Bu yüzden birbirinize daha çok destek oluyorsunuzdur belki de...

- Olabilir, ama Özcan benden daha tecrübeli. Kaldı ki seçmeler sırasında Meltem Cumbul da bana çok yardımcı oldu. Seçmelerdeki performansımı Meltem’e borçluyum diyebilirim.

Çalışma arkadaşlarınız oyunculuğunuz hakkında ne düşünüyor?

- Beğeniyorlarmış.

ODTÜ’de psikoloji eğitimi, sonra New York’ta moda eğitimi aldınız. Peki oyunculuk eğitimi alacak mısınız?

- Daha önceki projelerimde İpek Bilgin’le çalışıyordum. Onunla çalışmaya devam etmek istiyorum. Dizi varken biraz zor oluyor, ama dizi bittikten sonra bu işin üzerine iyice eğilmek niyetindeyim.

Oyunculuğa eskisi kadar sık defile düzenlenmediği için mi yöneldiniz?

- Evet, ortam da eskisi gibi değil. Bir de bir noktadan sonra doyuyorsun. Eskiden hevesle gittiğin defileler, belli bir doygunluğa ulaştıktan sonra artık o keyfi vermemeye başlıyor.

Siz, modeller arasında daha butik düşünenlerdensiniz...

- Öyle, modellikte hep bu şekilde ilerledim. Moda editörlüğü yanım da olduğu için genç tasarımcılara hep destek verdim. Masanın her iki tarafında da olabiliyorum. İnsan birçok iş yaparsa dağılır, evet dağılıyorum, bu bir tercih meselesi ve bu işlerin hepsi birbirini besliyor. Yaratıcı şeylerle uğraşan insanların her şeyi yapabileceğini düşünüyorum.

Fotoğrafla da aranız pek fena değil...

- Fotoğraf eğitimi almadım ama 8 senedir moda editörlüğü yaptığım için iyi bir gözüm var.

Projeler ve meslekler hanesine başka neler yazdırmayı planlıyorsunuz?

- Moda editörlüğü konusunda atölye çalışması yapacağım ve ders vereceğim. Bütün arşivlerimi toparlamaya çalışıyorum.

Hangi meslekten daha çok keyif alıyorsunuz?

- Bu aralar en çok oyunculuktan. Onun haricinde de moda editörlüğünden.

Harcama konusunda pek akıllı değilim

Bir zamanlar 'Skandallarım olmadığı için popüler olamadım' diyordunuz. Şu anda yaptıklarınızla bir bakıma bunun acısını mı çıkarıyorsunuz?

- Bu geçmişin acısını çıkarmak değil. Hepsinden toparlıyorum, üst üste koyuyorum ve hayatımı devam ettiriyorum. Gezmeyi seviyorum, bir sürü iş yapıyorum, para kazanıyorum, seyahat ediyorum. Bütün paraları harcıyorum. Çok akıllı değilim o konuda... Ama zaten hayat felsefem 'İstediklerimi yapmak için çalışıyorum'dur. Paris’e gittiğim zaman oradaki kitapçıda istediğim kitapları alabileyim, orada vakit geçireyim diye... Ben bunlar için çalışıyorum. Yani skandal çıkarmak yerine aynı noktaya gelmek için bir sürü iş yapıyorum. Benim tercihim bu...

YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: